|
Çok Önemli Enzimlerin Bileşimini Oluşturan Bakır
Minerali
Vücutta fazla
bulunmasıyla 3. sırayı alan bakır minerali, insan metabolizması
üzerinde çok önemli role sahip olmasına rağmen, çok az miktarda
dışarıdan alınmaya ihtiyaç gösterir. Genellikle yiyeceklerle yeteri
kadar alınması nedeniyle eksikliğine az rastlanır. Fakat çok endüstrileşmiş
ülkelerde, özellikle Avrupa'da, kadmiyum, çinko ve kurşun metallerinin
hava, su, toprak ve yiyeceklere karışmasıyla vücuda alınması nedeniyle,
günlük diyetlerle alınan bakırın asimile olmasını engelleyip bakır
eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden
olur..
Yapılan incelemelere
dayanan test sonuçlarından, bakır eksikliğinin genellikle, böbrek
sorunlarına, kansızlığa, romatizmaya ve aşırı zayıflığa (anorexia)
neden olduğu anlaşılmıştır.
Bir çoklarınız,
kolunda veya ayağında bakır bilezik taşıyan kişilerin romatizma
ağrılarının hafiflediğini söylediğini veya sürekli kansız olduklarından
şikâyet eden kişilerin, diyetlerine dikkat ettikleri halde kanlarını
hâlâ normal seviyeye çıkaramadıklarını, bazılarının sinirlendikleri
zaman veya depresyon hallerinde belli yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük
gösterdiklerini (çikolata, beyaz şarap, avokado gibi) veya kadınların
özel günlerinde şiddetli baş ağrılarından şikayet edip, soğuk algınlığına
benzer belirtiler aldıklarını duymuş, görmüş veya yaşamış olabilirsiniz.
Bütün bunlara vücudun bakır ile demir dengesinin bozulmasının neden
olduğu araştırmacılar tarafından belirlenmiştir. İsterseniz yukarıda
bahsettiğim durumların vücuttaki bakır oranının azlığı veya çokluğu
ile nasıl ilişkilendirildiğini Dr. David L. Watts'in açıklamaları
ile birlikte gözden geçirelim.
BAKIR'IN
KANSIZLIK İLE OLAN İLİŞKİSİ
İlk yapılan
araştırmalardan bakır mineralinin eksikliği ile kansızlığın yakından
ilgili olduğu öğrenildi. Bakır minerali, demirin alyuvarlar tarafından
kolayca emilmesini sağlaması açısından çok önemlidir. Birbirleriyle
'synergistically' çalışırlar. Dolayısıyla bakır mineralinin eksikliği,
demirin de eksikliğine yol açar. Bu nedenle vücuda diyet yoluyla
yeterli miktarda demir alınmış olsa bile asimilasyonu olamadığı
için kanın asıl maddesi olan hemoglobini oluşturamaz. Eksikliğiyle
hücrelere yeteri kadar oksijen taşınamadığı için, enerji eksikliği
ve yorgunluk hissi şikâyetlerin başında sıralanır.
BAKIR'IN
ROMATİZMA İLE OLAN İLİŞKİSİ
Bakır ile romatizmanın
ilişkisi ise yine vücuda alınıp da bakır eksikliğinden dolayı asimile
olamayan demirin vücudun başka yerlerinde (özellikle eklem) toplanmasından
kaynaklanır. Tabi bu tek sebep olarak gösterilemez. Özellikle bakteriler
tarafından neden olan enfeksiyonlarda vücudun bakır depoları kullanıldığından,
yine bakır ve demir oranında bozulma olur ve bu şekilde de romatizma
şikâyetleri ortaya çıkar. Bu nedenle takılan bakır bileziklerin,
bakırın deriden kana geçmesi yoluyla romatizma ağrılarına fayda
getirmesi sağlanabilir..
Romatizma değil
de, osteoporosis'i olanlarda durum tamamen farklıdır. Bu rahatsızlıklar
da genellikle bakır fazlalığından oluşur. Osteoprosis'te bakır ile
çinko oranı bozulduğundan bu oransızlık kalsiyumun eklemlerde birikmesine
neden olduğundan eklem yerlerinde ağrı ve hareketlerde güçlükler
ortaya çıkar. Bu durumda bakır veya bakır karışımı bileziklerden
kaçınmakta fayda vardır..
BAKIR'IN
ENFEKSİYONLARLA OLAN İLİŞKİSİ
Uzun süreli
enfeksiyon hallerinde özellikle diş etleri iltihaplanmalarında hücrelerde
demir oranının yüksek bakır oranınınsa düşük olduğu görülmüştür.
Bu durumun sürekliliği, kişinin bağışıklık sistemini zayıf düşüreceğinden
enfeksiyonlu durum aralıklarla vücutta tekrar tekrar ortaya çıkar..
Yine bakır ile çinko dengesinin bozukluğu kalp rahatsızlıklarına,
zararlı kolesterolün artmasına, triglyceride'in yükselmesine neden
olduğu gibi safra kesesi sorunlarına, PMS şikâyetlerine ve doğum
sonrası depresyonlara neden olduğu, yapılan test sonuçlarından öğrenilmiştir.
Vücudumuzdaki
mineral oranlarını doğal yöntemler kullanılarak yüzde yüz olmasa
bile en iyi öğrenme yolu, saçlar üzerinde yapılan testlerle öğrenilir.
Eskiden TMA olarak bilinen bu testler için, alınan belli miktarda
saç örnekleri Amerika'ya veya İngiltere'ye gönderilmekteydi. Şimdi
Kanada'da bu testleri yapan laboratuvarlar var.
Tekrar vurgulamak
isterim ki, bakır mineralinin fazlalığı ve eksikliği, eksiklik olarak
vücutta görüleceğinden, belirttiğim bu testler yapılmadan rasgele
bakır minerali kullanıp vücudun diğer minerallerle olan dengesinin
bozulmamasına dikkat etmek gerekir.
Gelecek sayımızda
bir başka konuda birlikte olmak umuduyla, sağlıcakla kalın..
Kaynak:
"Trace Elements and Other Essential Nutrients" Dr. David
L. Watts
Ekim 2007
Yazarın Önceki
Yazıları:
Önemli Mineral: Kalsiyum
Minerallerin Önemi: Magnezyum
Daha çok Türklerde görülen hastalığın sebebi
bilinmiyor
SU; Sağlıklı Yaşamın Altın Sıvısı
Detoks Nedir, Kimler İçin Gerekli ve Nasıl
Uygulanabilir?
Tabağımızdaki Yiyecekler Birbirleriyle Uyumlu
mu?
Vitaminlerle Olan İlişkilerimiz
|