EKİN / YAZIN / SANAT HABERLERİ

 

"The Women of Brukman"a TRT Uluslararası Belgesel Yarışması'ndan Birincilik Ödülü


DUYGU ÖZMEKİK GÜNEY

TRT'nin Uluslararası Belgesel Filmler Yarışması'nda "Brukman Kadınları" adlı filmiyle birinciliği alan İshak Işıtan sorularımızı yanıtladı.

- "The Women of Brukman" macerası nasıl başladı?
- 2000 yılının başında "Para" filmimi çekerken, "Para olgusunu yeniden yaratabilir miyiz?" diye soruyordum kendime. Bu sorularıma cevap bulabilmek için de, dünyada eskiden kendine yetebilen yedi ülkeden ikisini seçtim: Türkiye ve Arjantin. Bu iki ülke de zaman içerisinde IMF ve Dünya Bankası'nın pençesine alınmıştı. Teoride gelecekleri son derece parlak gözüken ülkelerdi. Ancak sonuç öyle olmadı. Program, 17-18 kere uygulandı ve her uygulamadan sonra büyük krizler oldu. Bu krizleri atlatabilmek için Türkiye özelleştirmeler yapmaya başladı. Bu iki ülkede de açlık, yoksulluk ve işsizlik üst düzeye çıkmıştı. Her iki ülkeye de ziyaretlerimde sosyal bir isyan bekliyordum. Ben Türkiye'deyken Arjantin'deki araştırmacım, bana Brukman fabrikasından bahsetti. Fabrikanın sahipleri borçlarını ödeyemeyip fabrikayı terk etmişlerdi ve bir daha fabrikaya dönmemişlerdi. Her şeyi olduğu gibi ortada bırakmışlardı. Fabrikadaki işçiler paralarını alamadıkları için ve işsiz kalmak istemediklerinden fabrikayı sahiplenmişlerdi. Bu olayın ertesi gecesi Arjantin'de sosyal isyan ortaya çıktı. Hemen Arjantin'e gittim ve 2002'de fabrikada olanları çekmeye başladım. Çekimler, 2005 yılında bitti. Bu arada "Para" belgeselimi de bitirdim. Arjantin'de çektiğim bu görüntüleri Neoliberal Pazar ekonomisine karşı "Para" filminin içinde kullanacaktım ancak, daha sonra fikrim değişti. Çok filozofik bir konuydu.

- Bu sırada Arjantin'de durum nasıldı?
- Sokaklarda isyan eden milyonlarca orta sınıf insan vardı. Bankada olan 50 milyar dolarlarına banka el koymuş. Hükümetin de onlara elli milyar borcu var. Sanki halk, hükümet ve bankacılar tarafından esir alınmış gibi. Birden her şeyini kaybeden milyonlarca insan, aynı saatte ve sözleşmişler gibi sokağa döküldü. Sokaklarda ölüler vardı. Patronu tarafından yeni terk edilen Brukman Fabrikası'ndaki kadınlar sokaklardaki isyanları görünce hem korktular hem de cesaretlendiler. İlk halk komitesi toplandı ve fabrikayı işgal ettiler. Aynı gece, Arjantin'in 65 mahallesinde 65 halk komitesi kuruldu ve yüzyıllık parkta halk meclisi oluşturuldu. İlk aldıkları karar başkanı istemedikleriydi. Bir ayda 4 başkanı indirdiler. Parlamentonun çevresinde 5-6 yüz bin kişi toplanıyordu ve belirledikleri kararları çıkarmaları için devlet adamlarını zorluyorlardı. Milyonlarca insan savunacak bir neden arıyorlardı. Tam bu zamanda, Brukman kadınları ortaya çıktı. İşçi elbiseleri Arjantin bayrağının rengindeydi ve ayaklanmalarda kortejlerin başını çektiler. Milyonlarca insan onları destekledi.


- Bu belgesel sizce tam olarak neyi ortaya koyuyor?
- Brukman kadınları Komünist, Leninist ya da Marksist değildi. Onlar sadece haklarını savundular ve yarattılar. Böyle bir hareket başlamıştı, çünkü bu bir gereklilikti. Kadınlar adaletsizliğin önünde ayağa kalktılar ve bu şekilde başka bir yapılaşmaya zemin hazırladılar. Dünyada böyle örneklere ihtiyacı olan birçok ülke var.


- Bu belgeselin başarıları ne oldu?
- Dünyadaki beş büyük festival de bu filmi istedi. Amerikalı olduğum için Sundance'i seçtim. Biz gitmeden 2 ay önce tüm yerler satılmıştı. Gazeteciler tüm Amerika'nın görmesi gerektiğini yazmışlardı. Oscar komitesi Oscar'a aday göstermek istediğini söyledi. Ancak filmin 2-3 hafta Amerika'da gösterilmesi gerekiyordu. Hiçbir dağıtıcı filmi satın almayınca aday olamadık. Hollywood'un en büyük sinema eleştirmenlerinden biri film için "Sundance'in 20 yıllık geçmişindeki en anti-kapitalist film, ama hiç komünist propagandası yapmıyor. Nefis bir film!" diye yazdı. Sundance'de ödül almadı ancak 2008'de, "20 yılda Best of Sundance" listesinde yer aldı. Geçen yıl Fransa'da ve Avrupa'nın en önemli festivallerinden biri olan Doclisboa'da ödül kazandı. Lizbon'da üniversite öğrencilerinin kurduğu bir komite var. Onlar da bu filme büyük ödülü verdiler. INPUT 2010'da (yıllık devlet televizyonları buluşması) bu film, Kanada'yı temsil ediyor.

Mayıs - Haziran 2010