AnaSayfa/Accueil/Home » Gündem-Güncel » Koronavirüs Hakkında Bilmeniz Gereken

Koronavirüs Hakkında Bilmeniz Gereken

Koronavirüs Hakkında Bilmeniz Gereken

Koronavirüs Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Vancouver’da Bir Türk Doktordan… / Covid-19 (Korona Virüs) hakkında bilmeniz gereken hemen her şey…

 

 

 

 

 

 

Bahar Çınarlı

 

Önce virüsün kendisi ve birey olarak alabileceğiniz önlemler hakkında, sonra da dünyada neler olduğu konusunda bilgi vereceğim.

 

Virüs hakkında bilgi ve birey olarak alınması gereken önlemler:

Covid-19’un açılımı Corona Virus Disease, 2019’da çıktığı için de 19.

Bu yeni bir virüs. Dünyada hiç kimsenin bağışıklığı yok. Onlarca laboratuvar aşı bulmak için yarışıyor. Ancak bulunsa bile, hayvan testleri, ardından insan testlerinden sonra en erken 2021’in başında halka verilebilecek. O zamana kadar ülkeler virüsü sınırlı tutmaya ve hastalananların iyileşmesi için çalışacaklar.

Gelecekte ne olacağını hiç bir bilim insanı tam bilemiyor. Bu virüs grip virüsü gibi yazın ortadan kaybolup, sonbaharda geri gelen kalıcı bir virüse de dönüşebilir.

Covid-19, bildiğimiz grip virüsünden çok daha fazla bulaşıcı ve iki kat daha öldürücü. Grip virüsü genelde öksürük ile ağızdan çıkan partiküllerle bulaşırken, Covid-19‘un buna ek olarak normal soluk alıp veren hastanın (öksürmeden) ağzından, burnundan çıkan küçük buhar gibi su partikülleri ile havada uzun süre asılı durduğu (air born) ve bir esinti ile bir kaç metre ötedeki bir kişiyi enfekte edebildiği öğrenildi. Yahut havalandırma bütün katı dolaşıyorsa o şekilde de bulaşabiliyor. Ek olarak dışkıda da bulunuyor.

 

Halkın yeterince uyarıldığı ülkelerde insanlar kendi önlemlerini almaya çalışıyor. Kalabalık toplantılara, özellikle kapalı mekândaysa gidilmiyor. El sıkışmak, sarılıp yanaktan öpmek de artık tavsiye edilmiyor. Mümkün olduğunca birbirinden 1 metre uzakta durulması tavsiye ediliyor.

El hijyeni çok, ama çok önemli.

 

El temizliği önemli…

 

Ne yapmalıyız?

 

Tavsiyelerim şöyle:

 

Öksürürken kolunuza öksürüyorsunuz, avucunuza değil. Toplu taşıt aracında tutunmak, bankalarda vb dokunmalı ekranlara mecburen dokunmak, alışverişte para alıp vermek vb gibi eylemlerden sonra ellerinizi bulaşmış farzedeceksiniz. Elinizdeki virüs sizi hastalandırmaz, ama o elle yiyecek yerseniz ya da ağzınıza, burnunuza, gözlerinize dokunursanız o zaman kapmış olursunuz. O nedenle el yıkamak çok, ama çok önemli. Su ve sabun ile uzun uzun avucun içi, elin tersi, parmakların arası, hep unutulan baş parmak, ardından bilekler yıkanmalı. Temiz olan elle, eliniz kirliyken dokunduğunuz musluğa ya da banyo kapısının tokmağına ellemiyorsunuz; bunu örneğin kâğıt havlu ile yapıyorsunuz. El yıkamanın zor olduğu ortamlarda el dezenfektanı tavsiye ediliyor. İçinde % 70 ve üzeri alkol olanlar işe yarıyor. Elin her yerine sürüp, bir kaç dakika beklemek gerekiyor. Hatta kirli elle, örneğin cep telefonunuzu kullanmışsanız, onun da silinmesi öneriliyor.

 

Korunmak için N-95 maskesi kullanabilirsiniz. N-95 maskesi bulamazsanız yukarıdaki gibi hiç olmasa biraz korunayım diyerek kullanabilirsiniz.

 

Toplu taşıma gibi insanların yoğun olduğu ortamlarda özel maskeler takılmaya başlandı; örnegin N-95 maskesi. Ameliyathane maskeleri bu virüsten koruyamıyor.

