|
Yanlışım
bu; itirafımdır!
Ne
zaman yakınlaştımsa / ittiniz / ve ne zaman / geldimse / gittiniz
/ siz hep büyük / ve önce / idiniz / gerçekten öyle oldu / önce
siz bittiniz...
Koltuğa
gömülmüş bitkinlik içerisindeyken aklıma geldi Özdemir Asaf'ın şiiri.
İçerde
birikmiş tabakları, bardakları düşündüm. Sırası mıydı şimdi? Nerden
gelmiştim bu düşünceye? İlk durak hüzünler olmamalıydı. Böyle bir
yalnızlığı -hayır- yabancılaşmayı istememiştim.
Boğuluyorum.
Yaşamı bir acının umarsız yalnızlığında düşlerdim. Bu sıradanlığın
çirkin kaosunda değil.
Sokağa
fırladım, bütün yıkanacakları geride bırakarak. Kardaki ayak izlerimi
gözledim. Sizinle, sessiz yan yana yürüdüğümüz sokakları arşınladım.
Köşedeki evde nergis kokusunu aradım. Çalışınızı hatırladım. Eve,
size dönmeyi göze alamıyordum. İçimdeki sizi öldürmeyi dahi beceremiyorum.
Belki de hiç öldüremeyeceğim bir canavar yarattım. Korkum buydu.
Sizi yabancı bir kimliğin, hiç var olmamış dostluğunda terk etmeyi
kendime yediremedim.
Hatırlar
mısınız? Hayattan çalınmış bir gün sanmıştık; - oysa yine hayatın
oldu- bir gece fitil gibi sarhoş olana dek içmiştik. Basit ruhların
yalnızlık anıları içerisinde debelenip durduğu bir geceydi. Bizler
de sıradan -kabullenmesek de- bir hayat yolcusuyduk. O gece daha
önceki gecelere benzemiyordu. Yalnızlığımı verdiğim kararlar yonttu.
Bunda ne siz, ne de hayat var.
Durmaksızın
'o gece'yi anımsamak istemiyorum. Bir gecenin düşlenip sabahın iç
ezgisiyle hatırlandığı o gece; neden hep ansızın kendi kadar büyük
oldu içimde, bilemiyorum. O müthiş finali şimdi mi keşfettim? Ah!
Ne de sarhoş olmuştuk! Sanmam unutasınız... Beraberliğimizin ganimeti,
şimdi yalnızlığımızın sarhoşluğu oldu. Bak, -başka gece yok artık-
çünkü verilmiş kesin kararlar doldu kadehime; kendi kadar beyaz
değil.
Birkaç
satır yazmalıydım belki de size. Şöyle, anlam yüklü... Üç beş satır,
virgüllerle ayrılık. Biraz da koku serpmeliydim, duygulanıp saklayasınız
diye. Hani filmlerde olur ya! Vaktim yoktu yazmaya. Zaten birbirimize
ayıracak hiç vaktimiz olmadı ki, kadehlerin dışında! Şimdi size
göndereceğim tek mesaj, bensizlikti! Gerisi beklemek kadar haksızlık
olurdu. Artık size yüreğinize bir suç gibi oturacak hiçbir şey yazmayacağım.
Burada
sizden habersiz, kızgınlığımın oklarını kendime çevirmiş kararlar
alıyorum. Kendimi ve sizi sorguluyorum. Bilmem hiç farkettiniz mi,
size sevgimi ne kadar kolay verdim. Belki de işin tadını kaçıran
buydu. Şimdi, sokaklarda dolaşırken, olup biteni düşünürken, aklımda
kalan en acımasız şeyin bu olduğunu anlayıp kendime kızıyorum. Neden
sanki bütün dünyayı sizin üzerinize kurmuştum ki!?
Herşeye,
hatta herkese kapalı olduğum zaman da tek açık olan kapımdan size
izin verdim. Bunu haketmiş miydiniz, bilemiyorum. Nasıl da gülümsüyorsunuz.Beni
terk edişiniz, terk ediş mi yani? En uzaklar bile siz olduğunuza
göre, siz terk edişi şimdi göreceksiniz. Bunu hiç bilemediniz daha!
Size
haksızlık mı ediyorum? 'Hayır'ların, 'imkânsız'ların, 'yok'ların
olmadığı bir dünya yaratmışım kendime. Hata etmişim. Sizin de herkes
gibi bu dünyada, bir insan uğruna mücadele edip kazanma şansınız
olmalıydı.
Kimin
hakkı var ki, bir insana bu kadar fazla değerler yüklemeye? Bu değerleri
başkası için kullanmaya? Ve kimin hakkı var, sevdiğinin dışında
bütün herşeye kapalı olmaya? Bu kadar ikili yalnızlık yaratıp; nedendir
herşeye kepenk kapamak? Söyleyin!..
Hiç
kimse sevdiğini, herşeyden öne, herşeyden ciddiye almamalı. Yanlışım
bu, itirafımdır!..
Sevim
Onuralp / Hamilton
Aralık
2002
| OKUYUCUYA
ÇAĞRI!
Sevdiğiniz,
sevmediğiniz, kızdığınız, hoşunuza giden ya da gitmeyen olayları
bize yazınız.
Tartışmak istediğiniz konuları, tepki gösterdiğiniz olayları
diğer okurlarla paylaşınız. Köşemiz tüm tepki duyanlara açık.
İmzasız, adressiz ve telefonsuz yazılar yayınlanmaz. Yazınız
elektronik iletiyle de gönderilmiş olsa, lütfen sizinle iletişime
geçebileceğimiz telefon ve posta adresinizi yazınız. Yazılarınız
300 sözcüğü geçmemeli. Yazılar, yer durumuna göre, içeriği
korunarak kısaltılabilir. Yazınız için bizi aramanıza gerek
yok. Yazınız yayın izlencesine alınacak olursa, sizinle iletişime
geçilecektir.
Adres:
Bizim Anadolu, “Söz Sizde”, C.P. 1372, Succ. Desjardins,
Montréal (Québec) H5B 1H3 Faks: (514)593-8698 bizimanadolu@yahoo.com
|
|