OKURDAN



Ölülerin Enflasyonu ve Patlıcanlar - 1

Bizim Anadolu'nun Ekim sayısında, Türk tezini savunanların farklı rakamlarını alaya alıp, onları matematik cahili ilan eden yazıyı okuyunca, kimi Ermenilerin yıllardan beri yaptıkları kendilerine bakamama hastalığını hatırladım. Nasıl mı? Anlatayım.

Her ne kadar ilk Ermenistan Başbakanı Katchaznouni, 1923 yılındaki Bükreş konuşmasında, yaşananlarda kabahatliydik dese de, soğuk savaş yıllarında SSCB'nin Türkiye'den toprak taleplerinde bulunmasına paralel ilk soykırım iddiaları çıktığında, zorunlu ikâmet (tehcir) sırasında ölenlerin sayısı bir kaç yüz bin olarak iddia ediliyordu. Daha sonra 500-700 bin, sonra 1 milyon; ve yaygın olarak kullanılan 1,5 milyon rakamı türetildi. En son, Nisan 2007'de, İspanya Bask bölge parlamentosuna aldırılan kararda rakam 2 milyondu. Eğer bu enflasyon sürerse, biz cumhuriyetimizin 100. yılını kutlarken, iddia edilecek rakamı varın siz tahmin edin.

Bilimin yüceliği, kuşkuculuğu ve bilim felsefesine göre kendini eleştirmesidir. Yanlışlamalı bilim felsefesine göre (falsification), sav çürütülürse atılır; ve bulunursa yerine yeni doğrusu konur. Türk tezlerini savunanların Ermeni kayıpları üzerindeki rakam konusunda farklı kaynaklara dayandırdıkları, henüz yanlışlanmadığı ya da üzerinde kuşku olduğu için çeşitli rakamlar iddia etmesi tarih biliminin doğası gereğidir. Tarihin en karmaşık ve hareketli coğrafyasında farklı tezlerin, farklı kanaatlerin ve rakamların çıkmasına şaşırmamak gerekir.

İnsan hayatı sayılardan daha değerlidir. Bunun hangi millet, inanış ya da kimliğe ait olduğu, kimin daha çok kayıp verdiği yarışması o trajedinin acısını azaltmaz. Acılar başkasının acısına saygı duyularak, insan olmanın onuruyla paylaşıldıkça azalır. Yok yalnızca bizimkiler can, onlar sayılsın diyorsanız, paşa gönlünüz bilir.

Rakamlardan bahsedelim. Siyaseten alınan soykırım kararlarının sayısı arttıkça, aynı acılarda taraf olmuş bizler yalnızca üzülüyoruz. Demokrasinin sayıların üstünlüğüyle ilgili zafiyetinin doğurduğu kirli ilişkileri gördükçe, onun nasıl kötü amaçlar için kullanılabildiğine politika 101 dersleri için örnek veriyoruz. Kanada meclislerinde ve öteki ülkelerde alınan kararlar ve North York'taki Ermeni merkezine bizim vergilerimizden aktarılan yarım milyon dolar (500 bin $) kararı siyasetçi / oy kaygısı orantılı kirli bir çıkar ve rant ilişkisidir ve hepsi en hafif deyişle yanlıştır, ahlaksızdır. Bu al gülüm ver gülüm oyunundakileri kandırabilirsiniz; hatta size Yunan soykırımı olmuştur diyen Yunan asıllı NY valisi G. Pataki de inanabilir; ya da 1000 yıldır esaret altında olduklarını söyleyen bölücü örgüt yandaşları da inanabilir, toplantılarınızda bayrak açabilirler. Biz kaç kişinin Milleti Sadıka'dan (loyal nation), haini vatana geçtiğini biliyoruz. Bizi kandıramazsınız.

İmparatorlukların geçmişini deşmeye kalkarsak, kimsenin kimseye diyecek sözü kalmaz herhalde. Tabii kendi söküğüne bakmadan, başkasına söz söyleme hakkını kendinizde görürseniz, sayıları kendinize yontarsanız komik ve acınası olursunuz. Osmanlının çöküşü sürecinde Balkanlardan, Ege adalarından, Kafkaslardan canlarını kurtarabilen Türklerin hikâyeleri, o göçlerde yaşanan vahşetle doludur ve bunun bir kısmının suçluları da Ermenilerdir. Osmanlının can derdi sırasındaki nüfus hareketleri incelendiğinde çekilen acıları görebilirsiniz

Sayılara takanlar için özetleyelim. Bu yazıda yedi paragraf vardır. Kaç cümle, kaç kelime, kaç harf, kaç noktalama işareti ya da kaç rakam vb olduğu dizgideki limitlerle ilgilidir. Geçmişe takılıp kalmak, ortak düşman yaratarak bütünlüğünüzü devam ettirmek de bir yol, karşılıklı olarak, saygı ve anlama temelinde çare aramak da. Türkler çare için tercihini, aynı okuldan mezun olduğum TDK'nin ilk başkanı Agop Martayan'a çakır gözlü sarışın kurt Dilaçar soyadını vermeden çok önce, "yurtta sulh, cihanda sulh" diyerek yapmıştı. Bunu şimdi gelin ortak tarih komisyonu kuralım, herkes arşivlerini açsın, gerçekle yüzleşelim diye tekrarlıyor. Rakamlara takılıyorsanız, bu daha doğrusunu bulmak için bir başlangıçtır.

M. Ali Elik / Halifax, NS

Aralık 2007


OKUYUCUYA ÇAĞRI!

Sevdiğiniz, sevmediğiniz, kızdığınız, hoşunuza giden ya da gitmeyen olayları bize yazınız.
Tartışmak istediğiniz konuları, tepki gösterdiğiniz olayları diğer okurlarla paylaşınız. Köşemiz tüm tepki duyanlara açık. İmzasız, adressiz ve telefonsuz yazılar yayınlanmaz. Yazınız elektronik iletiyle de gönderilmiş olsa, lütfen sizinle iletişime geçebileceğimiz telefon ve posta adresinizi yazınız. Yazılarınız 300 sözcüğü geçmemeli. Yazılar, yer durumuna göre, içeriği korunarak kısaltılabilir. Yazınız için bizi aramanıza gerek yok. Yazınız yayın izlencesine alınacak olursa, sizinle iletişime geçilecektir.

Adres: Bizim Anadolu, “Söz Sizde”, C.P. 1141, Succ. Desjardins, Montréal (Québec) H5B 1C3 Faks: (514)593-8698 - bizimanadolu@yahoo.com