EKİN / YAZIN / SANAT HABERLERİ

 

"Hiç böcek dostun oldu mu?"


"Selin'in oldu. O 12 yaşında, aslında böceklerden korkan bir kızdı. Buna rağmen, biz böceklerin yardım çağrılarına kulak verdi ve artık hiç bir şey eskisi gibi değil."
-İnsekta İmparatorluğu'ndan Melodi-

Selin'in artık çok önemli bir görevi var: "Armoni'yi Bulmak". Bu, sandığından da zor bir görev. Armoni kim, nerede, nasıl bulunacak, hiçbir fikri yok. Birileri böceklerin düzenini bozdu ve Selin yeterince çabuk olamazsa dünyada ciddi sorunlar yaşanacak. O böyle bir görevi tek başına yapamaz. Yardımın gerek!

Kitabın Konusu

12 yaşındaki Selin böceklerden çok korkan ve onlardan hiç hoşlanmayan bir yedinci sınıf öğrencisidir. Okulu, ödevleri, arkadaşları ve evi arasında geçen hayatı, konusu böcekler olan bir fen dersinin ardından tamamen değişir. Böcekler Selin'le çeşitli yollarla iletişim kurmaya başlarlar. Yaşam düzenleri tehlikededir ve dünyadaki hayatı da tehdit eden bu duruma karşı böcekler kahramanları olarak Selin'i seçmişlerdir. Korkusu ve yardım etme isteği arasında kalan Selin, bu yardım çağrısını fazla düşünmeden kabul eder. Bunun ardından da kendini soluksuz serüvenlerin içerisinde bulur. Bu arada ailesiyle ve en yakın arkadaşı Seda'yla yaşadığı sorunlara ve kimseye anlatamadığı sırlarına büyük bir tane daha eklenir: Sınıf arkadaşı Mete. Selin'den asla hoşlanmayan Mete onu zorlu görevinde sürekli engeller. Üstelik Mete de en az Selin kadar böceklerle yakından ilgilidir.

Bakalım, İnsekta serisinin birinci kitabı olan Armoni'yi Bulmak kitabında, Selin kendisine verilen Armoni'yi bulma görevini Mete'ye ve diğer zorluklara rağmen gerçekleştirebilecek mi?

Duygu Özmekik Güney Kimdir?

* 21 Ocak 1979'da İstanbul'da doğdu.
* İlkokuldan itibaren zamanının çoğunu kütüphanede geçirdiğinden kütüphane memuru tarafından fark edildi ve 1988 yılında "Türkiye Kütüphaneler Arası Güzel Masal Anlatma Yarışması"na katıldı. Yüzlerce çocuk arasından "Masal Kraliçesi" seçildi ve çeşitli radyo, televizyon ve etkinliklerde masallar anlattı.
* 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Haber Ajansı'ndan aldığı haber yazma dersleri sonucunda basın kartı alarak "En Küçük Muhabir" unvanını kazandı.
* Özel Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nden mezun oldu.
* Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklam ve Halkla İlişkiler Bölümü'nü bitirdi.

İkinci Montreal Türk Kültür Günleri'nde okurlarla bir araya gelen Duygu Özmekik Güney, Bizim Anadolu'nun sorularını yanıtladı.

- Yazmaya ne zaman ve neden başladınız?
- İlkokul ikinci sınıfta yazmaya başladım. Önce günlük tutmaya çalışmıştım. Bu denemenin ardından günlüğümü hikâye defterine çevirdiğimi hatırlıyorum. Yazarken her şeyi unutuyor, sanki kendimden geçiyordum. Kelimeler ben hiç düşünmeden kalemden kâğıda akıyordu. İşin ilginç yanı da, yazdıklarımın aslında hayatımla hiçbir ortak yanının olmamasıydı. Ben şehrin ortasında yaşayan, küçük bir apartman dairesinde yemek masasının üzerinde yazı yazan ufak bir çocuktum. Hikâyelerimin kahramanları çok farklı yaşıyordu. Hatta bir keresinde hikâyelerimden birini sınıfta okuduğumda yazarın ben olduğuma öğretmenim dahil kimse inanmadı.

