AnaSayfa/Accueil/Home » Yazarlar » Türban ile Cumhuriyet’ten ve Uygarlıktan

Türban ile Cumhuriyet’ten ve Uygarlıktan

Türban ile Cumhuriyet’ten ve Uygarlıktan

Türban ile Cumhuriyet’ten ve Uygarlıktan İntikam Aldığının Farkında mısın Bay Siyasi?

[[Sevgili insanlık; günleriniz hep aydınlık olsun, pencerenize güneş konsun, gönlünüz ve beyniniz özgürlük dolsun. Endişeniz olmasın; ampulün yarattığı karanlık, gün gelecek düşüncelerle aydınlanacak…]]

CIA ajanı olduğu savlanan ve o gündür bugündür ortadan kaybolan, dahası kaçan Merve K..’nın kardeşi TBMM’inde..

TBMM’inin çağcıl evrensel kimliği örselenmeye başladı. Erbakan iktidarında, Nazlı Ilıcak denen provokatörün Merve Kavakçı tetiklemesi ile start alarak, 2002 sonrası büyük bir ivmeyle Meclis ve de Sosyal yapı örselenmeye başladı. Gerçekten toplumun sosyal yapısını aynası TBMM’i, karanlık ideolojilerin ve keyfi politikaların aracı düzlemine dönüştürüldü. Lider erkinini demokratik olmayan keyfi seçiciliğiyle Milletin vekili olamayacak yetersizler TBMM’ine taşınır oldu. Dahası, proje ve program inandırıcılığında Sol kitle tabanına çalışacağına, sadece türban beyinli kimliklerle sağ tabana çalışır oldu. Evet; oy alabilmek adına, sözde inanç özgürlüğü yalanına sarılarak türbanlı ve böylesi beyinli kimlikleri aday göstermeye başladılar.

Yani, bir partinin karanlık ideolojisinin sembolü türbana sarıldılar. Anlatamadılar türbanı ve kurban ettiler analarımızın o kutsal baş örtüsünü… Evet; Anlarımızın, yani Anadolu kadınının geleneksel yaşmak ve yazmasını (baş örtüsünü) kentlere taşıyarak modernize ettiği, saçının perçemini gösteren o kutsal baş örtüsünü anlatamadılar ve türbana teslim oldular; o, nükleer başlık izlenimi veren karanlığın post modern çaputuna ‘adeta özgürlüğün simgesi işlevi yükleyerek’…

İnanın sevmiyorum ve çok çok itici ve sinir bozucu geliyor bana. Asla başörtüsüne karşı değilim, aksine bayanlara yakıştırıyorum da. Neymiş modernize etmişler o güzelim başörtüsünü. Modernize etmek; aydınlatmaktır, özgürlüktür, bu karanlık objenin neresi aydınlık ve özgürlük, bana biri bunu tanımlasın. Saçının bir teli bile, çaput vurulmuş zindana atılmış, tepesine Ray Ban gözlük takılmış, vücut sıkılmış, yüz kozmetik duvar, felaket bir tahrik…. İnanın çok itici ve dinsellikle ilgisi olmayan bir figürün, siyasi rant aracı olarak görülmesi büyük talihsizlik, hele ki evrensel düşünce özgürlüğünün simgesi olarak kabul edilmesi… Yemin ediyorum, çok azı bu formatı inancın gereği olarak görüyor. Diğerlerinin ekseriyeti, ebeveyn sıkmasının tepkisel sıkma başı olarak dışa vurumdur… Belli kesimi, cennete gideceğim diyerek, dünyada cehennemi yaşadığının farkında, fakat türban üzerindeki siyasi rantçıların baskısından kendilerini kurtaramıyorlar…

Görüyorsunuz, erkek son derece modern giyimli, fakat yanında yürüyen hanfendi ise siyasi rant figürü… Ne diye kadın kullanılır hep? Neden erkekler cüppe, sarık ve insanı kâfir etmekten kurtaran şalvar ile TBMM’ine gitmezler?

Lütfen bay siyasetçiler, İran bize koşarken, bizleri İran’a koşturmayın. Bunun için koalisyon oluşumuna dikkat etmek zorundasınız. Çünkü tehlike yanı başınızda yaralı inliyor ve koalisyon merhemi istiyor. Verin merhemi fakat eski hastalıklı dokularını tedavi etmek için değil, öldürmek için..

 

evesbere@mynet.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

Tüm yazıları»

Şevket Çorbacıoğlu / Bizim Anadolu / 24 Haziran 2015

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share