|
İlyas
Halil
ve Onun Hayal Dünyası….
İlyas Halil'in
ilk kitabı "Hal ve Hayal" 1951'de yayınlanmış.
Sonra 1953'te "Mürdüm Dalı", sonra
"Emerson'dan çeviri şiirler" 1954'te.. O dönemin
son kitabı "Yalandır Herhalde" 1959'da yayınlanıyor.
Sonra uzun bir
suskunluk dönemi giriyor araya.
1930 Adana doğumlu,
çocukluk ve ilk gençlik çağlarını Mersin'de geçiren İlyas Halil,
1964 yılında Kanada'ya göç ediyor ve Montreal'e yerleşiyor...
Uzun bir suskunluk dönemi yaşıyor ama, İlyas Halil yine şiir
düşünüyor; bu arada düzyazıya, öykülere vuruyor kendini...
Ve 1983'ten
itibaren öykü kitapları ardı ardına sökün ediyor... Demek ki bu
süre içinde pek de suskun durmamış... Hep üretmiş, hep üretmiş İlyas
Halil.
Şiirlerinde,
öykülerinde dünya var; şiirlerinde, öykülerinde inceden bir gülmece
var İlyas Halil'in... Öykülerinde bir kuyumcu titizliğiyle
işlediği dil Güllü'yü anlatır, Ali'yi, Rıza'yı anlatır... Sonra
Ohannes'i, Niko'yu, Mariya ya da Emili'yi ezgiler... Ezgiler diyorum;
çünkü, öyküleri de şiirseldir ve şiir kendi ezgisini getirir…
Şiirlerinde,
öykülerinde dünya var dedik. Bir bakarsınız Montreal'in güzü, kışı
girmiş, bir bakarsınız Avrupa'nın nemli havası, Amerika illerinden
Latin yelleri eser... Ya da bir bakarsınız Arabistan çöllerinin
yakıcı sıcağı savurur sizi...

Ama ille de
ille, tüm bu evrenin renkleri, sevecen bir Anadolu / Akdeniz duyarlılığıyla,
binlerce yıldan günümüze balkıyan Anadolu bilgeliğiyle ışınlarını
saçar. Saydım bu konuşmamı hazırlarken; İlyas Halil'in değişik
dillere çevrilmiş olanlarla birlikte 20'yi geçmiş kitapları. Bunlardan
bazılarını sayarsak; Körler Bahçesi, Çıplak Yula, Dört Damla
Bahar Yağmuru, Altmış Beş Yıl Beklemek Gerek, Sarhoş Çimenler, Agap
Çiçeği, Gâvur Aşevi, Chagall Yıllarım.. vb...
Kitapları, İngilizce'ye,
Fransızca'ya, Yunanca'ya, Arapça'ya çevrilmiş; bir öyküsü Çince
yayınlanmış, bir şiiri de Ukrayna dilinde şarkı olarak söylenmiş...
Onun için derim ki, İlyas Halil bizi, evrenin neresinde olursak
olalım, bizi, insanı anlatır, insanı ezgiler...
Başka bir değerli
eğitimci ozan ve yazarımız şunu söyler; "Bilimde, teknolojide
ne denli çok insan yetişirse yetişsin, ne denli yetkin olunursa
olunsun; eğer o bilim adamı, teknoloji uzmanı, sanattan, şiirden,
yazından, uzaksa, hep bir yanı eksik kalır."
Dolayısıyla
evet, sanat, şiir, yazın, hayal evreninizi çoğaltır, varsıllaştırır...
Önyargılardan arıtır; böylece öbürünü anlamaya, sevmeye başlarsınız...
Hayal, kişioğlu ya da kızının eldekilerle yetinmemesini, daha iyi
bir dünyaya ulaşma özlemi içinde, daha güzel, daha eşitlikçi bir
evren kurmaya yönlendirir....
İşte tüm bunları
bizlere düşündürdüğü için, çevrenimizi açtığı için, İlyas Halil'e,
'hayal dünyanı bizlerle paylaştığın için sağ ol, var ol' diyoruz...
Daha çok ezgi, daha çok öykü... daha çok evreni güzelleştirecek,
gerçekten hayale, hayalden gerçeğe yapıtlar bekliyoruz...
Gönlünün ışığı,
kaleminle bizleri de aydınlatmaya devam etsin!...
Ömer F. Özen
21 Aralık 2008, Pazar,
Mile-End Kitaplığı, Montreal
Ocak 2009
|