Bir bölge mahkemesi kesinleşmiş YSK kararlarının üstüne çıkarak CHP Kurultayını iptal etti. Kılıçdaroğlu’nu yeniden partinin başına atadı.
Bir yıldır CHP’nin üstünde Demokles’in kılıcı gibi sallandırılan ‘Mutlak butlan’ kararı sonunda verildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın ‘mutlak butlan’ ile zedelendiği kararına vardı ve hafta sonundan önce açıklayarak borsanın da çökmesine neden oldu.
Daire, yerel mahkemenin davayı ‘konusuz kaldığı’ gerekçesiyle sonuçlandıran kararını kaldırarak kurultayın yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verdi. Mahkeme ayrıca, kurultay sonrası yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve alınan kararların iptaline, Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmetti.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Hatip Karaaslan, Levent Çelik, Kamile Bahar Önal ve Yılmaz Özkanat’ın istinaf başvurularını kabul ederek, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24 Ekim 2025 tarihli kararını kaldırdı. Yerel mahkeme, CHP’nin sonraki süreçte olağanüstü kurultaylarını gerçekleştirmiş olmasını gerekçe göstererek davanın “konusuz kaldığına” karar vermişti. Bölge Adliye Mahkemesi ise bu değerlendirmeyi hukuka uygun bulmadı.
Daire, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi ve İstanbul’daki hukuk-ceza dosyalarında yer alan kanıtlar, ifade tutanakları ve resmi belgeleri birlikte değerlendirdi. Kararda, hem 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP 38. Olağan Kurultayı’nın hem de 8 Ekim 2023 tarihli CHP İstanbul İl Kongresi’nin “kanunun emredici hükümlerine aykırı olması nedeniyle mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) ile malul olduğu” belirtildi.
Mahkeme, CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın yapıldığı tarihten itibaren iptaline, kurultayın iptal edilmiş sayılması nedeniyle bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan kararların da iptaline karar verdi.

Aynı biçimde CHP İstanbul İl Kurultayı’nın da iptali dolayısıyla kurultay öncesi il başkanı ve il kurullarının görevlerini sürdürmesi kararlaştırıldı.
Mahkeme, ihtiyati tedbir taleplerini de onayladı. Buna göre, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayla göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildi. Mahkeme, Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar görevi üstlenmesine/göreve iadelerine hükmetti. Tedbir kararının uygulanması için kararın Yüksek Seçim Kurulu, Ankara İl Seçim Kurulu, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu ve Ankara Valiliği’ne gönderilmesine karar verildi.

Öte yandan mahkeme, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile Yılmaz Özkanat yönünden ‘aktif husumet ehliyeti bulunmadığı’ gerekçesiyle yapılan istinaf başvurularını esastan reddetti. Daire, bu iki isim yönünden yerel mahkemenin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.

CHP MYK’den olağanüstü toplantı
Kararın ardından, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) olağanüstü toplanma kararı aldı. Partililer ‘Genel merkezi terk etmeyeceğiz’ diye haykırdı.
CHP halka çağrı yaptı, gece boyunca CHP’liler ve destekleyen kalabalık bir halk topluluğu Ankara’daki CHP Merkez binası önünde buluştu.
Bu arada gelişmenin ardından CHP Genel Merkezi binasının önünde güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarıldı. Binanın ana giriş kapılarına plastik kelepçeler takıldığı içeriye kimsenin girmesine izin verilmeyeceği öğrenildi. Parti binası önünde toplanan kalabalık da ‘Hain Kemal’ sloganları atarak tepkilerini dile getirdi.

Özgür Özel: Gerekirse hayatı durdururuz
Özgür Özel, MYK toplantısı ve Genel Merkez’de düzenlemiş olduğu basın toplantısından sonra Genel Merkez önünde bekleyen yurttaşlara seslendi. Özel burada, ‘Bugün 81 il ayaktadır. Bugün biz ayaktayız. Darbecilerin dizleri titremektedir. Darbecileri püskürtmeye, herkesi mücadeleye, direnişe, meydanlara davet ediyorum’ çağrısı yaptı.
Özel yaptığı konuşmada, “Değerli Cumhuriyet Halk Partililer, tüm siyasi partilerin değerli yöneticileri, üyeleri, değerli öğrenciler, en son bu otobüs buradayken, bu otobüsün üstünden sizin karşınıza çıktığımda 31 Mart 2024 akşamıydı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir yerel seçim başarısıyla, nüfusun yüzde 65’ine, ekonominin yüzde 84’üne, Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının hizmet edeceği, partimizin 47 yıl sonra birinci parti olduğu ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu günden sonra ilk kez yenilgiyle tanıştığı akşam buradaydık. Demiştim ki, ‘Söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi. Bu binanın ışıkları bu akşam erkenden kapanmayacak, Türkiye’de hiçbir il başkanlığının ışıkları bu akşam erkenden kapanmayacak.’ ‘Ve gördünüz mü? Işıklar yanıyor, parti ışıl ışıl” dedi.

