AnaSayfa/Accueil/Home » Tüm Haberler » Komşunun Çiçeği

Komşunun Çiçeği

Komşunun Çiçeği

Komşunun Çiçeği

Montreal’de soğuk geçen kış bize yazı özletiyor, yazın güzelliklerini hayal ettiriyor.

 

 

 

 

 

 

Komşumuz bahçesine çok iyi bakar. Her mevsim daha önce bilmediğimiz bir iki de çiçek eker. Geçen yılın yeniliği. Kardinal çiçeğinin göz alan, insanı uzaklardan kendine çeken bir kırmızısı var.

Lobelia cardinalis

 

Temmuz ve Eylül ayları arasında parlak kırmızı renkte açıyor çiçekleri. Beyaz ya da gül pembesi renginde olanları da var. Boyu bir metreyi aşıyor. İyi bilinen bu çiçeği nasıl olmuşsa daha önce görmemişiz hiç.

Çiçeklere bazen görüntüleriyle bağdaşmayan, aslını öğrenince duygusallığını kaybeden adlar verilmiş. Botanik biliminde gereken ikili sisteme göre komşunun bahçesindeki çiçeğin Latince adı Lobelia cardinalis. Cins adı Lobelia, Matthias de Lobel (1538-1616), Flaman asıllı bir botanikçi ve hekimden, tür adı cardinalis ise çiçeğin kırmızı renginin Katolik kilisesi kardinallerinin giydikleri cübbelerin renginde olmasından kaynaklanıyor. Hiç de betimleyici bir ad değil.

Kuzey Amerika’nın bazı bölgelerinin ve Quebec’in yerli ve yaygın kır çiçeklerinden olan bu çiçek halk arasında kırmızı lobelia, kızıl lobelia, kardinal çiçeği gibi adlarla anılıyor.

Kardinal çiçeği bahçelerde de, özellikle sulak, göletli konumlarda rahatlıkla yetişiyor. Yayılan bir bitki. Yerini beğenirse uzun ömürlü olabiliyor. Botanik dilinde mızrak tabir edilen biçimde uzun yeşil yapraklarının öbekleri arasından yükselen dik sapların ucunda 20 cm uzunluğunda başaklar oluşturuyor kırmızı çiçekleri. Başaktaki her çiçeğin yanlara açılan iki üst taç yaprağı, üç de yaygan alt taç yaprağı bulunuyor ve taç yaprakların tümü çiçeğin boru gibi uzun alt bölümüyle birleşiyorlar.

Bu güzelim bitki her öğesinde lobeline denen bir doğal alkaloid maddeyi içeriyor. Lobeline yenecek olursa insan vücuduna zararlı bir madde; kusma, karın ağrısı, kalp aritmisi yaratabiliyor. Fakat, sinek kuşları (hummingbird, colibri) ve kelebekler bayılıyor kardinal çiçeğine. Sinek kuşları koku alamazmış. O nedenle, beslenebilmeleri parlak çiçek renklerine kapılmalarıyla gerçekleşiyor. Özellikle kırmızı renge bayıldıklarından kardinal çiçeğinin rengi onları cezbediyor.

 

Sinek çiçeğinin kırmızıyla sınavı.

 

Campanulaceae familyasında yer alan bu bitkinin çiçekleri, dediğimiz gibi, küçük birer çan ya da boru biçiminde.

 

Nasıl bilebiliyorlar sinek kuşlarının kırmızıyı sevdiğini? Kırmızı kuş yemliklerine, kırmızı bahçe termometrelerine, kırmızı giyimli bahçıvanlara ve bahçelerde bulunabilecek diğer kırmızı nesnelere ilgiyle yanaşmalarından.

Campanulaceae familyasında yer alan bu bitkinin çiçekleri, dediğimiz gibi, küçük birer çan ya da boru biçiminde. Boru biçiminde olup en parlak renklere haiz çiçeklerde en çok bitki özü bulunuyor ve bundan dolayı sinek kuşları özellikle geliyor bu çiçeklere. Pek çok böcek için de uzun ve derin çiçeklerin içinde dolaşmak kolay olmadığından kardinal çiçeklerinin de polen dağılımı için sinek kuşlarına gereksinimi var. Kuşların ince uzun ve sivri gagaları bu iş için çok uygun. Oldukça yaygın ve güvende olmasına karşın bazı alanlarda çok toplanması nedeniyle nadirleşmiş bu çiçek.

 

 

 

 

 

Komşunun çiçeği.

 

Wikipedia bizi şöyle bilgilendiriyor: Kuzey Amerika’da bir çok yerli halk çeşitli rahatsızlıklara karşı kök çayı üretirlermiş kardinal çiçeğinden. Ayrıca, Zuni gibi bazı Kuzey Amerika yerlileri sinus rahatsızlıklarına karşı solunum yoluyla, romatizma ve şişmelere karşı haricen kullanırlarmış. Penobskot kabilesi ise kurutulmuş yapraklarını tütün yerine içerlermiş. Avrupalılar 1620’li yıllarda tanınıdıkları bu çiçeğe 1629 yılına gelindiğinde kardinal çiçeği adını vermişlermiş bile. Bugün, içindeki alkaloidlerden dolayı sinir hastalıklarına karşı ilaç üretiminde ya da araştırmalarda yararlı olup olmayacağı inceleniyormuş.

Bu çiçeğin sizin de aklınızda önümüzdeki yazın hayallerini yeşerttiğini umuyoruz.

 

 

 

 

Tüm Yazıları»

 

 

 

Beste Barki / Bizim Anadolu / Temmuz 2018

 

Paylaşın, dostlarınızın da haberi olsun…