EKİN / YAZIN / SANAT


Şiirle yolculuğa çıkmak

ÖMER F. ÖZEN

Kanada'nın doğusu bugünlerde yoğun kış koşulları yaşıyor. İş dünyası, yaşam telaşı, yoğun koşturma içindeki kişioğlu ve kızları, bu bildikleri, ama hep bilmezden gelmeyi yeğledikleri koşulları yeni yaşamaktaymışçasına yakınmalarla geçiriyorlar.... Bir bakıyorsunuz, koşturma ile geçen yaşam, doğanın koyduğu yasa ve koşullarla bir anda yavaşlamaya başlıyor.

Bu zor kış koşullarında ekmek, ısınma, sığınacak bir kovuk bulamayan canlıların acısını ta içinizde duyarak kendinizi dizelerin koynuna atasınız geliyor...

Ve elinize bir Metin Turan duyarlığında asi çamların, beyaz örtülerin kapladığı bir ılık pınar dolanıyor, gönülleri ısıtıyor.

Daha ilk sayfasında bakın neler diyor:

"geç kaldım diyeceksin kendine / solgun bütün mevsimleri unutup / başladığın her yeni yolculukta / insana akacaksın böylece"

Dışarıda kar serpiyor. Umudun, karşıdaki ağaçta çığlık çığlığa öten kuşların ısınacak bir sığınak bulduğu...

Sonra 'Türkiye Minesi'ne giriyorsunuz bir ucundan:
"ben olduğumu bilesin diyedir çiçek adları ezberleyişim / bütün dağlarını dolaşıp yurdumun, gözleri efsunlu kız / adına nergiz derişim // en yıllanmış şarabını ulaştırmaya çalışıyorum / bütün kayalıklarını gezip mardin'in / antakya'nın bütün portakal bahçelerini / akçam ormanlarını ardahan'ın / selvide dal verişim // güz mevsimiyle çoğalan ahlat yemişleri gibidir elbistan / ele vermez, sakınır böğründekini / ondan umarsızdır yada yabana / geç kapatır yaralarını, düşmezse teri toprağa/

Şiir olmazsa, öykü olmazsa kişioğlu ya da kızının yaşamında, yaşamı anlamak maddesel bir yaşamda hep eksik kalıyor. Yaşamı bir inceden anlamak ve o yaşamın her anını duyumsayarak, tadına vararak yaşayabilmek... kişioğlu ya da kızının gönlünün kıpır kıpır edişiyle bir değer, bir anlam kazanabiliyor.

Metin Turan, kişioğlu ve kızının gönlüne, içine işliyor... Anadolu yollarında gezinirken evreni buluyor ve içinde insanı tanıtıyor kendine...

Yeni şiir kitabı 'sokaklar kentler ülkeler'de yolculukları dile, dizeye getiriyor.. Kişioğlu ve kızı sokakları, kentleri, ülkeleri gezinirken, kendi iç dünyasına yolculuğa çıkıyor...

Metin Turan'ın 'sokaklar kentler ülkeler'i bir anda okuyucuyu sarıyor.

Metin Turan. Fotoğraf: Ömer Özen

Kars, Kağızman doğumlu Metin Turan'ın inceden işlediği ürünler daha önceleri Yazko Somut, Oluşum, Yarın, Günümüzde Kitaplar, Yeni Sanat, Varlık, Cumhuriyet Kitap, Damar, Berfin Bahar, ODTÜ Halkbilim, Kül Öykü gibi dergilerde yayınlandı. Yayın dünyasının eylemsel olarak içinde yer alan Metin Turan, 'O Şehr-i Edirne' şiiri ile 2003 yılında Makedonya Cumhuriyeti, Çalıklı Bahar Şenlikleri Şiir Birincilik Ödülünü, 'Suları Islatan Mecnun' kitabıyla da 2004 yılında Ruşen Hakkı Şiir Birincilik Ödülünü aldı.

Metin Turan'ın şiirleri Almanca, Bulgarca, Lehçe, Romence, Ukraynaca ve Rusça'ya çevrildi.

Metin Turan'ın Mart 2007'de yayınlanan 'sokaklar kentler ülkeler'iyle kendi iç evreninizde gezinirken dış güzelliklerin de ayrımına varacaksınız.

Sözü Turan'ın 'Bulutların Dilinden'i aktararak bitirelim:
"siz bahar bekliyordunuz işte yaz / değiştirdikçe keyfinize göre değişti iklimler de / şimdi ağlama sırası sizde/ silikon bedenleriniz, sentetik aşklarınız gibi dualarınız da // yağmurumu geri istiyorum"

Kanada'dan bir dolu kar göndersek olur mu sevgili Metin Turan?


sokaklar kentler ülkeler / Metin Turan / Şiir / Kül Sanat / 60 sayfa. ISBN 975-978-8996-61-2

İsteme adresi: Kül Sanat Yayıncılık, Meşrutiyet cad. 48/19 Kızılay, Ankara
0 312 431 34 72 kulsanat@kulsanat.com

Aralık 2007