AnaSayfa/Accueil/Home » Gündem-Güncel » Türkiye Toponomisinin Tarihsel Gelişimi -3

Türkiye Toponomisinin Tarihsel Gelişimi -3

Türkiye Toponomisinin Tarihsel Gelişimi -3

Türkiye Toponomisinin Tarihsel Gelişimi -3

Geçen sayıdan devam…

 

 

 

 

 

 

 

Hakkari: Çölemerik, Culamerg.

Harran: Carrhae (Roma Dönemi ), Hellenopolis, Arran.

Ilgın: Tyragium, Tugragion, Tyriaium.

Isparta: Baris, Sabarta, İs-Barita, Hamidabad, Sporada, Eis Barida, Saport, Sparte.

Istanos: Korkuteli.

İnebolu: Abonotikos, Aboneteikhos, Abonuteithos, Abana, İonopolis.

İnegöl: Ankedoma, Angelokome

İskilip: Bioacium.

İskenderun: Myriandrus, Alexandria ad Issum, Alexandreia Myrriandos, Alexandreia Scabiosa, Alexandria Minor, Alexandretta, İskandarapuna, İskandarun, İskandariya.

İstanbul: Byzans, Byzantium, Constantinopolis, Konstaninopolis, Konstantiniye-i Mahrusi , İslambol, Dersaadet, Paytaht, Asitane.

İzmid: Astacos, Olbia, Nikomedia, İznikomid, İznikmid.

İzmir: Smyrna, Smyrne, Smirne, Zmirra, Esmira, Asmira, Smire, Smira, Lesmire, Lesmirr, Le Smirle, Ksmire, İsmira, İsmire, Yezmir, Yizmir.

İznik: Antigoiea, Antigonia, Eis Nemaiar, Nicaea, Nicea, Nikea, Nikaia.

Kâhta: Al-Kâhta, Arsameia, Kölük.

Kale-i Sultaniye: Alexandreia Troas, Antigoneia Troas, Colonia, Augusta Troadensium. Çanakkale

Kandıra: Kentri.

Kangırı: Germanikopolis, Gangra, Hancara, Cancara. Çankırı.

Karahisar-ı Sahib- Karahisar-ı Garbi: Afyon, Afyonkarahisar.

Karahisar-ı Şarki: Colonia, Nikopolis, Keyguna, Şebinkarahisar.

Karaman: Larende.

Karamürsel: Prainetos, Helenapolis.

Kastamonu: Tumanna, Castumanna, Castrokomnen, Kastamoni, Germanicopolis, Castomon.

Kayseri: Eusobia. Mazaka caeares, Kayser, Kaisareia, Kayseriyye.

Kelkit: Çiftlik.

Kemer: Kemer Edremit.

Kırkkilise: Vrisium, Verisse, Verise, Nerisse. Kırklareli.

Kirmastı: Kirmastoria, Kirmasti. Mustafakemalpaşa

Kırşehir: Gülşehri, Kırşehri.

Konya: Colonia Aelia Hadriana, Iconium, Ikonion, Konieh.

Kuruçay: İliç.

Kuşadası: Echelle-Neuve, Scala-Nova.

Kütahya: Seramorum, Kotiyom.

Lapseki: Pityusa, Pityaessa, Lampsakos, Lampsacus.

Mahmudiye: Karakallı, Kâzımpaşa, Özalp

Malatya: Maldiya, Mildiye, Melid, Melidi, Meliddu, Maldija, Malita, Melite, Melitene.

Mamuret-ül-Aziz: İşuva, Kharpeta, Harputa, Harputavanas, Supani, Sophone, Tsophk, Kharpert, Kharberd, Gaspert, Kherpert, Hısn-ı Ziyad, Hayre-l Büut, Harput, Merzia-i Muzafferiye, Mezria, Mezre, El-Aziz, Elazık, Elazığ.

Manisa: Magnezi,

Tyateris: Akhisar,

Gordos: Gördes,

Philadelpheia: Alaşehir,

Silandos: Selendi.

Maraş: Germanicea, Germanicia, Germanica Caesarea.

Marmaris: Fesikos, Pricus, Phyckos, Fiskas.

Mardin: Micdonine, Marde, Maridin, Merdin, Mardion. Azibane, Heliupolis.

Meyyafarikin: Miferket, Muhargin, Muthargin, Mefarıkin, Farikin, Matur Halah. Silvan.