Mecbur değilseniz uçakla uçmayı -özellikle kıtalar arası- ertelemeniz iyi olur. Uçak virüsün bulaşması için maalesef tam ortam hazırlıyor. Uzun süre sıkışık oturma mecburiyeti, solunan havanın dar alanda sürekli başkaları ile paylaşılması, minnacık konforsuz tuvaletler, hepsi bunda etken. Sonradan pozitif test veren vakaların 3 sıra önünde ve 3 sıra arkasındaki yolcular da teste tabi tutuluyor. Yanınızda el dezenfektanı ve maske bulundurmanızda fayda var. Bildiğimiz ameliyathane maskeleri bu virüse karşı korumuyor. Özel bir maske almanız lazım. Uzun uçuşlarda bu maskeyi devamlı takmak ayrı bir işkence tabii ki!

 

Söz konusu uygun maske 910-N95.

 

Virüs ciğerleri fazla salgı ile tıkayabiliyor, solunum problemi çekiliyor. Ağır hastaların suni solunum yaptıran cihazlara gereksinimi oluyor; bu da ancak yoğun bakım ünitelerinde mümkün.

Hafif atlatanlar da oluyor tabi. Ama onlar diğerlerine bulaştırma riski taşıyorlar. Özellikle bağışıklık (immun) sitemi iyi olmayan ya da ciğerlerinden problemli veya başka kronik hastalıkları olanların ağır geçirme ya da ölme riski daha çok.

En tehlikeli kısmı da şu: Hasta virüsü kaptığından 12-24 saat içinde başkalarına bulaştırabiliyor. Halbuki kendisinin belirti vermesi 7-14 gün sürebiliyor. Yani, kendisi bile bilmeden başka birçok kişiye bulaştırabiliyor. Yanınızda oturan bir kişi hasta olup, bunu bilmiyor olabilir. Bu nedenle en küçük şüphede toplumun hızla test edilmesi için uğraşılıyor.

 

Havaalanlarında ateş ölçücü gereçler kullanılıyor denetim için.

 

Air Canada duyuru yaptı

 

Dünyada ve burada rakamlar arttıkça Vancouver’daki halk daha tedirgin olmaya başladı. Uçak biletlerini iptal ediyorlar. Çok kişi bu salgın bitmeden uzak bir yere gitmeme kararı aldı. Air Canada bu virüs nedeniyle yolculuklarını ertelemek isteyenlere daha hoşgörülü olacaklarını açıkladı, özellikle biletler salgının yaygın olduğu ülkelere ise. Bu sakıncalı ülkeler listesine yaklaşık her 2 haftada bir, bir yenisi ekleniyor.

 

 

Klinik ve Laboratuvarlarda uyarı yazıları

 

‘Falan falan ülkelerden geldiyseniz, gelen biriyle temasta olduysanız ve ateş, solunum yolu problemi çekiyorsanız, lütfen derhal bildirin’ diye hastanelerde, kliniklerde ve tahlil laboratuvarlarında yazılar asılmaya başlandı. Amaç öyle bir kişinin virüsü sağlık çalışanlarına veya bekleme odasında bulunan diğer insanlara geçirmesini önlemek ve onu bakıma alırken temas etmiş olduğu diğer kişileri tespit edip test etmek. Ancak dünyada öyle hızlı yayılıyor ki, bu ilanların sık sık yenilenmesi gerekecek.

 

Uyarılar…

 

“… Laboratuvarları COVID-19 diye bilinen Korona virüsünün yayılmasını önlemek için proaktif önlemler almış durumdadır. Üzülerek belirtiyoruz ki ateş ve aşağı solunum yolları enfeksiyonu olan veya zatürre olan ve belirtilerin başlamasından önceki son 14 günde aşağıdaki ülkelere seyahat etmiş olan ve ya COVİD-19 teşhisi olan veya olması olası olan kişilerle temas etmiş olan hastalara hizmet veremeyeceğiz.

Çin, HogKong, İran, İtalya, Japonya, Singapur, Güney Kore

Bir sonraki aşama için lütfen derhal doktorunuza başvurun.

Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyor ve bu konudaki anlayışınız için teşekkür

ediyoruz.”

