Atilla YETER
YEŞİL DÜNYA


"Organik" de Olsun

Olsun ya!

Bilinçli veya bilinçsiz bir "organik" furyasının olduğu bu devirde, her şeyin üstünde gerekli gereksiz "organik" damgasının bulunduğu bir pazarlama olgusunda, neden bahçelerimize "bu bahçe organiktir" diyemiyelim. Onlar da "organik" olsun.

Bu hassas, aynı zamanda da gerekli konuya girmeden once "organik" deyiminin bir tanımlamasını yapalım.

"Organik" deyimi, eğer gerçek anlamıyla bakılırsa, sadece kimyasal yapı açısından organik moleküllerden (örneğin, amino asitler) oluşan maddelere verilen bir addır. Her türlü bitki ve hayvan ve tabii olarak onların parçaları ve organları, bu tanıma girer. Diğer bir deyişle, canlı olmayan ve canlı bir varlıktan gelmeyen her türlü madde "inorganik"tir.

Durum böyle olunca, ne anlamı vardır bu organik deyiminin bir ekmek veya makarna paketinin veya bir konserve kutusunun üstünde bulunmasında? Bugüne kadar inorganik ekmek de görmedim, muz da, kahve de. Hepsi tamamen organiktir.

Pekiyi, gerçek anlam bu ise, nedir şu organiklik deliliği? Aslında organiklik, sözünü ettiğimiz maddelerden değil, onların yetiştirilme biçiminden, içindeki katkı maddelerinden, hazırlamalarından ve paketlemelerinden gelir.

Gerçek olan şu ki, "organik" deyimi aslında "doğal" anlamında kullanılmaktadır. Yani, ekmek doğal olarak büyütülen tahıldan yapılmışsa, muz doğal olarak yetiştirilmişse, kahve bir yığın inorganik kimyasal maddelerden geçirilerek hazırlanmadıysa organiktir.

Dolayısıyla da bahçelerinizde yetiştireceğiniz, bakımını yapacağınız her şey tam anlamıyla organiktir. Şimdi gelelim, bahçelerimizi nasıl "organik" yapabileceğimize, bitkilerimizi (ev içinde veya dışında) nasıl organik olarak besleyebileceğimize.

Bahçe "Organik" Bakımı

Her şeyden önce güzel bir organik / doğal toprağa ihtiyacımız vardır. Buna ek olarak da bu toprağı organik / doğal yollardan bakabilmektir.

Her toprakta bir çok organik madde olduğu gibi pek çok da inorganik madde bulunmaktadır. Asıl önemli olan bunların oranı, cinsleri ve etkileridir. Tamamen bitki çürüğünden ("compost") oluşan bir bahçede güzel, boylu bir ağaç yetiştiremediğiniz gibi sağlıklı ve lezzetli domatesler de yetiştiremezsiniz. Aynı şekilde, çok az organik maddesi olan bir toprakta da başarılı bahçecilik yapamazsınız.

Toprağınızı organik yapmak istiyorsanız ve onu organik olarak korumak ve zenginleştirmek istiyorsanız, yapacağınız şey toprağa bol miktarda bitki artığı / çürüğü karıştırmak ve gübreyle beslemektir. Gübre eklenmiş bitki artığı / çürüğünü dışardan satın da alabilirsiniz, kendi yaptığınız karışımdan da koyabilirsiniz.

Doğal gübre rahatlıkla kullanabilirsiniz, yeter ki toprakla iyice karıştırın. Yoksa genç, hassas bitkileri yakarsınız. Yapay gübre kullanmaktan çekinmeyin, ama hiç bir zaman aşırıya gitmeyin, hatta az da verseniz olur. Unutmayın, bilinçli ve dengeli verdiğiniz yapay gübre uygun ölçülerde aldığınız multi-vitamin gibidir. Zararı yoktur, yararı çoktur.


Ev Bitkileri "Organik" Bakımı

Ev bitkileri bakımında durum biraz değişir. Genel anlamıyla bildiğimiz toprak burada pek kendini göstermez. Çünkü, ev bitkilerinin saksılarında bahçe toprağı yoktur veya çok azdır. Gerçek bahçe toprağını ev saksılarında kullananlar bunun zararlarını çoktan fark etmişlerdir.

Bahçe toprağı yerine, ev bitkilerinin saksılarında çoğunlukla hazır karışımlı "saksı toprağı" veya "topraksız toprak (!)" karışımı bulunur. Hazır karışımlı saksı toprağında iyice karıştırılmış bitki artıkları ("compost"), tufa ("peat moss"), nemlendiriciliği sağlayan vermiculite veya perlite, bazen de az da olsa böceklerden arındırılmış ("sterilized") toprak bulunur. Topraksız toprak karışımında ise gerçek toprak hiç yoktur.

Böylece, ev bitkilerine organiklik uygulamak istiyorsanız uygun aralıklarla (2 veya 3 yılda bir, bazen daha seyrek) saksı toprağını değiştirmeniz ve belli aralıklarla (her 2-3 haftadan her 2-3 aya kadar) iyice sulandırılmış yapay gübre vermeniz gerekir. İyice sulandırılmış gübre normal sulandırılmış gübreye ek olarak bire bir oranında yeniden su katılmasıyla elde edilir.

Bahçeniz, ev bitkileriniz hep organik olsun...

Önümüzdeki ayın konusu: Tohumdan Yetiştirme: Sabır ve Sevinç


Şubat 2010

Her türlü sorularınızı ve yorumlarınızı e-posta adresine (yesildunya.bizimanadolu@yahoo.com) ulaştırabilirsiniz.

Yazarın önceki yazıları:
Orkideler: Zevk mi, Dert mi?
Yılbaşı Renkleri
Evdeki Bahçeniz
Karakışa ve İlkbahara Hazırlık
Yaz Bitti Ama...
Domates, Biber, Patlıcan
Balkon da Bir Bahçe Olabilir
Sebze Dikmeyi Unutmayalım
Ah O Budama İşi
Yeşil Dünya