 |
| BAŞAK
SEREN MUYAN / GÜLEN İNSANLARIN DİYARI SİNGAPUR -2- |
Singapur: Uyum İçinde
Bir Masaya Oturan Uluslar
 |
| Ünlü
alışveriş merkezi Orchid Caddesi'nde. |
Orchid Caddesi'nin
üzerindeki devasa rengârenk davetkâr alışveriş merkezleri Singapur'a
gelen bayanların gözdesiyken değişiklik arama isteğiyle yanıp tutuşarak
aralarda kalmış pasajlara girip çıkmaya başladım. Sonunda bir pasajın
sonuna doğru yürüdüm. Elektronik eşya satan pasajın sonunda kocaman
bir "Asya Mutfağı" olduğu kimin aklına gelirdi?
Yuvarlak alanda
yan yana sıralanan Endonezya, Japonya, Tayland, Kore, Çin, Hindistan
mutfakları ve birbirine karışan balık, pirinç, baharat kokuları
ile orta alandaki tıka basa dolu masalarda büyük bir iştahla yemek
yiyen insanlar açlığımı hatırlattı.
Derin kapların
içindeki koyu renkli sularda yüzen balık, hamur, karides parçacıkları;
çubuklarla yenilen baharatlı ve sebzeli yöresel erişteler, buharda
pişirilmiş yağsız pilavlara sallanan kocaman kaşıklar!
Japon mutfağında
karar kıldım. Kenarı kırık plastik bir tabaktaki soslu balığın yanına
kocaman tencereden buharda pişirilmiş yağsız, tuzsuz pilav koyuldu
mu yemeğim hazır olmuştu!
Çubukla yemeyi
bir türlü beceremediğim için çatal ve kaşıkla iştahla önümdekileri
yemeye başladım. Balığın üzerindeki tatlı sosun neyden yapıldığını
bir türlü anlayamasam da büyük bir iştahla yemeye devam ediyordum.
Masada yanıma oturan Hintlilerin yemeğinden gelen köri kokusu ile
balığımın kokusu orta noktada buluşunca Singapur'un özetini çıkardım.
Uyum İçinde
Bir Masaya Oturan Uluslar!
 |
| Singapur'da
birliği simgeleyen anıt; Malaylar, İngilizler, Hintliler, Çinliler... |
Singapur'dan
ayrılış günümüz gelmiş çatmıştı! Tayland'ın Phuket Adası'na uçacaktık!
Önceki Tayland gezilerimde iki kez sayfiye kenti olan Pattaya'ya
gitmiştim; Phuket'e gitmediğimden nasıl bir yerle karşılaşacağıma
dair merakla uçuşun bitmesini ve toprağa ayak basıp hücrelerimin
çekirdeğine kadar bu adayı yaşamak istiyordum!
Uçak alçaldıkça
bulutları atlatıp yeryüzüyle göz göze gelmiştim. Yeşillikler bana
hafifçe sağa sola sallanarak selam veriyordu sanki!
Toprağa ayak
basmamla sıcak hava dalgasının omzumu okşaması bir oldu. Hava sıcaktı
ama Singapur'daki kadar bunaltıcı bir sıcak yoktu. Aksine çok dostane
ve yumuşacık bir sıcaklıktı.
Otobüsümüze
binip otelimize doğru giderken sürekli yokuş tırmanıp indik. Phuket,
dümdüz bir arazi üzerinde olmadığı için tepeye yol yaparak kıyılarla
bağlantıyı sağlamışlar, doğal olarak da sürekli inişli çıkışlı yollarda
lunaparkta dönme dolaba binmiş gibi hissediyordu insan kendini!
Phuket'in gece
hayatı en hareketli olan kıyısı Patong'taki otelimize varmıştık.
Otel odamıza dışarıdan gelen birbirine karışmış müzik sesleri nedense
beni rahatsız etmedi. Sihirli bir el beni anında ve tam olarak tanımadan
Phuket'in etkisi altında bırakmıştı. Aşk da böyle bir şey değil
miydi? Karşındakini tanımadan anında ve nedensiz aşık olmuyor muydun?
Ben de Phuket'e anında vuruldum!
Sabah kuş seslerine
güneşin güleç yüzü eşlik etti. Sanki Güneş kulağıma fısıldıyordu:
"Bu güzel Phuket gününe ne kadar erken başlarsan o kadar
mutlu olursun..."
 |
| Maya
Koyu'nda denize girenler... |
Yemyeşil dağların
masmavi denizle birleştiği, sahillerde cıvıl cıvıl insanların güneşlendiği
ve denize girdiği anlar bir kez daha, bir kez daha, kısacası sonsuz
kez daha yaşansa doyulmazdı!
Gece ise Phuket
ayrı bir kostüme bürünüyordu. Batıdan gelen erkeklerin yanında Taylandlı
mini mi mini kızlar yer alıyor, kimi yürümekte bile zorluk çekecek
kadar yaşlı olan adamlar torunu yaşındaki kızları baston niyetine
kullanırcasına ellerini onların omuzlarına koyup gençliklerini hatırlayarak
gülücükler saçıyorlardı.
Transseksüel
olmak Tayland'da hiç yadırganan bir durum olmadığından adım başı
onlara rastlamak ise gecelerin vazgeçilmez görüntülerini oluşturuyordu.
Sosyal hayatta ötekileştirilmeyen transseksüelleri manav, müşteri
temsilcisi, kasiyer olarak görmek sıradan bir olaydı.

Girdiğim bir
hızlı yiyecek dükkânındaki kasiyeri asla unutamayacağım. Göğüs yaptırmış
ama herhalde para kazandıkça değişimine devam edecekti ki, erkek
kıyafeti giyerek kasada oturmuş, dudaklarının üzerindeki uzamaya
başlayan bıyık uçlarıyla tıraş gününün geldiğini saklamaya çalışırcasına
gülümsüyordu.
Bu Kadar
Güzel Olmak Zorunda mısınız Birader?

Phuket'e gelip
de Simon Cabaret görülmeden gidilir miydi? Yıllar önce Pattaya'da
gittiğim Alkazar Show'a benzeyen bu gösteriyi izleyerek belki de
nostalji yaşamak istemiştim. Tüm oyuncuların transseksüel ve homoseksüellerden
oluştuğu bu gösteri her akşam iki seans olarak tekrarlansa da bilet
bulmak inanılmaz zordu. Bir gün öncesinden rezervasyon yaptırmadıysanız
vay halinize!
Tıka basa dolu
salonda neredeyse merdivenleri de seyircilere koltuk diye satacaklardı.
Böyle bir şey olsa kimse de şikâyet etmezdi ya!
 |
| Simon
Kabare yıldızlarıyla... |
Rengârenk kıyafetler
giymiş, yüzleri bebekleri kıskandıracak orantıda, bacakları sütun
gibi transseksüeller Hint müziği ile danstan, Tina Turner taklidine,
Çin Halk Dansı'ndan Barbie bebek komedisine kadar çeşitli sahnelerle
seyircilere unutulmaz iki saat yaşattılar.
Gösterilerini
interaktifleştirmek adına arada bir sahneden inip erkek seyircileri
öpüyor, kucaklarına oturuyor ve salondakileri kahkahaya boğuyorlardı.
Gelecek
sayı:
Phi Phi Yolunda Allah Sonumuzu Hayretsin!
GÜLEN
İNSANLARIN DİYARI SİNGAPUR - 1
Temmuz 2010
|