Özel, özetle şunları söyledi:
“‘Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi’ demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler – vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, suçumuz AK Parti’yi yenmek, suçumuz onu dört sefer yenen birini Cumhurbaşkanı adayı göstermektir. Şimdi birileri bu binanın ışıkları bundan sonra yapılacak ilk seçimde erkenden kapansın diye, Cumhuriyet Halk Partisi yeniden kaybettiği yıllarına dönsün diye, CHP iktidar olmasın ve AK Parti’nin kara düzeni sürsün diye bugün Atatürk’ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır. Biz bu darbecileri 19 Mart 2024’ten tanırız. Bu darbeciler yargı gücüyle gelirler. Bu darbeciler tankla, topla, tüfekle, kamuflajla değil; bu darbeciler hakim cübbeleriyle, savcı cübbeleriyle gelirler. Bu darbeciler ne haktan, ne hukuktan, ne vicdandan, ne alınterinden, ne kul hakkından anlarlar. Bu darbeciler Saraçhane’de nasıl sizi gördülerse ve geri adım attılarsa, bunlar bir tek sizden, meydanlardan korkarlar. Bugün burada baba ocağının bahçesinde hep birlikte ayaktayız. 81 il ayaktadır. Tüm ilçelerimiz ayaktadır. Buradan büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum ki bugün biz ayaktayız, darbecilerin dizleri titremektedir. Buradan soruyorum, size soruyorum ve Türkiye’ye sesleniyorum. Bu darbe girişimini geri püskürtmeye hazır mısınız? Var mısınız? İşte bu kararlılığı Türkiye’de yoksulluk bitsin, sefalet bitsin, açlık bitsin, işsizlik bitsin, bu iktidar gitsin isteyen herkes; ‘Beni kimin yöneteceğine ben karar vereyim’ diyen herkesi mücadeleye, direnişe ve meydanlara davet ediyorum.”

Özgür Özel şöyle devam etti: “Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak, ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Ancak bu darbe geri çekilmezse, haddini bilmezse, bu milletin karşısına olmadık şekilde dikilirse vallahi de billahi de durmayacağız, nereye yürümemiz gerekiyorsa oraya yürüyeceğiz. Bugün burada hep birlikteyiz. Hep birlikte şunu biliyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

Geçersizlik kararına tepkiler çığ gibi
‘Mutlak Butlan’ kararına yurtta ve yurtdışında çığ gibi tepki ve destek yağarken iktidar yargısı tarafından göreve getirilen eski Genel Başkan Kılıçdaoğlu’nun ilk işi CHP’nin üç avukatını görevlerinden el çektirmek oldu.

Mutlak Butlan nedir?
Mutlak butlan Arapça kökenli hukuksal bir terim.
Türk Dil Kurumu’na göre butlan, Arapça kökenli bir sözcük ve tam geçersizlik anlamına geliyor.
Hukukta, hukuksal işlemlerdeki geçersizlik türlerinden biri olarak tanımlanıyor.
Hukukçular bu kavramı açıklarken önce hukuksal işlemin ne demek olduğunu anlatıyorlar.
Hukuksal işlemin, bir hukuksal sonucun ortaya çıkmasına yönelik olarak ortaya çıkan hukuksal irade beyanı olduğunu söyleyen hukukçular şöyle örnek veriyor:

“Bir şeyi satın almak için yaptığınız sözleşme ya da bir dernek, şirket ya da siyasi parti genel kurulunda alınan kararların her biri birer hukuki işlemdir.”
Bir hukuksal işlemin, amaçlanan hukuksal sonuçları doğurması için geçerlilik koşullarını taşımasının, eş deyişle en geniş ifadeyle hukuka uygun olmasının arandığı belirtilirken, geçerlilik koşullarından birinin eksik olması durumunda işlemin geçersiz olacağının altı çiziliyor.
İşlemin geçersiz olmasıyla da beklenen hukuksal sonuç gerçekleşmiyor.
Bizim Anadolu / 22 Mayıs 2026