Milas: Mylassa, Miloso, Melaso, Melasso, Melassa, Milaxo, Melaxo.

Mihaliç: Miletopolis. Karacabey.

Mudanya: Mirlea, Apamea, Montagna, Montania.

Mudurnu: Comopolis, Swe Modrenae, Modrene, Modreae, Mutarni, Matarni, Mudurlu.

Muğla: Mebella, Mobolla, Mobollevs, Moğola, Mağola, Movola, Alinda. Karya.

Muradiye: Bargiri, Bergri, Pergri.

Mut: Yenika, Olba-Claudiopolis.

Nazilli: Antiokheia, Anticheia ad Maendrum Caria.

Nevşehir: Nyssa, Muşkara, Neopolis (Rumların verdiği ad).

Niğde: Nakida, Nekide, Nikde, Nagidos, Cadyan.

Niksar: Nik Hisar, Neocaesarea, Neokaisareia.

Nusaybin: Aramis, Mapin-Suba, Nazpina-İzella, Antimosia,Nisibis, Nasibeyn (Arapça: Çifte nasipli, bitek).

Ordu: Katyora, Kalibya

Ordu: Yayladağ’ın eski adı.

Ödemiş: Demich.

Rize: Rizos (Sulamaya gerek göstermeyen dağ pirincinin adından).

Samsun: Amisos, Amisos, Amisus, Enete, Sampson, Simisso.

Seyyidgazi: Battal Gazi’nin adından.

Siirt: Keert, Kaarat, Eserad, Tigromesert, Tigrakert, Si’irt, Is’irt, Sa’irt, Sert, Söört, Sört, Sırt, Sairt.

Silifke: Salukiye, Selefke, Seleukeia, Selevkia.

Sinop: Gasga, Sinova, Sinope.

Sis: Sision kastron, Sisin, Sis, Sisa, Hısn Sisiya, Sisa, Assisum, Assis, Asis, Oussis, Kars Zülkadriye,Kozan.

Sivas: Sebasteia.

Siverek: Sevavorah.

Soğanlı: Soandos (Kayseri Yeşilhisar).

Söğüt: İtea, Thebasion, Sevasion, Bid, Söğütcük, Söğütçük.

Söke: Sokia.

Tarsus: Tarse, Tarza, Tarzil, Tarsos, Tarzoy, Tarsis, Tars, Julypoli, Parsenya.

Tekirdağ: Bisanthe, Besanthe, Radostave, Rodoste, Rhaedestees, Raidestos, Visanthi, Resistos, Gülbahçe, Tekfur Dağı, Rodoscuk, Tekirdağ.

Terme: Themiscyre, Themiscyra.

Tire: Tyrha.

Tirebolu: Tripolis.

Tokat: Comana Pontica.

Trabzon: Tarap, Tibarite, Tibarende, Trabende, Trebizonde, Trapesonda, Trapezus, Trebizond, Trapezonte, Trebizonda, Tırabuzan.

Urfa: Edes, Edesa, Edessa, Yetesya, Antioche Callirhoe, Urhöl, Örrhoe, Caliirhoe, Urhal, Örrhoe, Roha, Urhai, Orfa.

Uşak: Uşşak.

Ünye: Ünieh, Oeneo.

Ürgüp: Osiana, Prekop, Brügüp, Ürküp.

Van: Tuşpa, Thospia, Biani, Wiaina, Artemita, Semiramocerta Vana, Vasburagan.

Viranşehir: Tela, Antoniopolis, Constantino.

Yalova: Drepanum, Helenopolis. Yalakova , Yalakabat.

Yalvaç: Pisidia Antiockheia’sı. Anatolikon Themasının sınırları içinde. Pergamon Krallığı, Selefkos egemenliği, Pisidia-Roma Dönemi, Bizans, Hamidoğulları, Osmanlı…

Olbia: Eski İzmit.

Kios: Gem(i)lik.

Yozgat: Taviyyum, Bozok.

Zafranbolu: Taraklı Borlu, Zağferanbolu, Zafranboli, Safranopolis. Safranbolu.

Zamantı: Tsamandos, Aziziye. Pınarbaşı. Uzunyayla’dan kaynaklarını alan ırmağın adı.

