Sözlü kültüre dayanmışız: Türkü, masal, deyim, atasözü, bilmece benzerleriyle diri tutmuşuz dilimizi. Ulusal varlığımızın omurgası Türkçe. Onunla var olmuş, tarihin karanlığına gömülmekten kurtulmuşuz. Çağın düşüncesini dillendirmeye yeter mi sözlü kültür?














