|
Ah O Budama İşi
Umarım geçen
sayımızda başlattığımız bu yazı dizisini fark etmişsinizdir. Yine
umarım, ilginizi çekmiştir.
Bu umutla giderek söyleşimize devam edelim.
Geçen sayımızda Nisan ve Mayıs aylarında bahçenizde yapabileceğiniz
veya yapmanız gereken işlemlerin kısa bir listesini vermiştim. Bunların
arasında bahar temizliği, çimen tırmıklama ve havalandırma, toprak
yumuşatma ve zenginleştirme, uzun ömürlü otları ayıklama, erken
çiçek ve sebze dikimi gibi çeşitli yapılabilecek işleri sıralamıştım.
Bunların hepsini yapmışsınızdır sanırım.
Acaba?
"Aaa,
vallahi hepsini yapamadım, ama bazılarını yaptım. Çok işim vardı."
dediğinizi duyar gibi oluyorum ve de sizi anlıyorum. Eğer daha hâlâ
yapacak bir kaç şey varsa onları da Mayıs ayında veya en geç Haziran
ayının başında tamamlayabilirsiniz.
Ben bütün bunları yaptım. Yalnız, daha çimen kesmeye başlamadım.
Eh, o da pek yakındır. Bu yazı elinize geçtiğinde, sanırım en az
bir kere, belki de daha fazla, çimen kesmiş olabilirim.
Gelelim geride kalan önemli bir konuya, ki onu bütün bahçe mevsimi
boyunca çeşitli nedenlerden dolayı yapmak durumunda kalabilirsiniz:
Budama.
Budama ve onun küçük kardeşi kırpma, kısacası, belli bir amaçla
bir bitkinin şekillendirilmesi demektir. Tabii ki, burada söz edilen
bitki şekillendirilmesi gereken ve şekillendirilebilen bir bitkidir.
Maydanozun veya hercai menekşenin budanacağını düşünemeyiz. Kaldı
ki, onlar bile kırpılabilir.
Dalları düzensiz büyümüş veya kırılmış bir ağaç, sapları don yemiş,
çapraz büyümüş veya fareler tarafından kemirilmiş bir gül, yan dalları
yayvan şekilde büyütülmeye çalışılan bir meyve ağacı, çubuk sapları
yeni yıkanmış yün yığınına benzeyen bir çalı veya ince dalları arap
saçına dönmüş bir çalı-çit birer budama / kırpma unsurudur.
Budama pek çok zaman yanlış anlaşılabilecek bir işlemdir. Kimisi
budamanın yalnız ağaçlara uygulandığını sanar, kimisi de sadece
bahar aylarında olur diye bir düşünce içindedir. Hatta bazılarına
göre de budama yalnız dalların uçlarının kesilmesidir.
Şu bir gerçek ki, budama gerektiği her zaman herhangi bir bitkiye
uygulanabilir. Önemli olan, hangi bitkiye, hangi koşullarda ve ne
zaman uygulanacağıdır. Domates bitkisinin bile budanabileceğini
(daha doğrusu kırpılabileceğini) biliyor muydunuz?
Açıkçası budama öyle çok boyutlu bir olgudur ki, karıştırmamak bazen
elde değildir; özellikle bu işte yeni olanlar tarafından.
Budama üzerine şu aşağıdaki basit yöntemleri ve özellikleri uygularsanız,
yaptığınız budama yüzde yüz doğru olmasa bile, yanlış bir şey yapmış
sayılmazsınız.
* Ağaç dallarını
ve tomurcuklanan çalıları Resim 1'de gösterilen teknikle
budayın. Ağaçlar için resimdeki yan tomurcukları, ağacın yan dalları
gibi düşünerek tekniği uygulayın.
 |
| Resim 1 |
* Çapraz
büyüyen dallardan, Resim
2'deki
gibi, zayıf olanını budayın.
 |
| Resim 2 |
* Meyve ağaçlarını
baharda tomurcuklar açmadan önce budayın.
* Çok sıkça
yan yana büyümüş dalların zayıf olanlarını budayarak seyreltin.
* Resim
3'te
gösterilen budama makasıyla ince dalları; dal makasıyla kalın dalları;
yüksek dal makasıyla da erişilmesi zor olan dalları budayın. Makaslarınız
keskin ve temiz olsun.
 |
| Resim 3 |
* Çok kalın
dalları el, elektrikli veya zincirli bahçe testeresiyle kesiniz.
* Çalı-çitlerin
düzensiz veya aşırı derecede büyüyen yüzeylerini Resim 3'te gösterilen
çit makasıyla kırpınız.
* Baharda
erken açan leylak, ortanca, horçiçeği, Japon/Çingülü gibi çiçekli
çalı tiplerini kesinlikle sonbaharda budamayınız. Çünkü yazın sonunda
oluşan tomurcuklar bir yıl sonraki çiçekleri oluştururlar. Aksi
takdirde, bir yıl sonra hiç çiçek alamazsınız veya çok az alırsınız.
Daha bunun gibi pek çok örnekler verilebilir. Yerimiz el verdiğince
başka ayrıntılara ileriki yazılarda değineceğim.
Unutmayın ki, iyi budanmış bir ağaç, çalı veya bitki aynı güzel
kesilmiş saç gibi hem daha gösterişli olur, hem de daha canlanmış
olarak büyür.
Bahçeniz, çiçekleriniz gönlünüzce olsun...
Önümüzdeki ayın konusu: Sebze Dikmeyi Unutmayalım
Her türlü sorularınızı
ve yorumlarınızı e-posta adresine
(yesildunya.bizimanadolu@yahoo.com)
ulaştırabilirsiniz.
Mayıs 2009
Yazarın önceki
yazıları:
Yeşil Dünya
|