Meziyet YÜCEL
SAĞLIKLI BESLENME



Kalbimizi Sevelim

"Angioplast" ve "bypass" ameliyatlarının hiç bu kadar gözde, hatta moda olduğu bir dönem olmamıştır sanırım. Türkiye'deyken "seneye para biriktirip anjiyo olacağım" diyenlerin sayısı az değildi. En basit ameliyatın bile kendi çapında riskleri olduğu düşünülürse, gittikçe artan ve kısa süreli de olsa çözümlere duyulan bu ihtiyacın başka seçenekler olduğunun bilinmeyişinden kaynaklandığını söylemeden geçemeyeceğim.

Çok gerilere gitmeye gerek olduğunu sanmıyorum. 1920'lerde, hâlâ hayatta olan bir kuşağın doğduğu yıllarda, kalp krizinden bahsetmek çok olağan bir şey değilken, bugün okul yaşındaki çocuklarda kalp hastalıklarına rastlanması artık yadırganamaz oldu.

O zamandan bu zamana değişen ne oldu ki, hâlâ kalp hastalıkları insan yaşamını tehdit edecek bir numaralı yerini koruyor? Modern teknolojinin bizlere sunduğu iyiliklerinin yanı sıra, sanırım onun kötüye kullanımını suçlamak daha yerinde olacak. Teknolojinin az kullanıldığı devirlerde, insanın bağışıklık sistemi, kalp rahatsızlıklarını oluşturan etmenleri yenebilecek güçlülükteydi. Bugün ise hareketsizlik, stresli ev ve iş yaşamı, olağanüstü kullanılan ve hava ile de solunan her çeşit kimyasal maddeler, sentetik yağlardan, yapay ürünlerden, kimyasal madde eklenmiş, besin değerleri hiçe sayılmış gıda maddelerinden oluşan dopdolu bir yaşam biçimi yüzünden insanın bağışıklık sistemi yavaşlandırılmış duruma getirildi.

Kalp hastalıklarının çoğunun beslenme ve yaşam biçimiyle doğrudan ilişkili olduğu konusu artık kuşku götürmez bir gerçek. Diyet ve fiziksel egzersizler, sadece kalp hastalığının önlenmesinde değil, hastalığın seyrinde ve tedavi edilmesinde de çok önemli rol oynadığı bilinen bir gerçek. Yukarıda "başka seçeneklerin olduğunun bilinmemesi" derken; sağlıklı diyet seçimini, fiziksel etkinlikleri, besinlerle alınamayan fakat kalbi ve kalp damarlarını besleyen "supplementler"i kastetmek istemiştim.. Bunu seçenek diye sadece ameliyat seçimini yapanlar için söylemiştim. Aslında sağlıklı yaşamamızın temel unsurları olan bunlar, bizleri sadece kalp hastalığından korumakla kalmayıp şeker hastalığı ve çoğu hastalığa kapısını açan aşırı kilo (obesity) almaya karşı da önlenmiş olacaklar.

Kalp hastalarının diyet ve spor etkinliklerinin seçiminde, kandaki LDL, HDL kolesterolü ile kandaki yağ, pıhtılaşma, demir ve şeker oranın önceden bilinmesi gereklidir. Buna göre düzenlenen diyet ve egzersizlerle kalp sağlığı denetim altına alınmış olur. Tabii vücudumuzun da bir bütün olduğu, ruh ile beden sağlığının bir arada düşünülmesi gerektiği de unutulmamalıdır. Stres, endişe ve kaygı gibi psikolojik etkilerin kalp üzerinde olumsuz rolleri büyüktür. Stresi azaltma yollarının yanı sıra kalp hastalığına neden olabilecek diğer etmenlerden de söz etmekte yarar var.

Sigara içmek, kızartılmış yiyecekler (bitkisel yağlar özellikle 'cold press' yağlar kızgın ısıda oksitlenerek hücreler için zararlı olan maddeler oluştururlar), 'cold cut', sosis ve buna benzer diğer et ürünlerinde kullanılan -nitrates ve nitrites- denilen kimyasal koruyucu maddelerin kullanıldığı yiyecekler, kimyasal maddelerin kullanıldığı odalarda veya yerlerdeki havayı solumak, kirli havada çalışmak veya uyumak, uzun süren kabızlık veya dışarı çıkmada güçlük çekmek, klor katılmış suları içmek, onlarla banyo yapmak veya sularda yüzmek, radyasyon altında kalmak aşırı x ışını almak, spor, egzersiz yapmamak, aşırı şeker, un, alkol ve kahve kullanmayı risk etmenleri içinde sayabiliriz. Tabii bir veya bir kaç sorunun bir arada oluşu, kesinlikle kalp sorunu yaratacak demek olmasa da, ona zemin hazırlayan çok önemli etmenler olduğunun, önlem olarak bilinmesinde yarar var sanırım.

Araştırmacıların yeni görüşleri; kalp hastalıklarının vücudumuzdaki aşırı kolesterol, aşırı 'saturated' yağ, aşırı sodyumdan dolayı olduğu yolunda değil, gerçeğin hastalığın vücutta az olan su, fibre, anti-oksidant, vitamin ve minerallerden kaynakladığı yolunda. Yenilen yemeklerin ölçüsü şişmanlığa yol açarken, sindirilenlerin azlığı asıl nedenlerden biri olarak görülüyor. Yani kısaca fazlalıklardan çok eksikliklere dikkat çekilmesinin yararı var deniliyor.

Gelecek sayımızda kalp hastalıklarından korunmada veya hastalıkların denetim altına alınmasında gerekli olan besin maddeleri, fiziksel etkinlikler ve alınması gereken 'supplement'lerden daha doğrusu, vücudun ihtiyacı olup da eksik alınanlardan söz edeceğim.

Gelecek sayımızda tekrar beraber olmak üzere, sevgi dolu sağlıklı günler dilerim.


Kaynaklar: Human diseases, The Nutritional Bypass, Natural Medicine.


Mayıs 2008


Yazarın Önceki Yazıları:

İnanabileceğiniz Bir Balık Hikâyesi
Et Yemeden Önce Bir Kez Daha Düşünelim
Kümes Hayvanlarıyla İlgili Bilmediklerimiz
Yeni Yıla Başlarken Sağlıklı Yaşam
Demir, Manganez, Krom ve Selenyum Mineralleri
Önemli Bir Mineral: Çinko (Zinc)
Çok Önemli Enzimlerin Bileşimini Oluşturan Bakır Minerali
Önemli Mineral: Kalsiyum
Minerallerin Önemi: Magnezyum
Daha çok Türklerde görülen hastalığın sebebi bilinmiyor
SU; Sağlıklı Yaşamın Altın Sıvısı
Detoks Nedir, Kimler İçin Gerekli ve Nasıl Uygulanabilir?
Tabağımızdaki Yiyecekler Birbirleriyle Uyumlu mu?
Vitaminlerle Olan İlişkilerimiz