Okurlar - Görüşler


Kalimera Komşucum!

İzmirim; inci kokulu güzel kızım. Senin deprem havanı bile özledim!

İzmirliler bilir; hava biraz hareketsiz ve boğucu oldu mu, hemen söylentiler başlar, deprem havası bu diye... İşte bu gece Toronto'da aynı sıcak ve boğucu havayı soluyorum. Aklımda İzmir... Birileri deniz ile iyot kokusunu ve meltem esintisini saklamış olmalı. Olsun, aynı havayı andırıyor ve bana güzel İzmirimi anımsatıyor ya....

İnanılır gibi değil... CBC radyosunda İzmir'in Kavakları çalıyor. Gerçekten. 3 Temmuz 2002, gece 1.30, tam da İzmir'i düşlerken. Kulaklarıma inanamıyorum. Yanlış duymuyorum 'yar fidan boylu...!' diyor. Çakıcı Efe'den bahsediyor.

Bizim, hikâyesi olan türkülerimizden biri bu. Her toplantıda çalınır. Çalgı öğrenenler genellikle bu türkü ile başlar. Bilemezse, çalamazsa ayıp olur... Benim türküm bu...

Yalnız sözler biraz karışmış, Yunanca sözler duyuluyor arada bir... Türkü bitene kadar pür dikkat dinliyorum. Programı kimin hazırladığını anlamak için. Sanatın yüceliğini, büyüsünü bir kez daha hissediyorum.

Sunucu Yunan halk müziği dinlediğimizi söyledi... Keyfim kaçtı... Çünkü türküden sonra öve öve bitiremediler Yunanlıları. Müzikleri, dansları ve kültürleri ile Türkler'e çok şey katmışlar. Kültür bu, yaşıyor. Tabii ki birbirimizden çok şey aldık, çok şey verdik.

Ama bunca yıllık türküye, kahraman efelerimize karşı biraz ayıp olmuyor mu?

Tekrar gözden geçirelim, komşumuza da hatırlaması için yardımcı olalım.

Türkünün adı: İzmir'in Kavakları; Yöresi: İzmir; Kimi anlatıyor: Çakıcı Efe'yi. Ünlü İzmir Türküsü'ne konu olan Çakıcı Efe, Ege Bölgesi'nde efsaneleşen bir halk kahramanıdır. Kimsesizlerin, korunmasızların himayecisidir. Hak ve adalet uğruna zaman zaman saraya başkaldırmıştır. İzmir, Aydın, Denizli, Ödemiş, Nazilli civarlarında dolaşmış, zenginden, zalimden alıp fakire dağıtmıştır. Bu türkü Cesur, mert, merhametli bir zeybeğin, Çakıcı Efe'nin türküsüdür. Belki de komşumuz sözleri unutunca yerine yeni Yunanca sözler ekledi...

İşte baştan sona İzmir'in Kavakları adlı türkünün sözleri...

İzmir'in kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler Çakıcı
Yar fidan boylum
Yakarız konakları

Servim senden uzun yok
Yaprağımda düzüm yok
Kamalı da Zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcıya sözüm yok

O yıllarda Anadolu'da Rum efeler de yaşamış ama, onlar nedense herhangi bir türküye konu olamamışlar. Bizde daha Sarı Zeybekler, Yörük Ali Efeler, Kamalı Zeybekler, Demirci Mehmet Efeler, neler neler var!

Yunanlı komşumu anlayamıyorum.

Aslında kırk yıllık yaprak sarmasını dolma diye satmalarına, Greektown'da Türk kahvesi isteyince servis yapmak istememelerine, güzelim baklavayı dejenere etmelerine de bozuluyorum; ama bu konularda şimdilik yazmak istemiyorum.

Neyse, önemli olan bir efsanenin günümüze kadar, Toronto'ya kadar türküyle yaşayarak gelmesi değil mi?

Sevda Sinan / Toronto

Temmuz 2002

OKUYUCUYA ÇAĞRI!

Sevdiğiniz, sevmediğiniz, kızdığınız, hoşunuza giden ya da gitmeyen olayları bize yazınız.
Tartışmak istediğiniz konuları, tepki gösterdiğiniz olayları diğer okurlarla paylaşınız. Köşemiz tüm tepki duyanlara açık. İmzasız, adressiz ve telefonsuz yazılar yayınlanmaz. Yazınız elektronik iletiyle de gönderilmiş olsa, lütfen sizinle iletişime geçebileceğimiz telefon ve posta adresinizi yazınız. Yazılarınız 300 sözcüğü geçmemeli. Yazılar, yer durumuna göre, içeriği korunarak kısaltılabilir. Yazınız için bizi aramanıza gerek yok. Yazınız yayın izlencesine alınacak olursa, sizinle iletişime geçilecektir.

Adres: Bizim Anadolu, “Söz Sizde”, C.P. 1372, Succ. Desjardins, Montréal (Québec) H5B 1H3 Faks: (514)593-8698 bizimanadolu@yahoo.com