Hanımeli



FUTBOL ABUZERLERİ

En güncel ve en yüzsüz abuzer tiplerinden biridir. Bunlara yaygın olarak futbol fanatiği de denir. Küçük yaşta farkında olmadan birilerinin etkisiyle bir takıma bağlanırlar, yaşları ilerledikçe kendilerini bu takıma adarlar ve hayatlarını bu takıma endeksli olarak yaşarlar. Her türlü üzüntü, sevinç, başarı ya da başarısızlıklarını futbolun arkasına saklarlar, deşarj yöntemleri de futbol aracılığıyla olur.

Maç izlemeye giderken daha kuyrukta baºlar abuzerlikleri. Onu bunu itip kakıp, sıraları bozup içeri dalmaya çalışırlar. Bağıra çağıra konuşup etraflarını rahatsız etmekten adeta zevk alırlar. Çevrelerindeki insanlara, özellikle kadınlara gözlerini dikip bakarlar. Maç sırasında sahadaki herkese, ailelerine bile, hep bir ağızdan, akla gelmedik açık saçıklıkta ve abuk subuklukta küfür ederler. Ateşler yakar havai fişekler fırlatırlar. Sahaya bozuk para ve cep telefonu dahil olmak üzere akıllarına gelen herşeyi atar, futbolcu ya da hakemlerin kafalarını kırmaya çalışırlar.

Asıl felaket maç bitince yaşanır. Takımları kaybettiyse önce kendi futbolcularını sonra da karşı takımın futbolcularını pataklamaya çalışırlar. Daha sonra da evlerine dönene dek sokaklarda terör estirirler. İnsanların sinip kendilerinden çekindiklerini görmek onların azgınlığına azgınlık katar. Eğer takımları güçlü bir takımı yenmişse ya da lider ya da Allah Korusun şampiyon olmuşsa sevinçleri üzüntülerinden daha korkunçtur. Sokaklarda avaz avaz bağırmaya, davul zurna ile etrafın kafasını şişirmeye başlarlar. Daha sonra iyice azıtıp aşka gelirler ve sağa sola ateş etmeye başlarlar. Her seferinde birkaç masum insanın yaralanmasına ya da ölümüne neden olurlar. Hatta bir keresinde içlerinden birinin daha etkili olsun diye havaya makineli tüfekle ateş ettiğini bile okuduk gazetelerde. Ülkemize gelen bir İngiliz takımının kendilerine benzeyen taraftarlarını hem de maçtan önce döve döve öldürdüklerini televizyondan naklen izledi tüm Türkiye. Nerede kaldı konukseverliğimiz?

Bu abuzer tipi tüm abuzerliklerini futbolun arkasına gizlenerek yaptıkları için nedense hep hoşgörülürler. Polis kendilerini hep dağıtır. Oysa insan hakları için ufacık bir gösteri yapılsa tüm gösetiriciler yerlerde sürüklenir ve onlar hiç dağıtılmazlar hep toplanırlar, göz altına alınırlar. Futbol abuzerleri asla hak ettikleri cezayı görmezler. Kendilerine 'taraftar' denilerek gerçek taraftarlara, sporseverlere de hakaret edilir.

Medya onları eleştirir görünse de, aslında hep sansasyon peşinde olduklarından, yaptıkları rezaletleri halka sergileyip dururlar. Televizyon kanallarının hemen hepsinde bir takım adamlar oturup saatlerce konuşur dururlar; sanki ülkede tüm sorunlar çözülmüş de, tek sorun futboldur. Yok hangi futbolcu topa nasıl vurmuş, hakem nasılmış, antrenörü atmalı mı atmamalı mı, kulüp yöneticisi ne demiş, burnunu mu karıştırmış, saçını mı boyamış, tribünde otururken suratı asık mıymış… işte bunlar tartışılır durur saatlerce. Kimse de sesini çıkarmaz, çıkaramaz; çünkü abuzerdir kendileri ve ne yazık ki, abuzerler devrinde yaşıyoruz. Bu abuzerlerin elinde futbol spor olmaktan çıktı, halkı uyutma ve onun sırtından büyük kazançlar elde etme yöntemine dönüştü.

Şunu da üzülerek belirtmeden edemeyeceğim, bu tür abuzerlerin yüzde 99.9'u da erkektir.

Bizim Anadolu

MART 2002