|
Şeker Hastalığı
III
Şeker
Hastalarında Görülen Vitamin ve Mineral Eksiklikleri (Supplementation)
Geçen sayımızda
şeker hastalığını önlemek ve kontrol altına alabilmek için genel
bir beslenme yönteminden bahsetmiştik. Bu sayımızda ise besinlerle
yeterli miktarda alınamayan (toprağın gittikçe fakirleşmesi, yeterli
besleyici gıda alınmaması) veya alındığı halde vücutça asimilasyonu
olamayan ve bu nedenle de şeker hastalarında görülen mineral ve
vitamin eksiklikleriyle diyet kadar önemli olan eksersizler üzerinde
duracağım. Fakat konumuza geçmeden önce yine şeker hastalarının
içecekleri konusunda da kısaca bilgi vermek istiyorum.
Şeker hastalarının
günde 8 - 10 bardak sudan başka içebilecekleri fazla bir şey olduğunu
söyleyemem. Bunun dışında tatlandırılmamış bitki çayları, yeşil
çay, ginger veya kahve yerine kullanılan ve "Health Food Store"larda
"Teeccino" adı altında satılan "coffee subsitute"lerini
önerebilirim. Kahve, çay, pepsi-cola gibi benzeri kafein içeren
her türlü içecekten, kan şekerini önemli ölçüde etkileyeceği için
kesinlikle uzak durulması gerekir. Sadece şeker hastaları da değil,
sağlıklı kişilerce dahi az miktarda içilen kahvenin % 15 oranda
şeker metabolizmasını olumsuz yönde etkilediği araştırmacılar tarafından
ileri sürülmekte. Hatta kafein ile şeker hastalığı arasındaki ilişki
üzerinde yapılan araştırmalarda, kafeinin özellikle şeker ilacı
metamorfini (glucophage) etkisiz hale getirmesi nedeniyle, hastalığın
hızının arttığı, bu nedenle de kişileri daha yüksek dozda ilaç kullanma
durumunda bıraktığı belirtilmiştir. Alkollü içeceklerin de kan şekerinin
yükselmesine neden olduğu için kaçınılmasını önemle önerilir. Özel
toplantı ve davetlerde alınması gerektiğinde, 1 bardak kırmızı şarap
veya karbonhidratı düşük 1 bardak bira tercihler içerisinde olmalıdır.
Şeker hastalarında
rastlanan eksik vitamin ve mineraller oldukça çok olmasına rağmen
dışarıdan yapılacak takviyelerde, özellikle şeker ilacı kullananların,
bu vitamin veya minerallerin kontrolsüzce almaması gerekir. Çünkü
bu takviye vitamin ve mineraller pankreasın daha iyi çalışması,
hücrelerin ensülini alabilme yeteneğini artırması ve dolaşımın daha
akıcı hale getirilmesi gibi önemli nedenler için kullanılır. Vücutta
eksikliği görülen bu maddelerin yerine konması halinde, alınan ilaç
miktarına vücut daha az ihtiyaç göstereceğinden, sürekli kan şekerinin
ölçülmesinin yanında ilaç miktarının ayarlanması açısından sadece
beslenme uzmanıyla birlikte değil, aynı zamanda doktorunuzla birlikte
de çalışmayı gerektirir. Amaç doğal yollarla ilaca bağımlı kalmadan
veya daha az bağımlı kalarak sağlıklı bir yaşam şeklini seçebilmektir.
En fazla eksikliği
görülen minerallerin başında krom gelmektedir. Vücudun kendisinin
yapamadığı, ancak dışarıdan aldığımız yiyeceklerle temin edilebilen
bu önemli mineralin eksikliğinin önemli nedenlerinden birisi, aşırı
yağlı, sütlü, şekerli ve beyaz una dayalı beslenmedir. Bu tür beslenme
vücuttaki var olan kromun kullanılmadan dışarı atılmasında büyük
rol oynuyor ve böyle olunca düşük seviyedeki krom minerali nedeniyle
pankreasın ihtiyaçtan fazla ensülin salgılama durumunda kalır. Diğer
önemli mineraller ise magnezyum, manganez, kobalt, nikel ve çinkodur.
Hepsinin ayrı ayrı şeker metabolizmasında, ensülin salgılanmasında
ve bu ensülinin hücrelerce kullanılmasında çok önemli rolleri vardır.
Kaliteli çoklu vitamin ile B 'complex' vitaminleri ve 'omega' 3
yağları, dışarıdan kapsül veya sıvı halinde alınacak önemli takviyeler
arasında yer alırlar.
Eksersiz; şeker
hastalarının en fazla üzerinde durması gereken konulardan biridir.
Her gün 20 - 30 dakikalık yürüyüşler, kandaki fazla şekerin yanmasında
önemli derece de rol oynarlar. Her gün artırılacak bedensel çalışmalarla,
vücuttaki fazla şeker yağa dönüştürülmeden yakılmalı, bu tür çalışmalar
daha da artırılarak depolanan yağların yakılmasına uğraşılmalıdır.
Özellikle yatmadan önce yapılacak eksersizlerle, kandaki aşırı şeker
yakıldığında, vücut gece boyu yağların yanmasına çalışacaktır.
Geçen ayki yazımda
"Glycemix Index"ten de bahsetmiştim. Fakat bu listede
yer alan yiyecekleri bu sütunlarda belirtmek zor olacağı için, ilgi
gösteren okuyuculara mez_yucel@hotmail.com
adresimden istediklerinde kendilerine ulaştırmaya çalışacağım.
Hepinize sağlıklı
ve mutlu günler dileklerimle, hoşça kalın.
Ekim 2008
Yazarın Önceki Yazıları:
Şeker Hastalığı (Diyabet) II
Şeker Hastalığı (Diyabet) I
Atardamar Bozuklukları ve Seçenekli Yaklaşım
Kalbimizi Sevelim II
Kalbimizi Sevelim
İnanabileceğiniz Bir Balık Hikâyesi
Et Yemeden Önce Bir Kez Daha Düşünelim
Kümes Hayvanlarıyla İlgili Bilmediklerimiz
Yeni Yıla Başlarken Sağlıklı Yaşam
Demir, Manganez, Krom ve Selenyum Mineralleri
Önemli Bir Mineral: Çinko (Zinc)
Çok Önemli Enzimlerin Bileşimini Oluşturan
Bakır Minerali
Önemli Mineral: Kalsiyum
Minerallerin Önemi: Magnezyum
Daha çok Türklerde görülen hastalığın sebebi
bilinmiyor
SU; Sağlıklı Yaşamın Altın Sıvısı
Detoks Nedir, Kimler İçin Gerekli ve Nasıl
Uygulanabilir?
Tabağımızdaki Yiyecekler Birbirleriyle Uyumlu
mu?
Vitaminlerle Olan İlişkilerimiz
|