GEZİ YAZILARI
BAŞAK SEREN MUYAN / BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ -2-


O Yasak, Bu Yasak!

Birleşik Arap Emirlikleri'nin diğer bir eyaleti olan Şarca'ya doğru yolumuza devam ederken gökdelen üzerine gökdelen görmek beni epey yormuştu.

Rehberimiz, "Dünyanın en büyük gökdeleni Burç Arap sağımızda, 870 küsur metre uzunluğa sahip" bilgisini verdikten sonra uzunluğundan dolayı kameramın kadrajına sığmadığı için bu devasa yapının fotoğrafını çekmekten vazgeçtim. Birden uykunun kolları çok sıcak geldi. Bu kollara kendimi bırakmaktan başka seçeneğim yoktu.

En Güzel Deniz Henüz Girilmemiş Olandır!

Gözlerimi açtığımda gökdelenlerin yerini birkaç katlı binalar almıştı. Sokakta Dubai'deki gibi kadın ve erkeğin eşit biçimde dağılmadığını, erkeklerin çoğunlukta olduğunu fark ettim.

Şarca'ya geldiğimi anlamıştım. Gelmeden önce bu eyaleti araştırmış ve Birleşik Arap Emirlikleri içindeki 7 eyaletten en katı kurallara sahip olduğunu öğrenmiştim. Alkol yasak, denize girmek yasak, mini şort ve mini penye giymek ise hayaldi!

Uyandıktan çok kısa bir süre sonra otelimize varmıştık. İki katlı villalardan oluşan ve her katta iki odası olan otelimizi ilk görüşte sevmiştim. Bavullarımız odamıza taşındıktan sonra oteli keşfe çıktım. Okyanusta girdaba kapılmış bir kaptan gibi havuz ve şezlong beni kendine çekti.

Otel, konsolosluk gibi dış dünyadan ayrı, ana kucağı gibi güvenliydi. İstanbul'un Ocak ayının dondurucu soğuğuna inat, çölün ortasında yaratılan yaşam alanında güneşin sıcak ellerine bedenimi emanet ederken oyuncak alınmış küçük bir çocuk gibi sevinçliydim!

Kendime gelip de otelden çıkmak istediğimde odamda kıyafet üstüne kıyafet değiştirdim. Aynada yansıyan görüntüme bakarken eteğimin biraz kısa olması ya da kollarımın biraz açık olması surat asmama neden oluyordu. Sonunda rengârenk çiçek desenli uzun elbisemi giymeye karar verdim. Otelden çıkmadan önce Mısırlı resepsiyoniste kıyafetimin dışarı çıkmak için uygun olup olmadığını sordum. Olumlu bir cevap alınca "arazi keşfi" için dışarı çıktım.

Hep bir şeyleri yasaklayan tabelalarla dolu sokaklardan geçtim. Denize girmek yasak, hız yapmak yasak, alkol yasak... Fakat kolsuz elbise giyen turist kızları görünce kıyafette kapalılık konusunu abarttığımı anladım.

Nazım Hikmet'in "En güzel deniz henüz girilmemiş olandır" dizelerinin canlı kanıtını Şarca'da buldum. Mavi ile yeşil tonlarının bir araya gelmesiyle içleri açan, Allah'ın yarattığı engin denize girmenin yasak olduğu Şarca'da bu girilmeyen denizin dünyanın en güzel denizi olduğunu Arapların bilip bilmediklerini sordum kendime. Acaba Nazım Hikmet, Şarca'da girilmesi yasak olan bu denizi görüp de mi o güzel şiirini yazmıştı?

Denizin köpüklü yumuşak dalgaları kıyıyı okşar gibi gidip gelirken yanında gökkuşağını kıskandıracak çeşitlilikte renkleri barındıran midyeleri de getiriyordu. Sokakta sürekli sesli sesli yere balgam atan bir milletin bu midyelerin güzelliğini görmediklerinden bunları toplamadıklarına hiç şaşırmamıştım…

Küresel Memleket

Birleşik Arap Emirlikleri'nde Araplar Ari ırk sayılıyordu sanki... Arap erkekler bembeyaz uzun entarileriyle son model arabalarla gezerken, Arap kadınlar da onlardan aşağı kalmayıp siyah çarşaflara bürünmüş hâlde geziyor, çılgıncasına alışveriş yapıyor ve "dünyanın" tadını çalışmadan çıkarıyorlardı.

Şubat 2010

SÜRECEK

BAŞAK SEREN MUYAN / BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ -1-