Press "Enter" to skip to content

Şeytanın Avukatlığı

Şeytanın avukatlığını yapacağım bugün. Konu iki yıldır ağır bir biçimde yaşadığımız salgın ve etkileri.

ÖMER F. ÖZEN

Komplo teorilerine inanmam. Ama komplo teorileri kendine soru sormak ve sağlıklı çıkarımlar yapmak için çok önemli bir yöntemdir. Örneklemelerle gerçeğe ulaşmak için yol gösterici olurlar.

Rumen kökenli ünlü Fransız yazar Eugène Ionesco’yu bilir misiniz?

Onun çok önemli absürd bir tiyatro oyunu vardır. 1930’lar Alman toplumunun faşizm altında ezilişini betimler.

Bir kentte insanlar gergedanlara dönüşmektedir ve gergedanlar gitgide kenti ele geçirmektedir.

Düşünen birçok karşıt bile bir dönem gelir gergedanlaşır ve gergedanlaşmayanları tüm kötülüklerin kaynağı olarak görürler. Bunu bugünkü Türkiye’de yaşananlarla da karşılaştırabilirsiniz.

İkinci örneğim bir film ve filmden yapılan dizi.

1970’lerin ikinci yarısında TRT’de de gösterilen ABD yapımı bu bilimkurgu dizisinin adı şuydu: Logan’ın Kaçışı.

Filmde ve filmden yapılan dizide insanların en fazla 30 yaşlarına kadar yaşamalarına izin verilen, 23. yüzyılda geçen bir ütopya anlatılıyordu. Genç ve verimli insanların yaşadığı, çalıştığı ve eğlendiği bu çağcıl toplum, H. G. Wells’in ‘mikro-dünya’larına bir göndermede bulunuyordu. Kendi içine kapanık, suyunu ve havasını üreten bir kentin insanları vardır filmde. Bu insanlar dünya üzerinde çok küçük bir alan içinde yaşayıp, kendilerini çevreleyen kentin sınırları dışına çıkmamaktadırlar. Sınırları aşmak yasalara göre suç sayılmaktadır. Yasalara göre dışarıda (mikro-dünyanın ötesinde) günah, suç ve ilkellik vardır.

Uyumlu, uslu yurttaşlar alışveriş yapmaya geldikleri mağazada aşılı olduklarının kanıtını kapıda göstermek için kuyruklar oluşturuyorlar.

Ütopyanın insanları yaş aralıklarına ayrılmışlardır ve her aralığı simgeleyen belli bir renk elbiseyi giymektedir. 30 yaşına gelen (yaşlanan) insanlar, tüm toplumun katıldığı bir gösteriyle yeniden doğuş törenine mutlulukla giderler. Ölüp, yaşama yeniden başlayacağını düşünen – buna inandırılan – insanlar için bu törenler onur vericidir.

Burada durup, düşünen birilerinin sorularından yararlanalım. Biraz uzun olacak ama, kendimize zaman ayırıp bu soruları kendimize sorsak diyorum. Nasıl olur?

İşte sorular:

“1- Salgının en başında Çin’den geldiği iddia edilen ve sonradan yalan olduğu ortaya çıkan görüntüler (yollarda, köşe başlarında bir anda düşüp ölen insanlar, kontrol noktalarında bir bölgeden bir bölgeye gitmekte olan insanların arabadan çıkarılıp yere yatırılarak gözaltına alınmaları vb) nasıl oldu da dünyadaki birçok görsel ve yazılı ana akım medyada kendisine yer bulabildi? Bu görüntülerin teyidini almadan bu korkuyu medya organları sunmaktan neden çekinmedi?

2- “Medyaya güven olmaz” diyebilirsiniz, yeterince adil. Peki aynı medya 2 senedir neden televizyonda aşılara en ufak bir eleştiri getiren bir tane bile bilim insanı çıkarmadı? Yani yumurta bile 50 kere tartışılmışken aşılar hakkında tek kelime kötü cümle duymamanız normal mi?

3- Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ / WHO) gibi bir kurum, 8 milyar insanı çalışmaları tamamlanmamış bir aşı ile aşılamaya kalkışırken, dünyadaki insansal krizin buraya geleceğini sizce gerçekten hiç mi öngöremedi? Yoksa bu kasıtlı bir karar mıydı?

