Meziyet YÜCEL
SAĞLIKLI BESLENME



İnanabileceğiniz Bir Balık Hikâyesi


Her gün bir başka güzel haber duyuyoruz balığın faydaları üzerine. Özellikle de kalp ve beyin üzerindeki olumlu etkilerinden yana. Bunun yanı sıra başka haberler de duyuyoruz; cıva, PCB, DDT gibi endüstri artıklarından oluşan zararlı maddelerin balıklar ve dolayısıyla sağlığımız üzerindeki etkileri gibi. Tüketici olan bizler, bu ikilem içerisinde ne yapmamız gerektiği konusunda şaşkın; ya deniz ürünlerini diyetimizden tamamen çıkartarak veya çok azaltarak bu ikilemi çözmeye çalışıyoruz..

Bunun pek de akıllıca bir yol olduğu söylenemez. Çünkü balık ve deniz ürünlerinden alınacak faydalar küçümsenmeyecek kadar çok. Yapılması gereken, bu faydalı protein kaynağını aşırı tüketmeden, daha az kimyasal artıklardan etkilenmiş balıkları diyetimizde mutlaka bulundurmak olacak.

Bilmemiz gereken diğer en önemli konu balığın sağlığımıza neden faydalı olduğu. Balık, Omega 3(W3) denen ve batı diyetiyle vücudumuzda eksikliğine oldukça çok rastlanan, sağlığımız için çok gerekli olan bir yağdır (oil not fat). Bu gerekli ve önemli yağın vücuttaki rolü o kadar büyük ki, bir konu olarak yazılabileceği için bu sayıda sadece bazı önemli rahatsızlıklarla olan ilişkisine değineceğim. W3 kalp atışlarının normal hale dönüşmesinde, damar tıkanıklıkların önlenmesinde, çocuk, genç ve yaşlıların hafıza gelişmesi ve yenilenmesinde, sinir sistemi üzerinde, akıl hastalıklarında, başta romatizma gibi iltihaplı rahatsızlıklarda hastalıkların önlenmesi ve düzeltilmesinde büyük rol oynadığı araştırmalarla saptanmıştır

Faydaları bu kadar çok olan balıktaki cıva sorunu için ne yapabiliriz? Aslında bütün balıklar az veya çok cıva taşımakta. Çünkü ağır metaller içerisinde sınıflandırılan bu madde, tabiatta her yerde doğal olarak çok az da olsa bulunuyor. Bizim istemediğimiz endüstri artıklarıyla havaya, toprağa ve suya; nehirlere, göllere, denizlere ve okyanuslara bırakılanlar. Çünkü doğaya artıklarla giren cıva, bakteriler tarafından kimyasal yapıları değiştirilerek "methlymercury" denilen başka zararlı maddeye dönüştürülüyor. Bu madde sonra suyun yüzünde yaşayan küçücük balık ve deniz ürünlerini yiyen küçük balıklarla, daha sonra da bu küçük balıkları yiyen daha büyük balıklarla, sağlığımızı tehdit edecek düzeyde vücudumuza giriyorlar.

