|
Yabancılaşmanın Böylesi
Yabancılaşmanın sadece tabelalarda olduğunu sanıyordum. "Yes"
giyim mağazasını görünce, "evet" diyerek
kendimce yabancılaşmaya tepkimi koyuyordum. Ama bağımsızlığı kazanmak
için dökülmüş bunca kandan sonra, yabancılaşmanın kendi eğitim kurumlarımda
bizi vurmasını açıkçası beklemiyordum.
Irkçı bir insan
değilim. Irkçı olmanın uygarlıkla örtüşmeyeceğini düşünen ve savunan
biriyim. Her ulusun kendi değerleriyle güzelleşeceğine ve o değerleri
koruma ve geliştirme hakkına yürekten inanıyorum.
23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yapılan gösterilerde,
Amerika'nın büyük kentlerinin arka sokaklarında çalınan bar müziği
eşliğinde erotik dansların çocuklara öğretilmesi beni çok şaşırttı.
7
yaş grubu çocukların ellerinde fileli eldivenler, bacaklarında fileli
çoraplar, üzerlerinde onları küçük birer kadın haline sokmuş mini
etekler.....
Farklılık arayışıysa
konu; bu ülkenin bin bir zenginlikteki folklorik değerleri pekâlâ
buna yanıt olabilirdi.
Horon, halay,
zeybek, kaşık oyunları, Erzurum oyunları gibi bizden değerlerin
yine alt dallarında çok sayıda yöresel oyunların varlığı unutulmuştu.
Burada şöyle
bir soruya muhatap olabiliriz: 'Müzik evrenseldir'.
Yanıt olarak
da 'sanat evrenseldir' diyerek genişletebiliriz.
Ama konumuz
sanat içerikli bir durum değil.
Vivaldi'nin
Dörtmevsim'i eşliğinde baleden söz etmiyoruz. Dünya ölçeğinde
yerini bulmuş bir aryadan da söz etmiyoruz.
Yine, yetişkin
birinin oturmuş kimliğiyle yöneldiği bir etkinlikten de söz etmiyoruz.
23 NİSAN
ULUSAL EGEMENLİK....; adı üstünde ulusal değerleri öğretme çabasının
yoğunlukta olduğu çocuk bayramından söz ediyoruz. Ve bu konuya 7
yaş grubundaki çocuklar üzerinden giriyoruz. Yani kimlik oturmamış,
değerler yerini henüz bulmamış, hangi toplumun üyesi olduğu daha
tam kavranılmamış... Bu yaş grubundaki çocuğa kültürel özelik taşımayan
bir müzik eşliğinde, Demi Moore'un striptiz filmindeki müziği kullanmanın
mantığını neyle açıklayabilirsiniz?
Olanları izlerken,
birilerinin buna tepki göstermesini bekledim. Ama veliler yaşananlardan
memnun, tempo tutarak eşlik ediyorlardı.
Bir yana atılmış,
unutulmuş, yaşatılmayan horonum, halayım, zeybeğimin boynu bükük
dururken, benim boğazım düğümlenerek sadece ağlayarak izledim...
Bu yaygınlaşan
anlayış karşısında beni anlayacak, söylediklerimi kavrayacak bir
merci bulamayacağımı düşündüm. Sistem hızla kendini tamamlıyordu.
Önceleri bu
tür etkinlikler doğrudan okulda görevli öğretmenler tarafından hazırlanıyordu.
Şimdi dışarıda bir takım ticari dans okullarıyla anlaşılıp onların
ellerine teslim ediliyor. Bu okullardaki kişilerin çoğu dans konusunda
oldukça yetkin olabilir, ama ulusal kültürün korunması ve yaygınlaştırılması
konusunda duyarlı olmaları beklenemez. Bir çoğu yabacı uyruklu olan
bu eğitmenlerin dışında, yerli eğitmenlerin de çocuk eğitimi konusunda
yeterli olmadıkları gözlenmiştir. Bir kaç aylık dans dersleriyle
aldıkları sertifikaları kullanan kişilerin bu alana sadece ekmek
kapısı olarak bakmaları, kendi gerçeklikleri bakımından doğaldır
da.
Benim eleştirim
eğitimcilerimize ve onun yönetim kadrosunadır. Bunun çözümü ulusal
değerlerin bekçisi eğitimcilerimizdedir.
Okullarımıza
kadar nüfuz etmiş bu yabacılaşma, kendi değerlerinin dışına düşme,
bağımsızlığımızı tehdit ettiğinin görülmesi ya da tartışmaya açılması
en acil sorunlarımızdan biri olarak önümüzde durmaktadır.
'Ben kimim?'
sorusuyla karşı karşıya kalacak bir kuşağın yetişmesini
istemiyorsak, bu soruna acil çözümler üretmek zorundayız.
Ya da ulusu
ulus yapan değerleri bir bir kaybetmeye seyirci kalmak durumunu
yaşamak kaçınılmaz olacaktır.
Eylül Özyürek / İzmir
Mayıs 2008
| OKUYUCUYA
ÇAĞRI!
Sevdiğiniz,
sevmediğiniz, kızdığınız, hoşunuza giden ya da gitmeyen olayları
bize yazınız.
Tartışmak istediğiniz konuları, tepki gösterdiğiniz olayları
diğer okurlarla paylaşınız. Köşemiz tüm tepki duyanlara açık.
İmzasız, adressiz ve telefonsuz yazılar yayınlanmaz. Yazınız
elektronik iletiyle de gönderilmiş olsa, lütfen sizinle iletişime
geçebileceğimiz telefon ve posta adresinizi yazınız. Yazılarınız
300 sözcüğü geçmemeli. Yazılar, yer durumuna göre, içeriği
korunarak kısaltılabilir. Yazınız için bizi aramanıza gerek
yok. Yazınız yayın izlencesine alınacak olursa, sizinle iletişime
geçilecektir.
Adres:
Bizim Anadolu, “Söz Sizde”, C.P. 1141, Succ. Desjardins,
Montréal (Québec) H5B 1C3 Faks: (514)593-8698 -
bizimanadolu@yahoo.com
|
|