|
Gecenin
Şavkıması...
Şimdi
gece sabaha gebe... Okuduklarımın ya da duyumsadıklarımın su tınısıyla
tümlendiği bir uyku kaçkınlığı içinde soluklanıyor usum. Günün ilk
ışıklarını yakalamak mı diye soruyorum kendime! Değil ya, ne beni
bunca dürtüleyen ve buraya mıhlayan? Belki bir ezgi ya da dinlediğim
senfonide bir tek duygunun esaretine girmemek. Heyecan, hüzün, merak,
beklenti, umarsızlık, sevinç, coşku ya da adını koyamadığım bir
boşluk... Yaşamak lazım müziği, dinlemek yetmiyor, mutlaka yaşamalı
insan.
Okuduğum
kitaptan bir paragraftaki çekime kilitleniyorum; kendimizi bir başka
kişi ya da olaya bağlı kıldığımızda, hayatın doğal akışını engellemiş
oluruz. Ahengi sağlayabilmenin yolu, gerektiğinde işleri oluruna
bırakmaktır. "Kendini bulmak için, önce kaybetmelisin",
gerçek güç ve gerçek saygıya ulaşmak, ancak kişiliğin aç kısımlarından
kurtulmakla mümkün olur.
K.
Casey ve M. Vanceburg
Kişiliğin
tam oturmadığı devinimin dorukta olduğu noktada olmasa da, insan
ara sıra çalkantıların girdabında debeleniyor. Asıl sorun değişimin
kaçınılmazlığını sindirmekte...
'Olmazsa
olmazım ne' diye düşündüğümde de yine aynı sonuçla karşılaşıyorum:
Herşey ve hiçbir şey! Netlik, flu bir resim gibi sırıtıyor yamacımda.
İyi
bir insanı tanımlarken, kitaplarla örtüştürmem nedendir bilmiyorum.
Belki de başucumda hep var olduklarından ve içsel yolculuklarımın
rehberi olmalarından! İyi bir kitap esnek olur. Tartışılabilir,
meydan okunur, yüceltilir. Fikirlerin çarpışma alanı olup en azından
bir yeni tartışmaya ortam hazırlamalıdır; zihinlerin hareketlenmesini
sağlar. Dengeli ve verimli bir hayatın tüm sırlarını vermese de,
ihtiyaç duyulan düşünce ve hareketleri başlatır (Norman Cousins)...
Ya iyi bir insan!?
Gri
dağınıklıklar, imgelerin iç kanamaları ve arayış... Asırlardır süren
bu serüvenin yılmaz neferi kimliğim ... Yaşamak kolay diyordu birileri,
bir yerde var olmak zor... Varolmanın ilk ayağı ise kendinle barışmak,
yüzleşmek ve insanları sobeleyerek onların düşüncelerinde "im"ler
yaratmak, ürettikçe var olmak, var oldukça üretmek... Yeni günde
yaşama atılacak düğümlere ve çözümlere merhabayla uyanmak....
Merhaba!..
Sema
Gülser / Çorum
Temmuz
2002
| OKUYUCUYA
ÇAĞRI!
Sevdiğiniz,
sevmediğiniz, kızdığınız, hoşunuza giden ya da gitmeyen olayları
bize yazınız.
Tartışmak istediğiniz konuları, tepki gösterdiğiniz olayları
diğer okurlarla paylaşınız. Köşemiz tüm tepki duyanlara açık.
İmzasız, adressiz ve telefonsuz yazılar yayınlanmaz. Yazınız
elektronik iletiyle de gönderilmiş olsa, lütfen sizinle iletişime
geçebileceğimiz telefon ve posta adresinizi yazınız. Yazılarınız
300 sözcüğü geçmemeli. Yazılar, yer durumuna göre, içeriği
korunarak kısaltılabilir. Yazınız için bizi aramanıza gerek
yok. Yazınız yayın izlencesine alınacak olursa, sizinle iletişime
geçilecektir.
Adres:
Bizim Anadolu, “Söz Sizde”, C.P. 1372, Succ. Desjardins,
Montréal (Québec) H5B 1H3 Faks: (514)593-8698 bizimanadolu@yahoo.com
|
|