Eylül ÖZYÜREK
KİŞİSEL GELİŞİM

 

Çocuklarda Zaman Kavramı


Aileler çocuklarıyla çeşitli konularda çatışma yaşarlar. En çok çatışma yaşanan konulardan biri de çocuğun zamanı doğru kullanamıyor olmasıdır.

'Zaman nedir? Zaman nasıl doğru kullanılır? Çocuk zamanı nasıl algılar? Çocuğum uyuşuk mu?' gibi çoğaltabileceğimiz soruların cevapları konusunda biraz fikir sahibi olmamız, zamanı yönetme konusunda da etkili olacaktır.

Zaman Nedir?: İçinde olduğumuz akışkan süre diyebiliriz. Belki sizler çok daha güzel tanımlarda bulabilirsiniz. Ama sonuç olarak 1 gün herkes için 24 saattir. Ya da bir hafta herkes için 7 gündür. Farklılık, herkes için sabit olan bu zaman parçalarının nasıl kullanıldığıdır. Bu konu oldukça geniş, aileyi, toplumu içine alan, özellikle çağdaş yaşamın sıklıkla sorguladığı konulardan biridir.

Bu yazımda konuyu çocuklar açısından incelemek istedim.

Aileler genelde çocuğum tembel, oyalanıyor, duymuyor gibi yapıyor, yapacağı işi erteliyor gibi yakınmalarla gelirler.

Çoğu zaman tembellik diye adlandırılan şey çocuğun zamanı tanımıyor olmasıyla ilgili çıkar. Çocuk zaman nedir sorusunun yanıtını henüz kafasında oturtamamıştır. Zamanı algılamasının yaşı ile de yakından ilgisi vardır. Örnek verecek olursak; 3 yaşındaki bir çocuğa yaşını sorarsanız size söyler ama, 3 yıl ne demektir, bunu algılayamaz. 5 yaşındaki bir çocuk doğum gününü bilir. Ayını, yılını söyleyebilir ama, zamanın akışını anlayamaz. Gün içinde yapacaklarını bu zamana uydurmak durumunda olduğunu bilemez. Çocuklar gelişim süreçlerini anlamlandırarak yavaş yavaş öğrenirler.

Zaman kavramı ve zamanı doğru kullanma fikri ise 10 yaşında olgunlaşmaya başlar. Artık çocuk zamanın geçtiğini, o zaman içinde neyi ne zaman yapacağı konusunda fikir sahibi olur.

Aileler çocuklarının 10 yaşında plan yapabilecek duruma geldiğini çoğu zaman bilmez. Çocuk yetisinin tam gelişmediği bir alanda sürekli zorlanır. Bazen azar işitir. Bazen ceza alır. Özellikle sabah saatleri ev içersinde şiddetli gerilim yaşanır. Çocuğun sırtında bir el "hadi!.." diyerek onu iteler. Bir başka odadan "Çabuk ol" diye bağıran bir başka ses eşlik eder. Bu durum anne, baba ve çocuk için oldukça zor bir durumdur. Sabaha kötü başlanır, işe veya okula kötü bir durumda gidilir.

Zamanı doğru kullanmak için ne yapılmalı?:

Çocuk doğduğu andan itibaren düzenin içine doğmuşsa zamanı anlamlandırması daha kolay olacaktır. Bebeklikten itibaren aynı saatte uyutulması, belirli aralıklarla çocuğun doyurulması gibi yaklaşımlar çocuğun bünyesinde bir takvim oluşmasına yardımcı olur. Her saat beslenmek istemek yerine beslendiği saatte tepki vermesini sağlar.

Yine okula yeni başlayan çocuklara çok sık zaman kavramı ile ilgili şarkılar öğretilir. "Erken yatarım erken kalkarım" gibi hikâyeler anlatılır, zamanı algılamasını kolaylaştıracak etkinlikler düzenlenir. Amaç çocuğun zamanı anlamasını kolaylaştırmak ve uyumunu sağlamaktır. Bunu yaparken de çocuğun düzeyine uygun modeller seçmektir.

Ayrıca yine 6-7-8 hatta 9 yaş çocukları için günlük görevlerini hatırlatan çizelgeler hazırlanır, saatinde uyuma, saatinde uyanma gibi. Uygun davranışlar ödüllendirilir desteklenir. Uygunluk göstermediği konular görmezden gelinir. Olumlu davranış sürekli merkeze alınır ve onaylanır.

10 yaşından itibaren artık zaman algısı belirli bir olgunluk kazanmıştır. 10 yaşındaki bir çocuk yakın ve uzak vadeli programlar kurabilir. İlk başlarda teknik anlamda bunu nasıl yapacağını bilmiyorsa destek alması sağlanabilir. Ama destek aldığı konuyu rahatlıkla sürdürebilecek durumdadır. Zamanı doğru kullanmanın temel ilkesi 'bugünün dünden daha planlı' olmasıdır. Bugünü bugün planlamaya kalkmak kişi için stres kaynağı haline gelebilir. Olması gereken şudur; 24 saati düşünün. Herkes için sabit yapılan şeyler vardır:
1- Uyku, 2- Yemek yemek için ayrılan zaman, 3- Okul veya iş için ayrılan sabit zaman, 4- Vücut temizliği ve ihtiyaçları için ayrılan zaman.

Bunlar hemen herkesin kullandığı sabit zaman doldurucularıdır. Zamanı yönetmek bu sabit zaman dilimlerinin dışında kalan kısmın yönetilmesidir. Geriye kalan bu zaman diliminde neler yapacağını önceden planlamak. Ve o plana uymak için gayret göstermek. Bu konuda çocuğunuza ayrıntılı bilgi vererek iknalığı yaşamasını sağlayın.

Gayretin yanında bir de planınızı korumanın yollarını öğrenmesini sağlayın. Beklenmeyen bir arkadaş davetine "hayır" demeyi bilmesi, uzayan bir sohbet ortamından sıyrılabilmeyi, planladığı zamanda planladığı işi yapıyor olmayı öne çıkarmasını destekleyin.

Bahar geliyor. Kapılarınızı, pencerelerinizi, gönüllerinizi bahara açmanız dileği ile sevgiler.


Mart 2010

PSİKOÇÖZÜM
Aile-Birey-Çocuk Danışmanlığı
Kişisel gelişim-Kurumsal Danışmanlık
İnsan kaynakları ve Yaşam Koçluğu
HİPNOZ VE EFT MERKEZİ
1719 Sokak. NO: 16 Daire 1 KARŞIYAKA-İZMİR
Tel: 323 56 15-323 56 13 - 0555 800 70 06
www.psikocozum.com

Yazarın Önceki Yazıları:
Boşanma
Ölüm ve Yas
Beni Anlayın!
Öfke Baldan Tatlıdır Ama...
Çocukluk Korkuları
Çocuklarda ve Ergenlerde Cinsel Gelişim
Eş Seçimi ve Evlilikte Uyum Nasıl Sağlanır?