AnaSayfa/Accueil/Home » Gündem-Güncel » Hep Aynı Yerden…

Hep Aynı Yerden…

Hep Aynı Yerden…

Hepimiz Aynı Yerden Acı Çekiyoruz

Bu sefer bilgi içerikli değil, biraz daha duygusal bir yazı paylaşmak istiyorum.

 

 

 

 

 

 

Av. Begüm Merve Ertuğrul

 

Bu sefer bilgi içerikli değil, biraz daha duygusal bir yazı paylaşmak istiyorum. En son yayınlanmış olan ve Kanada’da kadın haklarından bahseden yazımın ardından çokça e-mail aldım. Kimileri yazıyı okuduktan sonra cesaret aldıklarını belirtirken, kimileri de ilişkilerindeki dengeleri yeniden gözden geçirip daha sağlıklı adımlar atabildiklerini söylediler. Okuyanlara ufacık da olsa bir katkı sağlayabildiysem ne mutlu bana.

Bu yazının ardından, yakın geçmişte Pınar Gültekin cinayetiyle birlikte yeniden sarsıldık. Elbette şiddete uğrayan, hatta öldürülen yüzlerce kadından ismini duyduğumuz sadece biri Pınar. Geçenlerde bu konuda çok sevdiğim arkadaşım Evren Başer bir podcast hazırlamış ve çok çarpıcı tespitlerde bulunmuştu. Bu tespitlerden en önemlisi “şiddetten bahsederken ‘ama’ ile başlayan her cümlenizde elinize kan bulaşıyor” söylemiydi. Çok çarpıcı gelen bu cümle her şeyin özeti aslında. Şiddete nasıl ortak olunduğunun en güzel tariflerinden. Yani ‘şiddet kötü, keşke ölmeseydi, AMA o saatte dışarıda ne işi varmış?’ ‘Şiddeti onaylamıyorum, AMA hep mi modern görünümlü kadınların başına geliyor böyle şeyler canım?’ ‘Şiddeti onaylamıyorum, AMA evli adamla işi neymiş?’gibi cümleler aslında tam olarak şiddete ortak olmak demek. Lütfen farkında olun, olalım! Fark etmezsek değiştiremeyiz ve lütfen bilin ki, bu cümleleri kuruyorsanız, sizin de elinize kan bulaşıyor.

Kadınlarla ilgili söyleyeceklerim oldukça uzun elbette. Zira ben de bir avukat (yani en azından yasal haklarını sonuna kadar her anlamda bilen), ekonomik olarak bağımsız yaşamış, Türkiye’de modern bakış açılı bir ailede yetişmiş, ancak yine de toplum baskısını sonuna kadar hissetmiş bir Türk kadınıyım. Hatta öyle ki; o toplum baskısıyla çoğu seçimlerini belki de fark etmeyerek, hatta bazen fark ederek yapmış bir kadın olarak yazıyorum bunları. Kadın olarak içselleştirdiklerimiz haksızlıklar çok ve önceki yazımda bahsettiğim gibi biz kadınlar birbirimize destek olarak, omuz vererek önce kendimizi fark edeceğiz ve inanıyorum ki güçleneceğiz.

Ancak ben bugün madalyonun öbür yüzüne biraz dikkatinizi çekmek istiyorum. Çok beğenerek takip ettiğim Klinik Psikolog Dr. Özge Orbay instagram hesabında ‘erkekler bir yazın; nelerden, hangi yüklerden mustaripsiniz’ sorusunu sordu ve gelen yanıtlar çok çarpıcıydı. Erkeklerin yanıtlarından bazıları ‘güçlü olmak’, ‘hep sorumluluğu yüklenmek’, ‘canım yanmıyormuş gibi davranmak, aksi halde dalga geçilmesi’, ‘duygusal olamamak’, ‘kendimi hep tutmak’ vb gibiydi. Aslında yanıtların çoğu birbirine benzer durumdaydı. Ve sonuna Dr. Özge Orbay çok güzel bir ekleme yaparak şöyle demişti: ‘Konu tam olarak bu… Toplumsal cinsiyet meselesinden birimizin etkilenmesi, birimizin kurtulması mümkün değil… Hepimiz aynı yerden acı çekiyoruz. Suç uygun şekilde tanımlansın, suç olan her davranış uygun şekilde cezalandırılsın!’

Benim de hem hukuksal platformda hem de kadın hakları alanında her daim paylaşmaya çalıştığım konu, tam da Psikolog Dr. Özge Orbay’ın özetlediği şekilde. Bu konuda kadın-erkek, hepimiz aynı yerden acı çekiyoruz. Tarafların hiç birisi, kadın/erkek canavar değil. Sadece oluşum sıklığı ve toplumsal ayrımcılık kadınlara dair daha belirgin olduğu için sık sık kadın haklarından bahsetmekteyim. Anlaşılıyor ki, ancak erkeklerde kendilerine, duygularına yer açabildikçe biz de toplum olarak onlara bu alanda yer açtıkça toplumsal sağlığımıza yeniden kavuşacağız.

O yüzden bu sözlerim sizlere beyler: Lütfen kendiniz olmaktan çekinmeyin! Çekinmeyin ki mecburiyet sandıklarınız ve öfkeniz size sahip olmasın. Öfke kontrolünüz yok ise lütfen yardım isteyin; yetiştiğiniz koşullara, toplumsal baskılara göre değil, vicdanlı, adil olan iç sesinize güvenin.

Sevgiyle,

 

av.mervebahadir@gmail.com

 

Tüm Yazıları»

 

Begüm Merve Ertuğrul

Case Worker (Lewis&Associates Immigration)

 

Bizim Anadolu / 18 Ağustos 2020

 

Şu haber ve yazılarla da ilgilenebilirsiniz:

 

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Leave a Reply