- Sizi bir kitap yazmaya iten neydi?
- Çok fazla kitap okuyorum. Bilimsel kitaplar ve kişisel gelişim kitapları hariç, neredeyse hiç yetişkin kitabı okumuyorum. Kütüphanemin çoğunu çocuk kitapları oluşturur. Dikkati dağınık, çok meraklı ve daha ilginç bir şey bulduğunda hemen elimdekini bırakıp ona yönelen bir yapım olduğundan bir kitabın amacını sürükleyici bir kurguyla sunması bence çok önemli. Beğendiğim kitapları kütüphanemde sonsuza dek arkadaşım olarak tutarım. Yerli ve yabancı çocuk kitaplarını güncel olarak takip eden biri olarak, bir gün kütüphaneme baktığımda kitaplarımın hemen hepsinin yabancı yazarlara ait olduğunu gördüm. Bunun bir sakıncası yok. Ancak benim gibi dikkati çabuk dağılan "çocuklar" için neden daha fazla Türkçe kitap olmasın? Çocuk bir kitabı bitirdiğinde hiç zorluk çekmeden onu sürükleyecek yeni bir kitaba başlayabilmeli. Bunun için kitapçılarda en başta onun beğenisi amaçlanmış daha fazla kitap bulunmalı. Her zaman "Bir gün yazar olacağım" derdim. Okuması keyifli olacak orijinal kitap fikirlerim ve altını çizmek istediğim değerler var. 11 yaşından beri çocuklar için dergilerde yazı yazan biri olarak, bir yerlerden başlamak istedim.

- İlk kitabınızı neden böcekler hakkında yazdınız?
- İnsekta serisi böcekler hakkında değil. İlk kitabı "Armoni'yi Bulmak" olan bu serinin konusu; böcek fobisi olan 12 yaşındaki Selin'in, çirkin bulduğu için önyargıyla yaklaştığı bu minik hayvanların gizemli ve renkli dünyasını keşfetmesi ve önceden korktuğu bu hayvanlarla dost olması. Selin'in sıradan yaşantısı korkusuna rağmen yardım çağrısına duyarlı olmasıyla tamamen değişiyor.

- Yazarlık adına bundan sonraki hedefleriniz neler?
- Heyecanlı, aynı anda birçok konuya meraklı ve bu nedenle kitap okumakta seçici çocukları kitapsız bırakmamak en büyük hedefim. Onları eğitilmeleri gereken "küçükler" olarak gören ve mesaj bombardımanına tutan kitapların aksine, zaten bildikleri bir takım değerleri farklı boyutlarda görmelerine ve eğlenerek hayatlarına dahil etmelerine yardımcı olmak istiyorum. Bu arada, kendi kütüphanemi de genişletmiş olacağım. İnsekta diğer kitaplarıyla devam edecek. Daha iyi yazmak adına; yaşadığım şehir olan Montreal'de üniversitelerde çocuk yazarlığı ile ilgili derslere, çocuk yazarları derneklerine, yazarlık ve kitaplarla ilgili festivallere ve kurslara katılıyor, yabancı dillerimi geliştiriyorum.

- Yazmak dışında en çok neler yapmayı seversiniz?
- Ormanda yürüyüş yaptığım günler hep çok güzel geçer. Erken kalmayı, parklarda pazar sabahı pikniği yaparak uzun saatler geçirmeyi, yorulana kadar bisiklete binmeyi, dedektif filmleri ve çizgi film izlemeyi, bilgisayar oynamayı, farklı sebzeleri deneyerek yemekler uydurmayı, maillerime bakmayı ve chat yapmayı severim. Kukla yapmak ve işe yaramaz, kırılmış eşyaların ilginç parçalarıyla yeni objeler üretmek çok keyiflidir. Ayrıca ben ve iki kedim koltukta oturup, bahçede ağaçlara tırmanan sincapları ve komşunun arada sırada bahçeye çıkan kedisini gözlemlemeyi çok seviyoruz.

- Sizi en çok etkileyen çocuk yazarları kimler?
- Yazar olmayı aklımda devleştiren iki kitap vardır: Gülten Dayıoğlu'nun "Suna'nın Serçeleri" ve William Faulkner'in "Dilek Ağacı" kitapları. Çocukken çok fazla kitap okuyordum. Ancak bu iki kitap içimde o denli yankılanmıştı ki, hayatımda ilk kez kitapların yazarlarıyla ilgilendiğimi hatırlıyorum. O zamandan bu yana, okuduğum her iyi kitabın yazarına da derin bir hayranlık ve minnettarlık duyarım.

Mayıs - Haziran 2010