***

Uyarılar

 

Şu uyarılar yapılıyor yukarıdaki yazıda:

“…… Tıp Kliniği yeni Korona Virüsünün daha fazla yayılmasını önlemek için bir seri proaktif önlem almış durumdadır. “Aşağıdaki belirtilere sahipseniz lütfen resepsiyondan bir maske isteyiniz”

Ateş; öksürük; nefes darlığı

Son zamanlarda aşağıdaki ülkelere yolculuk yapmış olmak: Çin, HongKong, İran, Japonya, Kuzey İtalya, Singapur, Güney Kore

Düzenli el yıkamak, dirseğinize öksürmek ve hapşırmak ve kâğıt mendillerinizi uygun bir biçimde (ve çöpe) atmak, genel olarak solunum yolu hastalıklarını önlemek için önemli yöntemlerdir.”

***

 

Vancouver’da hastanelerden maske ve el dezenfektanları çalınmaya başlamış. TV’deki konuşan yetkili “Lütfen çalmayın” diyordu, “Onlar sağlık personeline lazım, zaten ameliyathane maskesi bu virüsten korumaz”.

Polikliniklere de tedirgin hastalar gelmeye başladı.

Geçen gün bir hasta basit soğuk algınlığı belirtileri ile beni gördü. Muayene odasında oraya astığımız ilanı gösterip, “Bunu dışarıda görmemişim (aynı ilan resepsiyonda da asılı), asıl endişem covid-19, kent merkezinde restoran sahibiyim ve müşterilerimin çoğu uzak doğudan gelen turistler” dedi.

“Acaba uçmasam mı?” diye sormaya gelenler, doktor raporu ile bilet parasını geri almaya çalışanlar, hafif bir öksürüğü olup da, aman Korona olmasın diye gelip ciğerlerini dinletenler arttı.

Keşke bu kadarla kalsa ve gerçekten yakalanmış olanların sayısı artmasa. Ama veriler gösteriyor ki bu sayılar artacak.

 

Ülkeler önlem almaya çalışıyor.

 

Dünyada Neler Oluyor?

 

Dünyadaki sayılar her gün hızla artıyor.

Türkiye’dekilerden Covid-19 konusunda çok yanlış şeyler işitiyorum. Yok sigara içene geçmiyormuş, yok Türklere geçmiyormuş, yok sarmısak yiyene geçmiyormuş vb diye. Hem klinisyen, hem mikrobiyolog olarak salgını çok yakından izlemekteyim. İnsanların doğru bilgiye ulaşması gerektiğini fark ettiğimden bu yazıyı kaleme aldım. Bitirdikten sonra Türkiye’de olamaması ihtimalinin sıfır olduğunu kendiniz göreceksiniz.

Çin’de ilk resmi vaka 2019 Aralık ayında bildirildi. Bugün (6 Mart 2020) dünyadaki sayı 100.000’in üzerinde.İyileşen sayısı: 55693, ölen sayısı: 3,804. Yani ölüm oranı % 3.8. Şu an 70 ülkede resmen ilan edilmiş vakalar bulunmakta ve sayılar belki siz bu yazıyı okurken daha da artmış olacak. En yaygın olan ülkelerdeki yuvarlanmış rakamlar şöyle:

Çin: 80.000, Güney Kore: 7000, İran 5000, İtalya: 5000, Almanya: 670, Fransa: 653, Japonya: 420, İspanya 401.

 

 

Kanada’da Durum

 

 

 

Dr. Bahar Çınarlı

 

Kanada

 

Kanada’da kesinleşmiş 54 vaka var: Toronto, ON: 27, iyileşmiş 3, aktif 24; Vancouver, BC: 21, iyileşmiş 4, aktif 17; Montreal, QC: 3, aktif 3; London, ON: 1, iyileşmiş 1; Edmonton, AB: 1, aktif 1; Calgary, AB: 1, aktif 1.

ABD’de sayı 388. Vancouver’a sınırı olan Washington State eyaletindeki sayi 79.

Türkiye’ye sınırı olan Yunanistan’da sayı 45. Yukarıda da belirttiğim gibi, yine Türkiye’ye sınırı olan İran’da sayı en az 5000.

Vancouver’in içinde olduğu British Columbia eyaletinde yeni acil durum planı dün açıklandı: Uluslararası seyahat eden kişileri hızlı teste tabi tutabilmek için 4 yeni laboratuvar açılacak.

