Press "Enter" to skip to content

Kılıçdaroğlu ve Altılı Masa’yı nasıl okumalı?

Altılı Masa’nın bende çağrıştırdıkları (Dahası Altılı Masa’nın uzlaşısı nedir ne değildir? Bence Altılı Masa’nın uzlaşısı Gezi Halk Hareketi’nin vücut bulmuş örgütlü öncü halıdır.)

Altılı masanın uzlaşısı Gezi Halk Hareketi’nin vücut bulmuş örgütlü öncü halıdır. Oradaki evrensel öz bana göre; 20. yüzyıl ideolojilerinin toplumsal barış bütünündeki evrensel dayanışmadır. Bu süreç; Gezi Halk Hareketi eylemselliğinin teorisel sürecidir. Bu da yorgun 20. yüzyıl ideolojilerinin yerine 21. yüzyılın kendi ideolojisini konuşlandıracağı gerçeğiyle örtüşmektedir… Asla, ödün verme bütünündeki sağa yöneliş değil, 21. yüzyıl ideolojisine yöneliştir.

Bu süreci Kemal Kılıçdaroğlu işletmiştir, Gezi Halk Hareketi sonrası, tüm halkı kucaklayan “Adalet yürüyüşü” öncülüğü ile…

Kılıçdaroğlu’nun temel felsefesi evrenseldir; toplumun tüm renklerini ‘uzlaşı, barış ve özgür düşünce boyutunda’ demokrasi düzleminde buluşturma kararlılığıyla…

Kılıçdaroğlunun seçim kayıpları demokrasinin kayıpları idi. Şimdi toplumsal ve de ideolojik barışla perakende kayıpları toptan kazanca dönüştürmenin savaşı içinde Altılı Masa ile…

Kılıçdaroğlu’nun bütünleşerek evrensel ideolojik barışın temeli uzlaşıya samimiyetle ve de seviyeli bakışı, masadakileri ikna eden en önemli duruşudur. İdeoloji barışını temel yaklaşımı “her doğrunun içinde bir yanlışın, her yanlışın içinde bir doğrunun algısı içinde yapılan analizde evrensel doğru ve yanlışların sentezidir. Bence 21. yüzyılın bu siyasi algoritma ile kendi ideolojisini oluşturacağını düşünüyorum, öncüsü de sayın Kılıçdaroğlu ve 6’lı masadakilerdir…

Evet; bu süreci etkin kılan salt Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP örgütü değil, sayın Meral Akşener, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Temel Karamollaoğlu, Gültekin Uysal örgütleri ve bileşenleriyle, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ile tüm il ve ilçenin yerel yöneticileridir.

Günümüze dek koalisyonlar süreci yaşandı. Geçmişin koalisyonlarında en fazla 3 parti yer aldı. Günümüzde ise, 2002 sonrasının iktidarı güç kaybettiği süreçte Mutlak Monarşizmi koruma adına, siyasi bilime ters bir ucube yapılanmaya gitti ve yeni ortaklar edinerek siyaset bilimine karşıt ‘çıkara özdeş ideolojisine aykırı’ koalisyonlar dönemi başlattı. Öyle ki “şeriatı istemiyoruz, getireceğiz” diyebilen Hizbullah terör örgütünün uzantısı partiyi de koalisyona kattı, Kürt oyları için. Bu duruş asla ideolojilerin uzlaşısı değil, bu katmerli evrensel tehlikenin siyasi bir dayanışmasıdır; evrensel barışı değil, evrensel savaşı getirir beraberinde.

İyi de ideolojilerdeki tüm karşıtlıklar uzlaşır, evrensel barış sağlanırsa aynılıkları tekrar eden siyasi parti monotonluğu yaşanmaz mı?! Hayır! diyemem. Benim burada işlemek istediğim konu inancın, ırkın ve kapitalin ve emeğin siyasi ve ekonomik rant materyaline dönüştürmeyen bir duruşun 21. yüzyıl ideolojisine egemen olması.

İnancıyla cennete gideceğini söyleyen biri, inançsızlığıyla cehennem gidecek diyen birine de öfkelenmesin!!!

(Sadece ölülerin geri dönmediği, fakat yaşarken bazılarının da ideolojiler arasında raks ederek fırıldak gibi döndüklerini unutmayalım.)

Temel öz; “21. yüzyıl ideolojisinin özdeki amacı; değerleri, farklı düşünsellikler arasında adil bir şekilde paylaşmak olmalıdır.”

evesbere@mynet.com

Önceki yazıları»

Şevket ÇORBACIOĞLU / Bizim Anadolu / 29 Mart 2023

    Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...