|
Temcit Pilavına
Isırgan Çorbası
Sayın Nisan
Şişmanoğlu Mayıs sayılı Bizim Anadolu'da yayınlanan "20 Devletin
Parlamentosu Tanıdı" başlıklı yazısında beni de eleştirmiş,
serzenişte bulunmuş ve bazı sorularını yanıtlamamı istemiş. Yazıyı
3 ay süren Türkiye gezimden döndüğümde okudum. Hemen yanıtlıyorum.
Şişmanoğlu aynı
gazetenin Mart sayısında yayınlanan "Yine 24 Nisan Yaklaşıyor"
başlıklı yazımı beğenmemiş. O yazımda sözde Ermeni soykırımı savının
tek yanlı bir olay ve olaylar zinciri olmadığını, tarihimize, ulusal
benliğimize ve kültürümüze yöneltilen suçlamaların hukuksal kanıt
taşımadığını, 1915 çatışmalarında insan kayıpları olduğunu, yuvaların
yıkıldığını, ruhsal yaraların derin iz bıraktığını, hiç kimsenin
(yani ne Türklerin, ne de Ermenilerin) kendilerini zemzem suyu ile
yıkayıp aklamasının, paklamasının doğru olmadığını, Türkler ve Ermeniler
olarak konuşma, tartışma ve dinleme ortamlarında geçmişe yönelik
ve geçmişten gelen kin, nefret, intikam ve siyasal dayatmaları,
saplantıları bir yana bırakmamız gerektiğini vurgulamıştım. Şişmanoğlu
20 devletin ve bazı kuruluşların sözde Ermeni soykırımını tanıdığını
yine konu etmiş ve, "Yani onların hepsi yalan da Aydın Yurtçu
mu doğrusunu söylüyor? demiş. Yalan kelimesini kullanmış değilim.
Karar ve yorumları eleştirmek benim demokratik hakkımdır. Oysa daha
çok siyasal nitelikte olan o kararların bağlayıcı niteliği yoktur.
Tıpkı "Ermeni soykırımı olmamıştır" demenin hukuksal ve
bağlayıcı niteliği olmadığı gibi. Soykırım insanlığa karşı işlenen
bir cinayettir. Böyle bir suçlama uluslararası yasalarının ve tanımlanmış
kurallarının ışığında incelenir, davacılar, davalılar dinlenir,
gerçek belgeler üzerinde bilimsel araştırmalar yapılır, tarihçilerin,
hukuk uzmanlarının saptamalarına başvurulur ve bir karara varılır.
Şişmanoğlu'nun
ikinci sorusu daha önceki yazılarında vurguladığı kinayeleri içermiş.
"Türkiye'de bir Ermeni'nin sıfatı nedir? demiş. Temcit pilavına
ısırgan çorbası eklemiş ve konuyu sulandırmış, dağıtmış. Ben bu
soruya vatandaş Aydın olarak yanıt verebilirim. Türkiye'deki Ermeni
sıfatı saygıya layık insan sıfatıdır. Türkiye'deki Ermeni kökenli
kardeşlerimiz yasal olarak Türk vatandaşlarımızdır. Her vatandaş
gibi aynı haklara sahip olmaları gerekir. Hükümet onlara karşı,
vakıflar yasasında, vergi alanlarında, din düzeyinde demokratik
yoldan şaşmamak zorunluluğundadır. Köşe yazarlarımız ve aydınlarımız
bu konulardaki eksiklerin düzeltilmesini içeren yazıları her fırsatta
yayınlamaktadırlar. Şişmanoğlu Türkiye'deki Ermeni kökenli insanlarımızın
başlarına vurulduğunu, "sersem tavuk gibi" bir tarafa
sindirildiklerini de yazmış. Bu düşüncesini asla paylaşmıyorum.
Türkiye'mizdeki Ermeni kökenli vatandaşlarımızın Türk hükümetini,
Türk halkını öven yazı ve demeçlerini derlemiş bulunuyorum. Şişmanoğlu
arzu ederse bu belgeleri kendisine yollarım. Ermeni kökenli kardeşlerimiz
gazete yayınlıyorlar, kiliselerinde özgür olarak dua ediyorlar,
özel okulları, hastaneleri, bakımevleri, spor kulüpleri var. Türkiye'mizi
ilgilendiren konularda duyarlılık gösteriyorlar, saldırganlığı,
haksızlıkları eleştiriyorlar, Hrant Dink cinayetinin bir an önce
tüm ayrıntılarıyla sonuca eriştirilmesini her vatandaşımız gibi
sabırsızlıkla bekliyorlar.
Şişmanoğlu T.
C. Başbakanı'nın, "Bizim Türkiye'deki Ermeni vatandaşlarımızla
hiçbir sorunumuz yoktur, kardeş gibi geçinip gidiyoruz" demesine
de içerlemiş. "Hangi vatandaşlık? Ermenilerle dalga mı geçiyor?
demiş. Bu sorusuna ben yanıt veremem. Başbakana mektup yazsın, sorusunu
yinelesin. Ama yine de kişisel düşüncelerimi genel olarak belirtiyorum:
Ben 21. yüzyılda yaşamını sürdüren bir Türk olarak olumlu düşünce
ve davranışların her insana saygı ve dostluk aşılamasını dilerim.
Türkiye'mizde "azınlık" kelimesinin tarihe gömülmesini,
uygarlık sınırları içerisinde varlık göstermemizi, eksiklerimizi
tamamlamamızı, özeleştiriye önem vermemizi, Mevlana felsefesini
ve Atatürk'ümüzün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesini
benimsememizi istiyorum.
Selam, saygı
ve en iyi dilekler.
Dr. Aydın
Yurtçu / Montreal
Eylül 2008
| OKUYUCUYA
ÇAĞRI!
Sevdiğiniz,
sevmediğiniz, kızdığınız, hoşunuza giden ya da gitmeyen olayları
bize yazınız.
Tartışmak istediğiniz konuları, tepki gösterdiğiniz olayları
diğer okurlarla paylaşınız. Köşemiz tüm tepki duyanlara açık.
İmzasız, adressiz ve telefonsuz yazılar yayınlanmaz. Yazınız
elektronik iletiyle de gönderilmiş olsa, lütfen sizinle iletişime
geçebileceğimiz telefon ve posta adresinizi yazınız. Yazılarınız
300 sözcüğü geçmemeli. Yazılar, yer durumuna göre, içeriği
korunarak kısaltılabilir. Yazınız için bizi aramanıza gerek
yok. Yazınız yayın izlencesine alınacak olursa, sizinle iletişime
geçilecektir.
Adres:
Bizim Anadolu, “Söz Sizde”, C.P. 1141, Succ. Desjardins,
Montréal (Québec) H5B 1C3 Faks: (514)593-8698 bizimanadolu@yahoo.com
|
|