Gösteri - Anma

Nâzım Hikmet her zaman olduğu gibi, insanlık için bir umut simgesi olmayı sürdürüyor.

İnsanlığın bulutlu gökyüzünde bir yıldız: Nâzım Hikmet!..

NİCOLE GAGNON

İSTANBUL - İstanbul Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda, 15 Eylül akşamı büyük ozan Nâzım Hikmet'in yüzüncü doğum yıldönümü onuruna bir konser verildi.

Şiddetli yağmur tehditince caydırılamayan kalabalık izleyici topluluğu içinde erime ayrıcalığını elde ettiğim "Yedi Tepeli Kentim"in serin bir eylülünde, şurda burda birkaç yıldızın delmiş olduğu kalın bir bulut tabakası altında, büyüleyici bir etkinlik gerçekleşiyordu. Genç ve çok yetenekli bir besteci / yorumcu Fazıl Say'ın, 'Nâzım' adını verdiği yapıtı kutsal bir sessizlik içinde başladı. Bu yapıt için seçilen şiirler beş bölüme ayrılmıştı: "Gençlikte", "Hapishanede", "İnsan Üzre", "Memleket Üzre" ve "Final".

Naci Özgüç yönetiminde İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, TRT Ankara Çok Sesli Korosu, Devlet Çok Sesli Korosu ve Üç Çocuk Solist ve Piyanist İbrahim Yazıcı, Fazıl Say'ın yapıtını büyük bir ustalıkla yorumladılar. Eşsiz ve bir o kadar da güçlü müzik, Nâzım Hikmet'in dizelerinde bulduğumuz çeşitli ve etkili ruhsal durumla inanılmaz güzellikte örtüşüyordu. Ezgiler, ayrıca çekici olduğu kadar sevimli Sertab Erener ve duygulu sesiyle bariton Güvenç Dağüstün tarafından yorumlandı.

Bu arada beni en çok büyüleyen, ünlü oyuncu Genco Erkal'ın Nâzım Hikmet'in yedi şiirini ustaca okuması oldu. Türkçede hiçbir zaman böylesine duyarlı, sade ve bu denli canlı biçimde şiir okunduğunu duymamıştım. Genco Erkal gerçekten çok üstün ve büyüleyici. Başarısı öylesine güçlü ki, bu size dizelerini yazarken Nâzım Hikmet'in yanında olduğunuz izlenimini veriyor...

Büyük ozan Nâzım Hikmet ise, her zaman olduğu gibi, insanlık için bir umut simgesi olmayı sürdürüyor. İletisi hiçbir zaman olmadığı ölçüde güncel!

Nâzım Hikmet eşitlik ve hukuk kavgasını yıllarca süren hapislik ve sürgünle ödedi. Şimdi, öylesine çok sevdiği topraklardan uzakta, Moskova'da yatıyor...

Ekim 2002