4- “Düz dünyacılar” denen insanları ilk ne zaman duydunuz? 2010’dan önce tarih kitaplarından başka bir avuç deliden öte neydiler? Nasıl oldu da sabah programlarına, haberlere çıkacak, dalga geçilecek, Netflix belgesellerini yapacak kadar olay oldular? Neden gözümüze sokuldular?

5- Hipermutasyona meyilli bir Üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE)’nun aşılamayla bitmeyeceği 90 yıldır bilinmesine rağmen neden aşılar çıktığında kimseye, herkesin % 100’ünün 3 ayda 1 aşılanacağı söylenmedi? Yani % 60-70-90, 1-2-3 doz diye girdiğimiz yol baştan bilinmesine rağmen neden öyle değil gibi davranıldı?

6- Oxford, Harvard ve Stanford’dan konusunda uzman üç profesörün Ekim 2020’de hazırladığı ve 14 bin bilim insanının, 40 bin doktorun ve 700 bin vatandaşın 2 ayda imzaladığı deklarasyona neden birkaç ay boyunca birçok yerde internetten erişim sorunu yaşandı?

(Great Barrington Declaration and Petition

As infectious disease epidemiologists and public health scientists we have grave concerns about the damaging physical and mental health impacts of the prevailing COVID-19 policies, and recommend an…) www.gbdeclaration.org

Türkçesi şurada: https://gbdeclaration.org/great-barrington-declaration-turkish/

Fransızca: https://gbdeclaration.org/la-declaration-de-great-barrington/

İngilizce: https://gbdeclaration.org/#read

7- BBC başta olmak üzere neden bütün ana akım medya, haberler servis edilirken sayı daha korkunçsa sayıları, oran daha korkunçsa (hiçbir şey ifade etmese dahi) oranları kullanmayı tercih etti? Bu ve benzeri yollarla medya neden aralıksız otorite ağzı ile konuştu ve korku saçtı?

8- Kimya doktorası olan Tanzanya Başkanı John Magufuli, PCR testlerinin etkisizliğini gösterip, güvenmediği için aşıları ülkesine sokmayacağını duyurduktan sonra neden 31 Mart 2021’de bilinmeyen bir kalp rahatsızlığıyla öldü ve yerine WEF üyesi Samia Suluhu Hassan getirildi?

9- Konu açılmışken, pozitifte % 40’tan fazla hata oranı yapan PCR testleri neden ısrarla bir taciz objesi olarak kullanılmaya devam ediliyor? …

10- Etkinliğinin zararlarından az olduğu bilinen cerrahi maskeler neden ısrarla bir “salgın kostümü” olarak birçok yerde dayatılmaya devam ediliyor? Biliyorum, çok seviyorsunuz maskelerinizi ama üzgünüm, sadece çok özel durumlarda kısa süreli etkinlikleri var. Biliniyor bu.

Yeni Dünya Düzeni’nde uyumlu, uslu yurttaş olmak önemli.

11- Gerçekten ölümcül salgınlar 7/24 reklam kampanyalarına, propagandalara ve korku pompalamasına ihtiyaç duyar mı? Yoksa buna psikolojik operasyonlar mı ihtiyaç duyar? Çok ölümcül bir pandemi kendini hatırlatmak için bu kadar çabayı neden istesin?

12- Mayıs 2020’den beri Tayyip Erdoğan da dahil Dünya Ekonomik Forumu (WEF) üyeliği bulunan bütün devlet başkanları neden her fırsatta “Yeni kurulacak Küresel Yönetim Sistemi’nde yer almak için ellerinden geleceklerini yapacakları” yönünde aleni beyanlar veriyor? Var mıydı bu konu gündemde?

13- Gerçekten ortada çok ölümcül bir virüs olsaydı, bütün bu milyarderleri ve devlet başkanlarını gezerken mi görürdük? Yoksa sığınaklarına kaçarlardı da, yüzlerini dahi görmez mi olurduk?

14- Amerika’nın kayıtlara düşmüş şekilde en büyük toprak ağası olan Bill Gates, Bakanlığın beyan ettiği üzere bu sene gerçekten 5 kez “nezaket ziyareti” için mi Türkiye’ye geldi? Hakeza başka milyarderlerin birkaç senedir kıyılarımıza çapa atması sevgiden mi?

Oturup bir kahve içebilmek için pasaportunuzu göstermek zorundasınız.

