Atilla YETER
YEŞİL DÜNYA



Sebze Dikmeyi Unutmayalım


İki ay önce başlattığımız yazı dizisi "Yeşil Dünya", bu sayısıyla üçüncü ayına giriyor. Umarım yeni bir şeyler öğreniyorsunuz, bildiğiniz bazı şeyleri de yeniden anımsıyorsunuz, pekiştiriyorsunuzdur. Daha ayrıntılı bilgi almayı istediğiniz noktalar varsa, çekinmeden bana bu yazının altındaki e-posta adresine bir not yollayabilirsiniz.

Mayıs ayının sonuna geldik ve geçtik. Winnipeg'de, Newfoundland'de, kuzey British Columbia'da bu sıralar havaların nasıl gittiğini bilmiyorum. Ama, en azından Toronto, Montreal, Vancouver gibi aynı enlemde olan yerlerde artık hava sıcaklığının sıfır derecenin altına inme olasılığı kalmadığını söyleyebilirim. Herkes rahatlıkla bahçesine, balkonuna istediği çiçeği, bitkiyi dikebilir.

Sebzeler Gerçekte
Birer Meyvedir

Sebze derken herkesin aklına ilk önce domates gelir. Biberi de eklemekte yarar vardır; ne de olsa beraberce hemen her türlü yemeğe lezzet verirler. Yalnız, pek çok insanın aklına sebze dendiği zaman kök kerevizin ("celeriac") veya kuşkonmazın ("asparagus") hemen geleceğini sanmıyorum.

Bahçenizin büyüklüğü ne olursa olsun, mutlaka bir-iki domatese, bir-iki bibere, belki şöyle çite veya bir çalıya doğru sarılacak bir kaç fasulyeye yer vardır. Bunların arasına birkaç tane de kokulu otlardan katarsak, işte size bir sebze bahçesi yapmış oluruz.

Aslında domates, biber, patlıcan, taze fasulye gibi sebzeler gerçekte birer "meyve"dir. Yani botanik açısından, bitkinin yenilen kısmı soyunu devam ettirecek tohumunu saklayan meyvesidir. Bu meyve-sebzeler öbür elma, portakal, kiraz, karpuz gibi tatlı meyveler gibi yenmediğinden ve daha çok yemek yapmakta kullanıldığından onlara "sebze" gözüyle bakmaktayız.

Büyük kentlerin eski konut alanlarında bahçeler oldukça küçüktür. Bazıları neredeyse normal bir balkondan biraz daha büyükçedir. Ama buna rağmen o sınırlı yerlerde bile az da olsa bir sebze köşesi düşünülebilir.

Dikeceğiniz, büyüteceğiniz sebzenin cinsi sizin zevkinize ve becerinize bakar. (Resim 1 ve 2) Yalnız, dikkat edilmesi gereken bazı ana noktalar vardır. İşte bu noktalardan en önemlilerini aşağıda gözden geçirelim.

Resim 1

Güneş: Güneş ışıklarına gereksinmeyen sebze yok denecek kadar azdır. Hatta bazı sebzeler (domates, biber gibi) en az 6 saat güneş ışığı aldığı takdirde, o lezzetli meyvelerini büyütebilirler. Sebzelerinizi dikerken güneşli bir yer bulun bahçenizde.

Sulama: Hiçbir sebze (pirinç, taro gibi suda yaşayanlar dışında) köklerinin suyun içinde olmasına dayanamaz. Ama, yeni büyüme çağında da bol su ister. Dolayısıyla, yeni diktiğiniz fidelerin suyunu hiç eksik etmeyin, bol bol verin. Domatesler olgunlaşmaya başlarken, suyu ya çok azaltın veya -kuraklık yoksa- tamamen kesin. Ama, taze fasulyelere, havuçlara, vs su vermeyi hiç kesmeyin.

Resim 2

Sıcaklık: Yazın neredeyse kavurucu sıcaklığı olamazsa, o güzelim domatesler lezzetlerine kavuşamaz. Bunun yanında, sıcaklıktan hiç haz etmeyen, serinliği seven, hatta yağmurlu havalarda daha da coşan sebzeler de vardır. Bezelye, bakla, turp, roka, ıspanak böyle sebzelerdir. Onları yazın başında dikmektense, erken ilkbaharda veya Temmuz sonunda (serin sonbahar günleri için) dikmek daha doğru olur.

Ürün: Sebzeniz yemeye hazır olduğu zaman hemen ürününüzü alın. Aksi takdirde, sebzeniz ya tohuma kaçar (bezelye, bakla, turp, ıspanak gibi) ya da ürünün arkası kesilir (domates, biber, taze fasulye gibi).

Saklama: Ürününüz fazla gelirse (ki oldukça zayıf bir olasılıktır kent bahçelerinde), fazlasını ya başkalarına verin (pek çok yardım kurumu ürün fazlasını seve seve alır), ya da kurutun, sos yapın, kışa saklayın. Fazla tohumları bir yıl sonrasına da saklamayı unutmayın.

Koruma: Bahçenizi çeşitli hayvanlardan küçük bir çit çevirerek (Resim 3) koruyun, kendi köpeğiniz bile olsa (!)

Resim 3

İster domates, biber, taze fasulye gibi meyve-sebzeler, ister pırasa, ıspanak, pazı gibi gövde ve yaprakları yenilen sebzeler, ister havuç, pancar, kök kereviz gibi kökleri yenilen sebzeler olsun, neyi yetiştiriyorsanız elinize sağlık, ağız tadıyla yeyin.

Bahçeniz, çiçekleriniz gönlünüzce olsun...

Önümüzdeki ayın konusu: Balkon da bir Bahçe Olabilir

Her türlü sorularınızı ve yorumlarınızı e-posta adresine
(yesildunya.bizimanadolu@yahoo.com) ulaştırabilirsiniz.

Haziran 2009

Yazarın önceki yazıları:
Ah O Budama İşi
Yeşil Dünya