Ömer F. ÖZEN
Dil Yarası


Bir Kitap: Ana Sütüm Türkçe

Bu ayki yazımda dille ilgili bir kitaptan söz etmek istiyorum.

Bir dil, Türkçe duyarlısı Mehmet Ali Sulutaş, değişik sivil toplum örgütleri içindeki toplumsal eylemlerinin yanında kendini Türkçe'nin sağlıklı kullanımına da adamış bir sevgili dosttur.

Bilgi iletişim ağında kurmuş olduğu haberleşme ağındaki yazışmalarda nerede dilin yanlış kullanımını görse dokunmadan edemeyen bu dokunmalarını ve dokundurmalarını da kendisinin 'öbek' adını verdiği haberleşme ağında diğer kullanıcılarla üleşmeyi de seven bir kişidir Mehmet Ali Sulutaş.

İşte bu bilgi iletişim ağındaki yazışmalarından dile ilişkin olanlarından seçtiği iletileri kitaplaştırmış.

Kitaba da bizim daha önce tanışmış olduğumuz güzel bir ad koymuş: Ana Sütüm Türkçe.

Bizim Anadolu'nun sürekli okurları bilirler; dil uzmanı, eğitimci, yazar ve ozanımız Osman Bolulu'nun köşesinin adı Ana Sütüm Benim: Türkçe'dir. Aynı zamanda bu başlık Osman Bolulu'nun çok eski ama eskimeyen bir şiirinin adıdır.

Mehmet Ali Sulutaş, bilgi iletişim ağının yaygınlaşmasıyla dil bilincinden uzaklaşmış, Türkçe'yi sağlıklı kullanmayan zaman zaman basın-yayın adamlarına, zaman zaman bir bildiri yayınlayan sivil toplum örgütlerinin söz konusu bildirilerde kullanmış oldukları dil yanlışlarına dikkat çekiyor. Bazan da yanlış kullanımlara ya da yabancı sözcüklere karşılık öneriyor.

Bilgiiletişim ağı üzerinde dil konusunda bu yazışmalara ve tartışmalara da yer veren Mehmet Ali Sulutaş, duyarlı bir dil kullanıcısı olarak ulaşabildiği herkese dilin, bizim konumuz olan Türkçe'nin sağlıklı yazılıp konuşulmasının sürekli kavgasını veriyor.

Dilimizde Farsça'dan, Arapça'dan uzak yakın dillerden ya da Anadolu halklarının dillerinden geçmiş, kullanıla gelen bazı sözcüklerin kökenlerini, nereden geldiklerini de araştırıp okurun bilgisine sunan Mehmet Ali Sulutaş, dille birlikte ülkenin ekinsel gelişimine göndermelerde bulunuyor ve yanlış kullanılan sözcükler, yabancı dillerden alınan ve Türkçe'de gelişigüzel kullanılan sözcükler dolayısıyla bir ekinsel aşınmaya da dikkat çekmiş oluyor kitabıyla.

Mehmet Ali Sulutaş'ın Ana Sütüm Türkçe kitabından kısa bir alıntıyla bitirelim yazımızı: "İstanbul, Yeşilköy Atatürk Havalimanında, allı pullu İngilizce yazılmış tanıtım yazısındaki; "... Şiş Kebap ve Rakı Dünyası Türkiye'ye Hoş Geldiniz..' deyiminin anlamını irdelemeye çalışırken. havaalanı sesli duyuru aygıtından bir erkek sesi bağrıyordu, "314 nolu geyte gelmeleri rica olunur," diye. Acaba '... numaralı kapıya...' demek daha mı zor? Ya ortalıkta gezinen genç yolcu salonu görevlilerinin kullandıkları dile ne demeli...

"O beni önce restorana (lokantaya), sonra da bir şova (gösteriye) götürdü. Şovmen (gösteri yapan) acayip (olağandışı) performansıyla (gösterisiyle) resmen şov yaptı". Yanıt: "Kariyer (meslek) sahibi olmadan şov yapıyorlar, ortaya çıkıp spekülasyon (vurgunculuk, kuramcılık, nazariyecilik) yaparak etik (ahlaki) olmayan polemik (dalaşma) yaratıyorlar". "Evet, çalıp söyledikleri şansonlarla (şarkılarla) da insanı detone (ahenkdışı) ediyorlar"..."

Ana Sütüm Türkçe,
M. Ali Sulutaş, Etik Yayınları, İstanbul
ISBN 978-975-8565-53-5


Kasım 2008

Önceki Yazılar:
Devlet Orunlarındaki Türkçe
Beynimizin Çapı, Dilimizin Çapı
Dil Devrimi'nin 80 Yılı, İngilizce'nin Sayrılığı
Yazarken Yaptığımız Yanlışlar
Boynumuzun Borcu
Eşanlamlı Sözcükleri Kullanmak
Dilin Varsıllığı mı?

Hoş Geldin Türkçe!
Dilde Yanlış Kullanım Örnekleri
Türkçesi varken
Ulusaldan Evrensele
Dog-Shop...
'Dilini Değiştirmelisin'
Dilin Varsıllaşması Kullanmakla Olur
Bırakmak, Dökmek
70. Dil Bayramı Buruk
İnternetin Dilimize Ettikleri
Türkçe Düşünebilmek
Dil Bir İletişim Aracı