AnaSayfa/Accueil/Home » Gündem-Güncel » İlla Bir Resneli Niyazi

İlla Bir Resneli Niyazi

İlla Bir Resneli Niyazi

İlla Bir Resneli Niyazi

Yusuf Fehmi ‘Osmanlı Devrimi’ diyorsa da, 1908 Genç-Türk Devrimi gerçekten bir ‘Devrim’ mi idi?

 

 

 

 

 

 

 

«Türkiye, uzun süredir, yabacı Devlet’lerin (nations) tefeci faizleri yoluyla talan edilmekte idi. En küçük memurundan Sultan’a değin herkes kendi payına düseni iç etmekte idi. Türkiye’de herkes, hatta bu yağmadan yararlananlar dahil, bu işin bir sonu olacağını ve bir dur demek gerektiğini biliyorlardı.»

«İşte 1908 Genç-Türk Devrimi bu koşullarda geldi.»

 

Bu satırlar, Yusuf Fehmi’nin, Dr F. Jousseaume’nın önsözünü yazdığı La Révolution Ottomane (1908-1910) başlıklı çalışmasındaki önsözden alınmıştır.

Yusuf Fehmi ‘Osmanlı Devrimi’ diyorsa da, 1908 Genç-Türk Devrimi gerçekten bir ‘Devrim’ mi idi?

Kimi aklıevveler ve zırcahil çokbilmişlere göre (*), 2nci «Meşrutiyet», yani 1908 «Genç-Türk Devrimi» eğer Büyük Fransız Devrimi ile karşılaştırılacak olursa, «ne halk tabakalarının (tiers-Etat) gereksinmelerine bir yanıt ve ne de İran ya da Rusya’da olduğu gibi geniş halk kesimlerinin bir başkaldırısı değil, ‘tepeden bir reform hareketi»dir.

Yani bir ‘Darbe’ (pronociamento).

Kitabını okumadım ama, İlker Başbuğ’un da benzer bir sonuca vardığını ileri sürebilirim.

Çünkü, bu tür ‘adam’ların ‘mantık’ları ile ‘dünya görüşleri’ ve aynı anlama gelmek üzere ‘akılyürütmeleri’ çıksa çıksa buraya kadar çıkabilmektedir.

Kaldı ki ‘Devrim’ deyince kim ne anlıyor, bir anket yapılsa, Türkiye’den tam seksen milyon tanım çıkacaktır ki, bir tek tanesi bile ‘doğru’ kabul edilemez.

Oysa, 26 Ağustos 1922 tarihinden tam kırkiki gün önce, yani Büyük Türk Devrimi’nin arefesinde, Mustafa Kemal, Fransa’nın Ulusal Bayramı resepsiyonunda, Fransız Büyükelçiliğinde şöyle diyecekti:

«Fransız milleti, 14 Temmuz Bayramını kutlarken, zannediyorum ki, ruhunda Özgürlük ve Bağımsızlık aşkını taşıyan her toplum, gönülden bu kutlamaya katılmaktan kendisini alıkoyamaz. Bu pek doğaldır. Çünkü, şanlı evrelerini derin bir hayret ve takdir ile incelediğimiz Büyük Fransız ihtilali her ne kadar Fransız toplumunun bağrında parlamış ise de sonuçları dünyayı etkilemiştir.»

«Özgürlük ve Bağımsızlık tutkusuyla coşan bir toplumun ne harikalar yaratabileceğini Büyük Fransız ihtilali kanıtlamıştır.»

«Efendiler, bizim ayaklanma ve savaşımız Fransız ulusunu o kahramanca harekete yönlendiren nedenlerden daha az mantıksal değildir».

Şimdi efendiler diyelim, nasıl Büyük Türk Devrimi, tıpkı Fransız ulusunu o kahramanca harekete yönlendiren nedenlerden, hiç de az ‘mantıksal’ değil idi ise; 1908 Genç-Türk Devrimi de en az onun kadar ‘mantıksal’ ve ‘toplumsal’ temellere dayanıyordu, bu bir.

Büyük Türk Devrimi, Genç Türk Devrimi ‘temelleri üzerinde’ yükselmiştir, iki.

27 Mayıs 1960, bir üçüncü aşamasıdır, etti üç.

‘Devrimler’, günlük, haftalık, aylık değil ama bir ‘süreç’ olarak uzun solukludur, eder dört.

Türkiye’de bugün III. Abdulhamit’in ‘devrilmesi’ ve ‘boynunun altında bırakılması’ en acil bir ‘toplumsal gereksinme’dir, etti beş.

Bugün ‘Suriye’ye Savaş Tezkeresine’ olumlu oy verecek CHP yönetimi ise, ‘karşı devrimci’ safa düşmüş bulunmaktadır, bu da altı olsun.

Türkiye’ye illa bir Resneli Niyazi lâzım demek istemiyorum ama, herhalde bundan başka çare de görünmüyor.

 

 

 

(*) Hamit Bozarslan, «Révolution française et Jeunes Turcs, (1908-1914), Revue du monde musulman et de la Méditerranée»

 

 

 

Habip Hamza Erdem / Bizim Anadolu / 12 Ekim 2019

 

 

İlgilenebileceğiniz haber ve yazılar:

 

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Leave a Reply