|
AŞK VE ACI...
"Aşkı
konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir
sözcük bulamadım. Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa
dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü." (Halil
Cibran)
Sevginin muhteşem güzelliğini içine alan aşk, herkesin özlediği,
yaşamak istediği bir duygudur. Aşkı yaşayan kişinin sesinin içinde
gülücük yakalarsınız. Yanakları sık sık kızarır, gözleri ışıl ışıl
parlar, hareketleri seri, konuşmaları akıcıdır. Aşık olan için hayat
dolu ve anlamlıdır. Kendini güçlü hisseder. Sorunlar üzerinde fazla
durmaz. Umudu, yaşama sevinci yüksektir… Suyun üstünde yüzen bir
yaprak gibi sarhoştur….
Aşk sözcüğü
Arapça kökenlidir. "aşaka" adlı bir sarmaşıktan türemiştir.
Sarmaşık bir yere tutunmadan büyüyemeyen bir bitkidir. Aşk acısı
da tam da burada açığa çıkar. Aşk bağımlık yaratmaya başladığı anda
acısı da beraberinde gelir. Birey kendini unutur. Bütün benliğiyle
aşık olduğu kişiye bağlanır. Duyguları çok yoğundur. Onsuz bir hayatı
düşünemez. Hayata dair bir çok anlamı aşık olduğu kişiye yükler.
Beklentileri yüksektir. Beklentilerine yanıt bulamadığı yerde hayata
küser. Yemeden içmeden kesilir. Uyku düzeni bozulur. Durgunlaşır.
Hayattan tat alamaz. Rengi solar. Gözleri sönük ve dalgındır. Bulunduğu
ortama uyum gösteremez… Nereye ait olduğunu bilemez. Gözleri nemlidir.
Garip bir kaybolmuşluk hali yaşar. Aşkın ilkbaharı, yerini fırtınalı
tanımsız bir mevsime bırakmıştır.
Kişi bu fırtınalı
mevsimin içinde savrulur tutunacak yer arar. Mutsuzdur.
Bu kendimizi
unutturacak kadar yoğun yaşanan duygunun hayata gelişimizle ilgili
yanlarının olduğunu söylemek sanırım abartılı olmayacaktır. İlk
ayrılık acısını annemize bağlı kordonumuzun kesilmesiyle yaşarız.
Anne karnındaki sıcak, güvenli ve bağımlı yaşantımız son bulduğu
o an ilk ayrılık anıdır. Dünyaya geldikten sonra bir çocuk için
anne ve babayla ilişkisinde ilk 3 yıl çok önemlidir. Çocuk sürekli
anne ve babayla güvenli ilişki zeminlerini arar. Bedensel ve duygusal
açlığını doyurma çabası içersindedir. Bu ilk 3 yaş iletişim ve arayışların
en yoğun olduğu dönemdir. Bu dönemini doyurucu yanıtlarla geçiren
çocuk, benliğini sağlıklı bir şekilde hisseder. Kendini tanır. Kendini
değerli hissetme noktasında sağlam temeller edinir. Bu temelde ilerleyen
birey aşk kavramıyla karşılaştığında bağımlılık değil bağlılık duygusunu
öne çıkarmasını bilir.
Aşkın güzelliğini
yaşadığı gibi fırtınaları karşısında da duruşu oldukça sağlam olur.
Savrulmaz. Acı yaşasa da acının içinde kaybolmaz. Aile ilişkilerinde
sorunlar yaşamış, çocuk dönemini sağlıklı bir şekilde geçirememiş
birey hayattan beklediklerini aşık olduğu bireye yükler. Tam bir
bağımlılık ilişkisi içersine girer.
Bu durum onun
"benlik" algısı üzerinde ciddi tahribatlara yol açar.
Kişide gözlemlenen şey hastalığa benzer belirtiler oluşur...
1- Kişi kendisi
için değil de aşık olduğu kişi için yaşar.
2- İşine odaklanamaz.
3- İçine kapanır ya da saldırganlaşır.
4- Uyuyamaz ya da çok uyur.
5- Sürekli hayal kurar.
6- Beslenme düzeni bozulur
7- Düşüncelerini toparlayamaz.
9- Çevreyle uyumu bozulur.
10- Onsuz kendini değersiz hisseder. Sürekli ondan onay bekler.
11- Her yerde ondan bahsetmek ister.
12- Sürekli gelecek haberi ya da telefonu bekler.
13- Durgun, dalgın ve solgundur.
Buna benzer
bir sürü haller aslında kişinin patolojik aşk içinde olduğunu gösterir.
Bu durumdan çıkmak için;
1- Aşık olduğunuz
kişi artık yanınızda değilse ve bu durum geçici bir ayrılık değilse
durumu olduğu gibi kabul etmeniz yararınıza olacaktır.
2- Ayrılık döneminde sevdiğiniz bir uğraşa yönelmeniz.
3- Ayrılık acısı yaşamanız çok doğal bir durumdur. Bu döneminizi
saygıyla karşılayıp ayrılık acısının sizi olgunlaştıracağını unutmadan
yas döneminizi geçirmeniz.
4- Yeni çevreler edinin. Boş vakitlerinizi dışarıda geçirin.
5- Beslenmenize ve giyiminize dikkat edin.
6- Kendinizde ufak tefek değişikler yapmaya yönelin.
7- Bol bol yaşam sevincinizi yükseltecek kitaplar okuyun…
8- Neşeli şarkılar dinleyin ve eşlik edin.
Kendi başınıza
aşamayacağınızı düşündüğünüz anda mutlaka bir uzmanla görüşün. Aşk
acısını ortadan kaldıracak bir dolu teknik var. Terapiye girebileceğiniz
gibi hipnoz yoluyla da çok kısa sürede yaşadığınız aşk acısından
kurtulup normal yaşantınıza dönmeniz mümkün…
Aşkın en güzeli
bağımlı değil bağlı olma halinde gizli olduğunu unutmayalım. Aşk
herkesin hakkı.
Aşkla kalın.
Kişisel gelişim Hipnoz ve EFT Uzmanı
Tel: 232 330 99 17
GSM: 0 505 558 75 15
Ağustos-Eylül
2010
Yazarın Önceki
Yazıları:
Narsist
Sertleşme
Kadının Kâbusu Vajinismus
Kadınlar
Vardır!
Çocuklarda Zaman Kavramı
Boşanma
Ölüm ve Yas
Beni Anlayın!
Öfke Baldan Tatlıdır Ama...
Çocukluk Korkuları
Çocuklarda ve Ergenlerde Cinsel Gelişim
Eş Seçimi ve Evlilikte Uyum Nasıl
Sağlanır?
|