15- Baştan beri bitmeyeceği bilinen bir salgına karşı, bitirmeyeceği yine baştan beri bilinen bir tedavi metoduyla neden savaşa sokulduk? Bunun ekonomi/sağlık/eğitim özelinde devasa sorunlar çıkarmasına ve kapanması çok zor toplumsal çatlaklar oluşturmasına neden müsaade edildi?

16- 2 senedir neden ölüm kayıtları ve verileri açıklanmıyor ve neden bunları mezarlık kayıtlarından falan hesapla çıkarmaya çalışıyoruz? 2 senede 160 milyon ölmüş ve bunların kayıtlara göre 5,5 milyonu Kovid iken neden insanlar sadece Kovid’den ölüyormuş gibi davranılıyor?

17- Neden Kovid ölümleri açıklanırken ısrarla demografi gündeme getirilmiyor ve ölenlerin yaklaşık % 93’ünün 65 yaş üstü ve ağır kronik hastalığı olan 50 yaş üstü olduğu dillendirilmiyor? Yani ölen 200 kişinin yaklaşık 190’ı bu grupken, neden herkes büyük risk altında gibi davranılıyor?

18- Tedavilerde hiçbir etkinliği olmayacağı baştan beri bilinen ve dillendirilen Favipiravir gibi birçok ilaç neden protokol gerekçesiyle aylarca 8-8 gibi yüksek dozlarda hastalara verildi ve neden etkinliği olmayan birçok tedavi ısrarla yoğun bakımlarda kullanıldı, kullanılıyor?

19- Haricen bunun aksine Ivermectin gibi Kovid etkinliği ortaya konmuş ve öncesinde milyarlarca insanda kullanılmış bir ilaç, neden bizzat FDA tarafından “at ilacı” diye karalandı ve neden doğrudan ciddi bir yan etkisi olmamasına rağmen bu ilacın Türkiye’de satışı yasaklandı?

20- Madem öyle, birazcık komploya girelim. Aşağıdaki arkadaşın Nisan 2019 ve Mart 2020’deki bu entry’leri neden ve nasıl bu kadar tutarlı şekilde yaşananlarla çok öncesinden paralellik gösterdi?

https://eksisozluk.com/entry/89397599

https://eksisozluk.com/entry/103383552

21- Bu enteresan abla neden Eylül 2019’da gördükleri karşısında böylesine bir delilik yaşadı? Ve de yine neden söylediği her şey bu kadar tutarlı çıktı?

(The next pandemic is just around the corner

Βίντεο-βόμβα γυναίκας που πρόβλεψε επακριβώς την ψευτο-πανδημία Covid το 2019. Προειδοποίησε για παγκόσμια τυραννία και εντολές εμβολίων συναινέσει της κυβερ…)

(Bir sonraki pandemi hemen köşe başında

2019’da sözde Kovid pandemisini doğru bir biçimde tahmin eden bir kadının video bombası. Hükümetin rızasıyla küresel tiranlık ve aşı siparişleri konusunda uyardı.) Video İngilizce.

https://www.youtube.com/watch?v=020d6a0ACmM&t=11s

22- Yakın yıllarda aynı çerçevede dönen daha çok video ve paylaşım var. Fakat uzatmayayım, hadi şu son olsun. Biraz daha eskilerden bu. Harry Vox’un 2014’teki şu videosu neden yaşananlarla bu denli paralellik gösteriyor?:

Karantina ve sokağa çıkma yasakları… Rockefeller vakfının 54 sayfalık planı.

Karantina ve sokağa çıkma yasakları ile alakalı, Rockefeller vakfının 54 sayfalık planı. Gazeteci Harry Vox un 2014’ün Ekim ayında yaptığı konuşma… İngilizce Türkçe altyazılı.

https://www.youtube.com/watch?v=DiqNOFLlb_c&t=2s

‘Ben QR koduyla aşılanma kanıtımı gösteriyorum.’
Altta yazan ise şu: Aşı pasaportunun denetimi il yönetimince zorunlu kılınıyor ve bu, ticari kuruluşun bir seçimi ve kararı değildir. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

23- Bütün sosyal medya platformları “bilgi kirliliğini engellemek” adı altında özgür düşünce ile taban tabana çelişecek ciddi uygulamaları neden yapıyor? Örneğin Twitter neden “Aşı olanlar hastalığı bulaştırabilir” gibi bilimsel bir gerçeği dillendirenleri banlayacağını söylüyor?

