Ömer F. ÖZEN
Dil Yarası



Beynimizin Çapı, Dilimizin Çapı


Dil bir düşünüş dizgesidir.

Aynı zamanda yazar, ozan ve dil uzmanı olan değerli bir eğitimcimiz, "Beyninizin çapı, dilinizin çapı kadardır!" demişti.

Ben buna bağlı olarak özgürlüğü şöyle tanımlamak istiyorum: "Düşünebildiğiniz oranda özgürsünüz!.."

Görüldüğü gibi dil, düşünce ve dolayısıyla toplum-birey özgürlüğü birbiriyle bağlantılıdır.

Özgür olarak düşünebilmek için dilde kendinizi uçsuz bucaksız evrende anlatabilmeniz, olayları ayrıştırabilme yetisi edinebilmeniz gerekmektedir. Günü kurtarmak için herhangi bir kavram genişlemesine olanak tanımayan gözde ödünç sözcükleri sık kullanmak ve / ya da başka bir dilin terkisine binmek ve kendi anadilinden uzaklaşmak, bir düşünsel çevren (ufuk) daralmasına neden olur.

Burada sözünü ettiğim 'gözde ödünç' sözcükler genelde kendi dilimizde olmasına karşın, onun yerine yine başka bir dilden apartılan ve bilinçsizce kullanılan sözcüklerdir.

Bu bağlamda ülkemizdeki dil kargaşasını daha çok bu sözcükleri kullanmaya çalışan, bilgili görünmeye çalışırken, karşısındaki kişiye derdini anlatamayanlarda görüyoruz.

Sürekli yinelediğim gibi, kitle iletişim araçlarının büyük sorumluluğu vardır ülkenin böylesine bir dil ve düşünüş kargaşası yaşamasında.

Türkçe'de yazı diliyle konuşma dili arasında yönümüzü döndüğümüz Batı dillerindeki gibi ayrım yoktur.

Dilimiz gelişmeye, türetmeye en açık dillerin başında gelir.

Önemli olan tembellikten uzak ve dili gerektiği gibi kullanıp çevrenimizi olabildiğince genişletmektir.

Örneğin bir yazı içinde, özellikle aynı tümcede bir sözcük kullanıldığında onun anlamdaşı ödünç bir sözcüğü kullanmayı bazı kesimler varsıllık sayıyorlar.

Bu bazı alışkanlıklardan kurtulamamaktır.

Bir çok yazımda söz ettiğim gibi, aynı sorunlar sürdüğünden bunları yeniden gündeme getirip Kanada yaşamına yönelik anımsatmalarda bulunmak istiyorum.

Örneğin bir 'downtown' sözcüğü dilimize pelesenk olmuştur.

Özellikle İngilizce konuşanlarımızın bildiği gibi, bu deyimin 'aşağı kent, kasaba, semt' gibi bir anlamı var. Türkçe'de kullanılan böyle bir kavram olmadığı gibi, Avrupa dillerinde de yoktur.

Bu deyim doğrudan doğruya Kuzey Amerika ekinsel gelişimi içinde kullanılagelmiştir.

İlk yerleşimciler alışveriş yaptıkları yerleri daha çok deniz ve ırmak kıyılarına ve yerleşim birimlerini ise daha yüksek yerlere kurduklarından, buraları herkesin buluşabildiği bir merkez olmuştur. Bunun için de, konumu dolayısıyla 'aşağı kent', 'aşağı kasaba' gibi anlamlara gelen 'downtown' deyimini uygun görmüşlerdir.

Yukarıda dediğim gibi Türkçe'de böyle bir kavram yoktur. Türkçe'de 'çarşıya inilir', 'çarşıya gidilir'.

Ancak ille de kullanacaksak, bunu tanımlayabilecek bir deyim olarak 'kent merkezi' daha uygun düşer. O da görecedir ya, en azından anlağımızda bir kavram oluşturmaktadır.

Çünkü neresidir tam olarak kentin merkezi, nereye göredir bu? Pek bilinmez…

Bazan yabancı haber ajanslarında, örneğin İstanbul'daki bir olaydan söz ettiklerinde, 'downtown' diye Taksim, Beyoğlu'nu verirler.

Halbuki Taksim, Beyoğlu denizden oldukça yukarıdadır.

Bu kuşkusuz, bu ajanslarda çalışan çevirmenlerin ya da haberleri yazan çalışanın yetersiz çevirisidir.

Eğer bir 'aşağı kent'ten söz etmek gerekirse, bu daha çok Sirkeci, Karaköy gibi semtler olmalıdır.

Anımsatmalarımızı sürdürelim:

Metro, otobüs, tren, bisiklet, uçak vb alınmaz....

Metro, otobüs, tren, bisiklet, uçağa binilir...

Kahve, çay, içki alınmaz...

Kahve, çay, içki içilir....

Türkçe konuşurken daha duyarlı olmalı ve çocuklarımıza da bu şiirsel dilimizi sağlıklı aktarmalıyız...

Ne demişti eğitimci yazar ve ozanımız?:

'Beyninizin çapı dilinizin çapı kadardır!'

Bu çapı genişletelim mi?


Eylül 2008


Önceki Yazılar:

Dil Devrimi'nin 80 Yılı, İngilizce'nin Sayrılığı
Yazarken Yaptığımız Yanlışlar
Boynumuzun Borcu
Eşanlamlı Sözcükleri Kullanmak
Dilin Varsıllığı mı?

Hoş Geldin Türkçe!
Dilde Yanlış Kullanım Örnekleri
Türkçesi varken
Ulusaldan Evrensele
Dog-Shop...
'Dilini Değiştirmelisin'
Dilin Varsıllaşması Kullanmakla Olur
Bırakmak, Dökmek
70. Dil Bayramı Buruk
İnternetin Dilimize Ettikleri
Türkçe Düşünebilmek
Dil Bir İletişim Aracı