Araştırmacılar, çok az oranda bile olsa "methlymercury"nin anne karnındaki bebeklerle, çok küçük çocukların beyinlerini etkileyerek sinir sistemlerine zarar vermek için yeterli olduğunu söylemekteler. Bu oranın büyükler üzerinde ne derece zararlar verdiği ise henüz araştırmalarla saptanmış durumda değil. Bu nedenle yakın zamanda çocuk sahibi olmak isteyenlerle hamile ananelerin ve küçük çocukların köpek balığı, "golden bass" veya "tile fish" adı altında satılan bir çeşit levrek, kılıç balığı, "king mackerel" diye satılan büyük uskumru ve ton balığını kesinlikle yemeden kaçınmaları gerekir. Böyle bir gruplama yerine herkesin kaçınması çok yerinde bir seçim olur.
Sağlık yetkililerinin, bu konuda uyarıcı bilgiler veriyor olmalarına rağmen, hükümetin yasaklayıcı önlemler alma yoluna gitmemesi çok düşündürücü. Bu nedenle bizlerin sağlığımız konusunda seçim yaparken daha dikkatli olmamız gerektiği açık.
Balıktan bahsederken Kanada'nın meşhur som balığından bahsetmeden geçemeyiz. Som balığı en az cıva içeren balıklardan biri, fakat daha önce de bahsettiğimiz gibi endüstri artıkları sadece cıva değil. PCB denilen ve kimyasal ismi "polychlorinated biphenyls" olan bu maddenin de kansere yol açtığı iddia edilmekte ise de, sadece bir varsayım olarak görülüyor şimdilik. Wild som balığındaki PCB oranının çiftliklerde yetiştirilen balıklardan daha az olduğu testlerle belirlenmiş. Bunun da nedeninin çiftliklerde yetiştirilen balıkların sadece belli gıdalar olan küçük balık ve onların yağlarıyla beslenmeleri, diğerlerinin ise tabii ortamda bulundukları suların diğer çeşitli ürünlerle de besleniyor olunmasına bağlanıyor. Fakat bazı çiftlik balık yetiştiricilerinin uyguladıkları özel yöntemlerle bu zararlı maddelerin azaltıldığı iddia ediliyor.

Bu nedenlerle balığın diyetimizdeki önemi küçümsenmeden, fakat diyetimize de koymadan önce aşağıdaki hususları göz önünde tutmada fayda olacak:
1- Yüksek omega 3 (W3) içeren fakat yaşamları kısa, küçük balıklardan olan sardunya, hamsi, ringa balıklarını satın almak; 2- Bulabiliyor veya alabiliyorsak wild som balığını, çiftlikte yetişen som balığına tercih etmek veya konserve tüketmek. ( % 90 yabani som ve fiyatları da oldukça uygun); 3- Eğer çiftlikte yetişen som balığı alma durumunda iseniz, Şili'den gelenleri tercih etmek veya en azından PCB seviyesini azaltmak için de derisini ve yağlı kısımlarını alıp, fırının ızgara kısmında, ızgaralı bir tepsi içinde pişirmek; 4- Hangisi olursa olsun, haftada bir veya iki defadan fazla balık tüketmemek. Balığın çok faydalı oluşunun yanında zararlı maddeleri içermesi nedeniyle çoğu sağlık uzmanları veya sağlıklarını önemle dikkate alan kişiler, bu zararlı maddelerden arındırılmış kaliteli balık yağlarından oluşan hapları önererek veya kullanarak vücudun bu önemli ihtiyacını karşılama yoluna gitmekteler; 5- Son olarak balıklardaki cıva seviyesini öğrenmek için sizlere verebileceğim faydalı bir web sayfası www.fda.gov/~frf/sea-mehg.html daha bilinçli seçimler yapmak.

Gelecek sayımızda başka bir konuda beraber olmak üzere hepinize sağlıklı günler dilerim.

Kaynak: University of CA Public Health


Nisan 2008

Yazarın Önceki Yazıları:
Et Yemeden Önce Bir Kez Daha Düşünelim
Kümes Hayvanlarıyla İlgili Bilmediklerimiz
Yeni Yıla Başlarken Sağlıklı Yaşam
Demir, Manganez, Krom ve Selenyum Mineralleri
Önemli Bir Mineral: Çinko (Zinc)
Çok Önemli Enzimlerin Bileşimini Oluşturan Bakır Minerali
Önemli Mineral: Kalsiyum
Minerallerin Önemi: Magnezyum
Daha çok Türklerde görülen hastalığın sebebi bilinmiyor
SU; Sağlıklı Yaşamın Altın Sıvısı
Detoks Nedir, Kimler İçin Gerekli ve Nasıl Uygulanabilir?
Tabağımızdaki Yiyecekler Birbirleriyle Uyumlu mu?
Vitaminlerle Olan İlişkilerimiz