24- İnsanlar nasıl oldu da dünya nüfusunun % 30-40 arasının düz dünyacı ve aşı karşıtı olduğuna ikna oldular? Türkiye’de 2018’de çocukluk aşılarına karşı olduğu bilinen sadece 23 bin kişi varken bu “patlama” neye dayanıyor? Yahut var mı bu “patlama” gerçekten?

25- Şu anda aşıları eleştirmeyi aklının ucundan bile geçirmeyen sağlık sektörü neden anormal çalışma saatlerine, anormal çalışma koşullarına ve psikolojik baskıya çok uzun süre maruz bırakıldı ve yine neden 2021 Temmuz’una kadar istifaları yasaklanarak göz göre göre delirtildi?

26- CDC neden her yeni “varyant” haberinde, yani yaklaşık 3-4 ayda bir, ilk olarak “gençlerin ve çocukların da büyük tehlikede olduğu” gibi bir felaket telallığı raporu yayınlayıp, o internette gezdikten yaklaşık 2 hafta sonra sessizce bu raporları kendi yalanladı ve ses çıkmadı?

27- Verilere göre 50 yaş altında ölümün % 0,01 civarında seyrettiği neden ısrarla gündeme getirilmiyor ve neden bir korku sabahtan akşama kadar canlı tutuluyor? Ekonomi çökerse (ki çökmek üzere) hayatımızın % 0,01’den çok çok daha büyük riskte olduğunun gerçekten farkında mısınız?

28- Her ÜSYE’den sonra görünen uzun vadeli etkilerin, Kovid’den sonra da hem oran, hem de şiddet olarak hemen hemen aynı seyrettiği bilinmesine rağmen, tam da insanlar “Ee ben bu hastalığı geçiriyorum” demeye başladığı bir evrede Long Covid diye bir isimle karşımıza gelmesi normal mi?

Hazırlanıyoruz göstermeye…

29- Genel ve periyodik aşılamanın tehlikeli patojenlere neden olabileceği, ADE riskleri yaratabileceği ve bağışıklık tepkisini bozabileceği onlarca yıldır bilinmesine rağmen neden asla dile gelmedi? Avrupa İlaç Ajansı falan söyledi sadece yakınlarda. Milyarlar aşılandıktan sonra.

30- Hastanelerde ilk aylarda yürütülen hatalı uygulamalar dışında ciddi bir yoğun bakım yatak krizi olmamasına ve Kovid hastalarının çok küçük bir oran kapladığı bilinmesine rağmen (% 3-5) neden sürekli devasa bir kriz var gibi davranılıyor?

Daha kapanmalara, baskılanan bağışıklığa, başta D vitamini olmak üzere yapıtaşı eksikliklerine, hastanelerdeki skandallara, hatalı ölüm kayıtlarına, hastanede yatanların aşı kayıtlarının silinmesine, mRNA’nın belirsizliğine falan, yani en önemli noktalara değinmedim bile.

Dediğim gibi yüzlerce birbiriyle uyuşmayan veri var ve yürüyen büyük bir propaganda var kesinlikle. Yazdıklarım sadece genel kısmı, rica ediyorum bir oturup sorgulayın bir şeyleri.”

Ekonomi çökmüş durumda. Kuzey Amerika’da yurttaşları en uysal unvanını kazanan Kebek’in Başbakanı Legault Sevgililer Günü’nde eğlence yerlerinin açılmasına azıcık izin verecek.

Bunları Twitter denilen toplumsal paylaşım ortamında insanları aydınlatmaya çalışan uzman kişilerden birinden, @EsatRevolutions adlı paylaşımcıdan aldım.

Biliyorum, kişioğlu ve kızı inanmak istediğine inanır. Siz ne derseniz deyin, bu tartışılmaz bir gerçektir.

Aziz Nesin’in çok sevdiğim bir sözü vardır. Her yazısının altına yazardı gazetede yazarken:

Benim gibi düşünün demiyorum, ama düşünün!’

 

o.ozen@bizimanadolu.com

Tüm Yazıları»

 

Ömer F. Özen / Gözleyi, gözleyi… / Bizim Anadolu / 06 Şubat 2022

Şu haber ve yazılarla da ilgilenebilirsiniz:

 

    Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...