Dünya Sağlık Örgütü bu virüsün her ülkede yayılacağını ve bazı ülkelerin maalesef ciddiye almadığını bildirdi. Sağlık sistemi iyi olmayan ve/veya ciddiye almayan ülkelerde sayının hızla yükseleceğini; ve dünya için yeniden bir odak haline gelebileceğini vurguladı.

Çin ilk vakaları saklamakla suçlu olsa da, sonradan aldığı önlemlerle dünyaya örnek oldu. Salgına yerinde çok sıkı tedbirler alan ülkeler arasında Güney Kore de var. Bunlar henüz hemen hiç bir şey bilinmediği zamanlarda ilk darbeyi alan ülkelerden. Bu ülkelerde yeni vaka sayısı düşmekte. Ama her ülke Çin ya da Güney Kore gibi alt yapısı hazırlıklı, sıkı kurallar koymaya, buna tüm halkının bilinçli bir şekilde uymasına yatkın değil.

Çok ülkede okullar kapatıldı, toplantılar, festivaller iptal edildi. Örneğin İtalya’daki tüm okullar acil durum geçinceye kadar kapatıldı, Venedik Karnavalı iptal edildi. Birçok ülkede yoğun olan bölgelerdeki halk karantinaya alındı.

Tüm dünyadaki amaç halkı topluca bir araya getirecek -ve virüsün daha hızlı yayılmasına neden olacak- yerlerden ve eylem ve etkinliklerden kaçınmak.

İran’da durum ağırlaşıyor.

 

Karantinaya demode diyen İran’da 23 Parlamento üyesi şu anda bu virüsle hasta, 3 hükümet görevlisi ise öldü. İran’daki toplam sayının resmi verilen rakamın çok üstünde olduğu tahmin ediliyor.

Dersini zor alan İran okulları kapadı. Şehirler arasında gidip gelenleri de denetliyor. Dünya Sağlık Örgütü İran’a 100.000 test yolladı.

Melbourne, Avustralya sadece bu virüsün erken teşhisi için adanmış özel bir klinik açtı. ABD’den sonra Avustralya’da da insanlar eve yiyecek ve diğer gereksinim stoku yapmaya başladı. Özellikle tuvalet kâğıdı stoklanması dalga geçme konusu oldu.

Ülkeler henüz ilk virüs vakası çıkmadan önlem almaları için uyarılıyor. Amaç hasta olanları hemen teşhis edip bakım ile iyileştirmek ve daha önemlisi, izolasyon ile yayılmanın önlenmesi. Teşhis edilen kişinin temasta olmuş olduğu kişiler de teste tabi tutuluyor. Hafif hasta olanlar evlerinde, çok hasta olanlar hastanelerde ve çok ağır olanlar yoğun bakım ünitelerinde tedavi ediliyor ve izole ediliyor.

İçinde vaka çıkan büyük tur gemilerinin yolcuları haftalarca karaya ayak bastırılmıyor. Ülke ülke dolaşmak zorunda kalan tur gemileri oldu. Örnekler çok; en çok haberi yapılan Japonya’ya demirleyen bir tur gemisi oldu. Yeni bir tane de Kaliforniya açıklarında var ve gemiye uçakla testler yollanmış durumda.

 

Marketlerde birçok ürün bulunmuyor…

 

Bir çok ülke acil durum ilan etti

 

Bir çok ülke acil durum ilan etti. Filistin 7 vaka olduğunu bildirdi ve ülkede acil durum ilan edildi. Bir çok okul kapatıldı.

İskoçya “Bizde yok ki, niye panik yapalım” derken orada da vakalar belirmeye başladı. Şimdi onlar da ciddiye alıyor.

İsrail 5000’in üzerinde insanın toplanacağı ortamları iptal etti.

Hindistan dünyaya sattığı bazı ilaçların ihracını durdurduğunu ilan etti. Bu ilaçlara kendi halkının gereksinim duyacağını düşünüyor.

Filipinler kiliselerdeki hizmetleri dokunmasız hale çevirdi.

Türkiye’nin de bu konuyu ciddiye alması zamanı geldi de geçti bile.

 

 

bc.notreanatolie@gmail.com

 

Tüm Yazıları»

 

Dr. Bahar Çınarlı / Bizim Anadolu / 09 Mart 2020

 

Şu haber ve yazılarla da ilgilenebilirsiniz:

 

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Leave a Reply