 

 

İl ve il merkezi farklılıkları

 

1924 (8 Mart İdari Taksimat Kanunu) yılındaki mülki düzenlemede sancakların tamamı vilayet olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde ilçe durumunda olan birçok kasaba o yıl il merkeziydi: Kozan, Erganimaden, Silifke, Siverek, Çatalca, Biga, Şebinkarahisar…

 

Bazı illerin adları ile merkezin adları da farklıydı. Şöyle ki:

 

Biga Vilayetinin merkezi Çanakkale,

Karasi Vilayetinin merkezi Balıkesir,

Çatalca Vilayetinin merkezi Çatalca,

Saruhan Vilayetinin merkezi İzmir,

Cebelibereket Vilayetinin merkezi Osmaniye

Seyhan İlinin merkezi Adana,

Ağrı ilinin merkezi Karaköse,

Çoruh ilinin merkezi Artvin,

Kocaeli ilinin merkezi İzmit (Bugün de aynı),

İçel ilinin merkezi Mersin,

Hakkari ilinin merkezi Çölemerik,

Hatay ilinin merkezi Antakya (Günümüzde de aynı). 1924’te Fransız işgalindeydi. 1939’da Hatay Devleti ilga edildikten ve bir vilayet olarak Türkiye’ye katıldıktan sonraki yeni düzenlemede İskenderon Sancağı, Hatay adıyla vilayet yapılmıştır.

Bingöl ilinin merkezi Çapakçur,

Tunceli ilinin merkezi Kalan (Mameki),

Canik ilinin merkezi Samsun,

Hudavendigar ilinin merkezi Bursa,

Menteşe ilinin merkezi Muğla,

Ertuğrul İlinin merkezi Bilecik.

 

…………………………………….

 

 

Türkiye genelinde toponimi araştırmaları yeterince yapılmamıştır. Bu konuda Azerbaycan ziyalılarının çalışkanlığı bize örnek olmalıdır. Bu alanda Prof. Dr. Budag Budagov’u rahmet ve minnetle anıyorum. Onun yayınları rehber değerindedir. Azerbaycan’ın büyük coğrafya bilgini COĞRAFİ ADLAR kitabıma yazdığı sunuşta (redaktordan) önemli konulara değinmektedir: “Elmi- tekniki, igtisadi ve ictimai teregginin müasir inkişaf merhelesinde coğrafi adların, nece deyerler , ünvanı mühüm ehemmiyete malikdir. Coğrafi adlar dünyada olan saysız-hesabsız objektleri bir-birinden ayırmagla onların ünvanlarını gösterir. Heritelerde, atlaslarda ve mühtelif edebiyatlarda mekan göstericisi olan coğrafi adlar hem de mühüm ünsiyet vasitesidir. Bu adların her biri zaman gecdikce ferdileşir, özüne mehsus coğrafi objekte çevrilir. Onlar her hansı bir dilin grammatik ganununa tabedir. Lakin müeyyen milletin ve ya halgın öz diline aid bu ve ya diger adlar çok hallarda ilk yazılış ve teleffüz forması deyişdirildiyinden onların me’na ahtarışı da çetinleşir.

Coğrafi adların me’na ve mezmununu araşdırmag tarihi, ingilabi, meskunlaşma ve başga hadiseler haggında tesevvür elde edilmesine imkan verir Adlarsız atlasları, siyasi, inzibati, igtisadi, topoğrafik ve s. Hariteleri tertib etmek mümkün deyildir.

Coğrafi adlar uzun müddet yaşayır, neslden nesle keçir. Gedimde mövcud olan halgların, tayfalaın, müeyyen tarihi hadiselerin, mübarizelerin müjdeçisi olarag galır. İctimai hadiseler kimi bu adlar da igtisadi ve medeni inkişafla yanaşı deyişir ve biri digeri ile evez edile bilir. Böyük coğrafi keşflerle yanaşı insanların bir ölkeden başgasına köçmesi dövründe meskunlaşmış yerlerde yaşayış mentegelerinin sayı artır ve böyüyür. İspanlar, Erebler, Romalılar, Hindliler, Yunanlar, Finikiyalılar, Ruslar köçdükleri yeni yaşayış mentegelerinde öz ana dillerinde çohlu adlar vermişler.

Coğrafi adların müeyyen eraziye, yeni yaşayış mentegelerine ve S. Şamil edilmesi ictimai kategoriyadır, çünki onlar erazinin, halgın, dövletin medeniyetini, igtisadiyyatın inkişafını, ehalisinin, ayrı ayrı milletlerin, tayfaların adet ve en’enesini, tarihi hadiseleri eks etdirir.

