|
Kadınlar
Vardır!..
1988 yılında
dünya "kadınlar vardır" sloganıyla inledi.
Kadınlar sokaklara dökülmüştü. Tek bir amaç etrafında toplandıkları
söylenemezdi. Sosyalist kadınlar, burjuva kadınları, feministler
vb. kadının kurtuluşu ile ilgili hepsinin ayrı ayrı kurduğu örgütler
oluşmuştu. Doğal olarak bu örgütlerin oluşturduğu programlar da
farklıydı.
Bir yandan "meyhaneye
ben de gelirim. Taciz edersen iğne batırırım" eylemleri
yapıyor, diğer tarafta yoksul kadınlara yardım kampanyaları başlatılıyor
ya da hak arama mücadelesinde kadınların en ön safta etkili roller
aldığını görüyorduk.
Bir kesim kadın
sorunun cinsiyet sorunu olduğunu söylüyor ve erkeklerle mücadele
yolları geliştiriyordu. Bir başka anlayış, egemen sınıfın kadına
ikinci sınıf vatandaş muamelesi yaptığını savunuyor, mücadele için
egemen sınıfı hedef gösteriyordu. Bu arada kadının yaşadığı sorunların
temeline eğitim eksikliğini koyanlar ise harıl harıl kadın atölyeleri
kurup kadınları eğitmeye çalışıyordu.
'Hangisi
doğru, hangisi yanlış' sorularına cevap aramak belki bu
yazının işi olmayacaktır. Ama kişisel fikir belirtme hakkımı kullanmak
istersem şunu söylemek mümkün: Hepsi kadının hayatındaki eksikliği
ifade ediyordu. Ve hepsi önemliydi. Dünya kültürünün dışına itilmiş,
erkek mantığının oluşturduğu dünya düzeni içerisinde kadın kendini
arıyordu. O yıllarda bu nedenle bir çok değişik fikirlerle yola
çıkan kadını "kadınlar vardır" sloganı tek çatı altında
toplamıştı.
80'li yıllarda
dalga dalga dünyaya yayılan bu kadın hareketliliğinin başlangıcı
neydi?
Ne oldu da kadınlar
varlıklarının farkına vardılar?
8 Mart 1857
tarihinde çok acı bir olay yaşandı. ABD'nin New York kentinde bir
tekstil fabrikasında çalışan 40.000 işçi, daha iyi iş koşulları
için grev yapıyorlar. Polis işçilere saldırır, işçiler kendilerini
savunmak için barikatlar kurar. Bu arada fabrika kapıları işçilerin
üzerine kilitlenir. Nedeni tam açıklanamayan yangın da bu arada
başlar. 129 kadın işçi hayatını kaybeder.
İşçilerin cenazesine 100 bini aşkın kişi katılır. Artık bu direniş
topluma mal olmuş, toplum algısında önemli bir yer tutmuştur.
26-27 Ağustos
1910'da 2. Enternasyonal'e bağlı kadınlar toplantısında Clara Zetkin,
8 Mart 1857 tarihinin, tekstil fabrikasında hayatını kaybeden kadın
işçilerin anısına "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"
olarak anılmasını önerir. Teklif çoğunluk oyu alarak kabul edilir.
Dünya kadınları
bugüne sahip çıktı. Dünya kadını kendini sorguladı. Erkeği sorguladı.
Üretimi sorguladı. Cinselliği sorguladı. Kadın o tarihten bu tarihe
kadar çok uzun bir kendini doğurma çalışması yaptı. 8 Mart'ı coşkuyla
ve sesini yükselterek kutladı.
Farklı renk
ve sesle de olsa, kadınlar
8 Mart'ta hep bir ağızdan "kadınlar vardır" demekten vazgeçmedi.
Kadınlar birbirinin
aynası olurken toplumun da aynası oldu.
Aynanız hep
ışıldasın.
Mart 2010
Yazarın Önceki
Yazıları:
Çocuklarda Zaman Kavramı
Boşanma
Ölüm ve Yas
Beni Anlayın!
Öfke Baldan Tatlıdır Ama...
Çocukluk Korkuları
Çocuklarda ve Ergenlerde Cinsel Gelişim
Eş Seçimi ve Evlilikte Uyum Nasıl
Sağlanır?
|