Eylül ÖZYÜREK
KİŞİSEL GELİŞİM



AŞK VE ACI...

"Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım. Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü." (Halil Cibran)


Sevginin muhteşem güzelliğini içine alan aşk, herkesin özlediği, yaşamak istediği bir duygudur. Aşkı yaşayan kişinin sesinin içinde gülücük yakalarsınız. Yanakları sık sık kızarır, gözleri ışıl ışıl parlar, hareketleri seri, konuşmaları akıcıdır. Aşık olan için hayat dolu ve anlamlıdır. Kendini güçlü hisseder. Sorunlar üzerinde fazla durmaz. Umudu, yaşama sevinci yüksektir… Suyun üstünde yüzen bir yaprak gibi sarhoştur….

Aşk sözcüğü Arapça kökenlidir. "aşaka" adlı bir sarmaşıktan türemiştir. Sarmaşık bir yere tutunmadan büyüyemeyen bir bitkidir. Aşk acısı da tam da burada açığa çıkar. Aşk bağımlık yaratmaya başladığı anda acısı da beraberinde gelir. Birey kendini unutur. Bütün benliğiyle aşık olduğu kişiye bağlanır. Duyguları çok yoğundur. Onsuz bir hayatı düşünemez. Hayata dair bir çok anlamı aşık olduğu kişiye yükler. Beklentileri yüksektir. Beklentilerine yanıt bulamadığı yerde hayata küser. Yemeden içmeden kesilir. Uyku düzeni bozulur. Durgunlaşır. Hayattan tat alamaz. Rengi solar. Gözleri sönük ve dalgındır. Bulunduğu ortama uyum gösteremez… Nereye ait olduğunu bilemez. Gözleri nemlidir. Garip bir kaybolmuşluk hali yaşar. Aşkın ilkbaharı, yerini fırtınalı tanımsız bir mevsime bırakmıştır.

Kişi bu fırtınalı mevsimin içinde savrulur tutunacak yer arar. Mutsuzdur.

Bu kendimizi unutturacak kadar yoğun yaşanan duygunun hayata gelişimizle ilgili yanlarının olduğunu söylemek sanırım abartılı olmayacaktır. İlk ayrılık acısını annemize bağlı kordonumuzun kesilmesiyle yaşarız. Anne karnındaki sıcak, güvenli ve bağımlı yaşantımız son bulduğu o an ilk ayrılık anıdır. Dünyaya geldikten sonra bir çocuk için anne ve babayla ilişkisinde ilk 3 yıl çok önemlidir. Çocuk sürekli anne ve babayla güvenli ilişki zeminlerini arar. Bedensel ve duygusal açlığını doyurma çabası içersindedir. Bu ilk 3 yaş iletişim ve arayışların en yoğun olduğu dönemdir. Bu dönemini doyurucu yanıtlarla geçiren çocuk, benliğini sağlıklı bir şekilde hisseder. Kendini tanır. Kendini değerli hissetme noktasında sağlam temeller edinir. Bu temelde ilerleyen birey aşk kavramıyla karşılaştığında bağımlılık değil bağlılık duygusunu öne çıkarmasını bilir.

Aşkın güzelliğini yaşadığı gibi fırtınaları karşısında da duruşu oldukça sağlam olur. Savrulmaz. Acı yaşasa da acının içinde kaybolmaz. Aile ilişkilerinde sorunlar yaşamış, çocuk dönemini sağlıklı bir şekilde geçirememiş birey hayattan beklediklerini aşık olduğu bireye yükler. Tam bir bağımlılık ilişkisi içersine girer.

Bu durum onun "benlik" algısı üzerinde ciddi tahribatlara yol açar. Kişide gözlemlenen şey hastalığa benzer belirtiler oluşur...

1- Kişi kendisi için değil de aşık olduğu kişi için yaşar.
2- İşine odaklanamaz.
3- İçine kapanır ya da saldırganlaşır.
4- Uyuyamaz ya da çok uyur.
5- Sürekli hayal kurar.
6- Beslenme düzeni bozulur
7- Düşüncelerini toparlayamaz.
9- Çevreyle uyumu bozulur.
10- Onsuz kendini değersiz hisseder. Sürekli ondan onay bekler.
11- Her yerde ondan bahsetmek ister.
12- Sürekli gelecek haberi ya da telefonu bekler.
13- Durgun, dalgın ve solgundur.

Buna benzer bir sürü haller aslında kişinin patolojik aşk içinde olduğunu gösterir. Bu durumdan çıkmak için;

1- Aşık olduğunuz kişi artık yanınızda değilse ve bu durum geçici bir ayrılık değilse durumu olduğu gibi kabul etmeniz yararınıza olacaktır.
2- Ayrılık döneminde sevdiğiniz bir uğraşa yönelmeniz.
3- Ayrılık acısı yaşamanız çok doğal bir durumdur. Bu döneminizi saygıyla karşılayıp ayrılık acısının sizi olgunlaştıracağını unutmadan yas döneminizi geçirmeniz.
4- Yeni çevreler edinin. Boş vakitlerinizi dışarıda geçirin.
5- Beslenmenize ve giyiminize dikkat edin.
6- Kendinizde ufak tefek değişikler yapmaya yönelin.
7- Bol bol yaşam sevincinizi yükseltecek kitaplar okuyun…
8- Neşeli şarkılar dinleyin ve eşlik edin.

Kendi başınıza aşamayacağınızı düşündüğünüz anda mutlaka bir uzmanla görüşün. Aşk acısını ortadan kaldıracak bir dolu teknik var. Terapiye girebileceğiniz gibi hipnoz yoluyla da çok kısa sürede yaşadığınız aşk acısından kurtulup normal yaşantınıza dönmeniz mümkün…

Aşkın en güzeli bağımlı değil bağlı olma halinde gizli olduğunu unutmayalım. Aşk herkesin hakkı.

Aşkla kalın.


Kişisel gelişim Hipnoz ve EFT Uzmanı
Tel: 232 330 99 17
GSM: 0 505 558 75 15

 

Ağustos-Eylül 2010

Yazarın Önceki Yazıları:
Narsist
Sertleşme
Kadının Kâbusu Vajinismus

Kadınlar Vardır!
Çocuklarda Zaman Kavramı
Boşanma
Ölüm ve Yas
Beni Anlayın!
Öfke Baldan Tatlıdır Ama...
Çocukluk Korkuları
Çocuklarda ve Ergenlerde Cinsel Gelişim
Eş Seçimi ve Evlilikte Uyum Nasıl Sağlanır?