Luget kimi yazılmış bu kitabın esas megsedi dünya ve Sovet İttifagı migyasında, o cümleden Azerbaycan’da olan bir sıra mühüm coğrafi adların menşeyi ve mezmunu haggında geniş ohucu kütlesine gısa me’lumat vermekden ibaretdir. Çohillik emeyin mehsulü olan bu kitabın yazılmasında başlıca olarag neşr olunmuş kitab ve megalelerden, toponimika üzre keçirilmiş elmi müşavire materiallarından, lüget ve ensiklopediyalardan, dövrü metbuatdan istifade edilmişdir.

Geyd etmek lazımdır ki, ister dünyada, isterse de ölkemizde hele çohlu coğrafi objektlerin adı aydınlaşdırılmayıb, çünki onların yaranma tarihi ve menşeyi haggında degig melumatlar yohdur. Be’zi adların menşeyi müeyyen derecede mübahiselidir. Şübhesiz ki, gelecekde aparılacag tedgigatlar neticesinde onlar degigleşdirilecekdir.

Müellif çalışmışdır ki, kitaba dahil edilen coğrafi adların aşkar edilib degigleşdirilib , resmileşdirilmiş mezmunu haggında ohuculara elmi-kütlevi şekilde me’lumat versin.” (Nebi Nebiyev. 1982. Coğrafi Adlar. Azerneşr. Bakı)

İnanıyorum ki her ilimizde var olan üniversitelerin Coğrafya, Tarih, Türk Dili bölümlerinin genç araştırmanlarının çabalarıyla ortak ürünlerin gün yüzüne çıkması, kitaplaşması umulur. Bu dileğimizin gerçekleşmemesi için hiçbir neden yoktur.

 

……………………………………………..

 

Bu konuyu Sosyolog Ziya Gökalp’in Türk Medeniyet Tarihi (1925) eserindeki Yer-Sular bölümüyle bitirebiliriz: Türk aşireti, kendini besleyen ve barındıran ırmakla dağı mukaddes tanır ve tanrı telakki ederdi: Sanki aşiret dağ, ırmak birleşerek üçü mukaddes bir şahsiyet olmuştu.

Türk aşiretleri dağlarına ve ırmaklarına o kadar merbut idiler ki, başka ülkelere göç ettikleri zaman, her aşiret kendi dağının ve ırmağının adını yeni yurduna götürerek oradaki yeni ırmağa ve dağa verirdi. Mesela Oğuzlar, bir zaman Farap’ta otururlardı. Yazın da Karacuk adlı dağa çıkarlardı. Sonradan bu Oğuzlar Türkiye’ye hicret ettiler. Bir kısmı Musul’da yerleşti: Orada yayla ittihaz ettikleri dağa Karacuk adını verdiler. Diger kısımları da Diyarbakır’da, Bilecik’te, Ankara’da yerleştiler. Bunlar da oralarda yaylak edindikleri dağa Karaca Dağ adını verdiler.

Seyhun ve Ceyhun kıyılarından gelen Türkmenler de Adana vilayetinde yerleştikleri zaman buradaki iki ırmağa Seyhan ve Ceyhan adlarını verdiler. Bin Kışlak’tan gelen Türkmenler de yeni yaylalarına Bin Göl (Min Bulak) adını verdiler.

Bu vakıalardan şu neticeyi çıkarırız: Eski Türk aşiretlerinden her biri, kışlak ve yaylak ittihaz ettiği ırmak ve dağına kendi hususi mabudunun, yersu’sunun adını veriyordu. Aşiret tanrısiyle beraber göçüyordu. Zaten aşirete ‘Göç’ emrini veren de kendi yersu’su idi… (Vasfi Mahir Kocatürk. 1955. Türk Edebiyatı Şaheserleri. S.164. İnkılap Kitabevi. İstanbul)

 

…………………………………………………………………….

 

* Mazı: Kağnının tekerlerini birbirine bağlayan ağaç kütüğü…
** Gâvur Dağları’nın 2 adı daha vardır: Nur Dağları, Amanos Dağları.

 

 

Bitti

 

Türkiye Toponomisinin Tarihsel Gelişimi -2

Türkiye Toponomisinin Tarihsel Gelişimi -1

 

 

Emrullah Güney / Bizim Anadolu / 11 Eylül 2019

 

İlginizi çekebilecek haber ve yazılar:

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Leave a Reply