|
Çocuklarda
Zaman Kavramı
Aileler çocuklarıyla çeşitli konularda çatışma yaşarlar. En çok
çatışma yaşanan konulardan biri de çocuğun zamanı doğru kullanamıyor
olmasıdır.
'Zaman nedir?
Zaman nasıl doğru kullanılır? Çocuk zamanı nasıl algılar? Çocuğum
uyuşuk mu?' gibi çoğaltabileceğimiz soruların cevapları konusunda
biraz fikir sahibi olmamız, zamanı yönetme konusunda da etkili olacaktır.
Zaman Nedir?:
İçinde olduğumuz akışkan süre diyebiliriz. Belki sizler çok daha
güzel tanımlarda bulabilirsiniz. Ama sonuç olarak 1 gün herkes için
24 saattir. Ya da bir hafta herkes için 7 gündür. Farklılık, herkes
için sabit olan bu zaman parçalarının nasıl kullanıldığıdır. Bu
konu oldukça geniş, aileyi, toplumu içine alan, özellikle çağdaş
yaşamın sıklıkla sorguladığı konulardan biridir.
Bu yazımda konuyu
çocuklar açısından incelemek istedim.
Aileler genelde
çocuğum tembel, oyalanıyor, duymuyor gibi yapıyor, yapacağı işi
erteliyor gibi yakınmalarla gelirler.
Çoğu zaman tembellik
diye adlandırılan şey çocuğun zamanı tanımıyor olmasıyla ilgili
çıkar. Çocuk zaman nedir sorusunun yanıtını henüz kafasında oturtamamıştır.
Zamanı algılamasının yaşı ile de yakından ilgisi vardır. Örnek verecek
olursak; 3 yaşındaki bir çocuğa yaşını sorarsanız size söyler ama,
3 yıl ne demektir, bunu algılayamaz. 5 yaşındaki bir çocuk doğum
gününü bilir. Ayını, yılını söyleyebilir ama, zamanın akışını anlayamaz.
Gün içinde yapacaklarını bu zamana uydurmak durumunda olduğunu bilemez.
Çocuklar gelişim süreçlerini anlamlandırarak yavaş yavaş öğrenirler.
Zaman kavramı
ve zamanı doğru kullanma fikri ise 10 yaşında olgunlaşmaya başlar.
Artık çocuk zamanın geçtiğini, o zaman içinde neyi ne zaman yapacağı
konusunda fikir sahibi olur.
Aileler çocuklarının
10 yaşında plan yapabilecek duruma geldiğini çoğu zaman bilmez.
Çocuk yetisinin tam gelişmediği bir alanda sürekli zorlanır. Bazen
azar işitir. Bazen ceza alır. Özellikle sabah saatleri ev içersinde
şiddetli gerilim yaşanır. Çocuğun sırtında bir el "hadi!.."
diyerek onu iteler. Bir başka odadan "Çabuk ol" diye bağıran
bir başka ses eşlik eder. Bu durum anne, baba ve çocuk için oldukça
zor bir durumdur. Sabaha kötü başlanır, işe veya okula kötü bir
durumda gidilir.
Zamanı
doğru kullanmak için ne yapılmalı?:
Çocuk doğduğu
andan itibaren düzenin içine doğmuşsa zamanı anlamlandırması daha
kolay olacaktır. Bebeklikten itibaren aynı saatte uyutulması, belirli
aralıklarla çocuğun doyurulması gibi yaklaşımlar çocuğun bünyesinde
bir takvim oluşmasına yardımcı olur. Her saat beslenmek istemek
yerine beslendiği saatte tepki vermesini sağlar.
Yine okula yeni
başlayan çocuklara çok sık zaman kavramı ile ilgili şarkılar öğretilir.
"Erken yatarım erken kalkarım" gibi hikâyeler anlatılır,
zamanı algılamasını kolaylaştıracak etkinlikler düzenlenir. Amaç
çocuğun zamanı anlamasını kolaylaştırmak ve uyumunu sağlamaktır.
Bunu yaparken de çocuğun düzeyine uygun modeller seçmektir.
Ayrıca yine
6-7-8 hatta 9 yaş çocukları için günlük görevlerini hatırlatan çizelgeler
hazırlanır, saatinde uyuma, saatinde uyanma gibi. Uygun davranışlar
ödüllendirilir desteklenir. Uygunluk göstermediği konular görmezden
gelinir. Olumlu davranış sürekli merkeze alınır ve onaylanır.
10 yaşından
itibaren artık zaman algısı belirli bir olgunluk kazanmıştır. 10
yaşındaki bir çocuk yakın ve uzak vadeli programlar kurabilir. İlk
başlarda teknik anlamda bunu nasıl yapacağını bilmiyorsa destek
alması sağlanabilir. Ama destek aldığı konuyu rahatlıkla sürdürebilecek
durumdadır. Zamanı doğru kullanmanın temel ilkesi 'bugünün dünden
daha planlı' olmasıdır. Bugünü bugün planlamaya kalkmak kişi için
stres kaynağı haline gelebilir. Olması gereken şudur; 24 saati düşünün.
Herkes için sabit yapılan şeyler vardır:
1- Uyku, 2- Yemek yemek için ayrılan zaman, 3- Okul veya iş için
ayrılan sabit zaman, 4- Vücut temizliği ve ihtiyaçları için ayrılan
zaman.
Bunlar hemen
herkesin kullandığı sabit zaman doldurucularıdır. Zamanı yönetmek
bu sabit zaman dilimlerinin dışında kalan kısmın yönetilmesidir.
Geriye kalan bu zaman diliminde neler yapacağını önceden planlamak.
Ve o plana uymak için gayret göstermek. Bu konuda çocuğunuza ayrıntılı
bilgi vererek iknalığı yaşamasını sağlayın.
Gayretin yanında
bir de planınızı korumanın yollarını öğrenmesini sağlayın. Beklenmeyen
bir arkadaş davetine "hayır" demeyi bilmesi, uzayan bir
sohbet ortamından sıyrılabilmeyi, planladığı zamanda planladığı
işi yapıyor olmayı öne çıkarmasını destekleyin.
Bahar geliyor.
Kapılarınızı, pencerelerinizi, gönüllerinizi bahara açmanız dileği
ile sevgiler.
Mart 2010
PSİKOÇÖZÜM
Aile-Birey-Çocuk Danışmanlığı
Kişisel gelişim-Kurumsal Danışmanlık
İnsan kaynakları ve Yaşam Koçluğu
HİPNOZ VE EFT MERKEZİ
1719 Sokak. NO: 16 Daire 1 KARŞIYAKA-İZMİR
Tel: 323 56 15-323 56 13 - 0555 800 70 06
www.psikocozum.com
Yazarın Önceki
Yazıları:
Boşanma
Ölüm ve Yas
Beni Anlayın!
Öfke Baldan Tatlıdır Ama...
Çocukluk Korkuları
Çocuklarda ve Ergenlerde Cinsel Gelişim
Eş Seçimi ve Evlilikte Uyum Nasıl
Sağlanır?
|