MÜZİK



Lucas'la Cümbüş... ya da Djoumbush

 

ÖMER F. ÖZEN

Türk müziği yavaş, ancak emin adımlarla dünyaya kendini kabul ettirmeye çalışıyor. Zülfü Livaneli'nin Avrupa'da ortak çalışmaları, Kutsi Ergüner'in sufi müziğini dünyaya tanıtması, Burhan Öçal'ın dünyanın sayılı caz sanatçılarıyla ortak çalışmaları ve dünyaca tanınan Mercan Dede sadece bunlardan birkaçı.

Kanadalı Türkü Bacı Brenna MacCrimmon'un araştırmacı kimliğiyle nitelikli müzik yapması, Bizim Anadolu'nun girişimleriyle ut ustası sanatçımız İsmail H. Fencioğlu'yla bir araya gelip, bu birlikteliği sürdürmeleri, Türk müziği açısından son yıllarda önemli açılımları da beraberinde getirdi.

Geçen yıl tanıdığımız Alman kökenli Birgit ve İngiliz Kolombiyası'ndan Lucas'ın birliktelikleri yine yüzümüzü güldüren ancak uzun soluklu olmayan girişimlerdi. Birgit Fransa'ya yerleşmeye karar verdi ama Lucas Moore Montreal'e yerleşti ve önce bir üçlü, ardından da beşli kurarak Türk müziği çalışmalarını sürdürüyor. Topluluk güzel bir deyimle Cümbüş ya da İngilizce sağlıklı okunabilsin diye Djoumbush adını almış kendine. Toplulukta Lucas Moore klarnet, Nicolas Royer-Artuso ut ve cümbüş, Jérémi Roy kontrbas çalarken, Pierre-Guy Blanchard ve Shankar Das ise vurmalı çalgıları kullanıyorlar.

Su Lokantası'nda müzik yapan Cümbüş'ün kurucusu Lucas Moore ve baş elemanlarından Nicolas Royer - Arusto ile söyleştik:

- Türk müziği aşkı nereden geldi size?
Lucas: 7- 8 yıl önce Victoria'da yaşıyordum. Klezmer (Doğu Avrupa Yahudilerinin müziği) müziği yapıyordum. Sonra Balkan müziğine geçtim. O arada klarnet çalmaya başladım. Balkan müziğinden sonra Türk müziği ilgimi çekti. Bazı Türkçe albümler dinlemeye başladım. Örneğin, Kutsi Ergüner müziğini dinledim. Laço Drom (Çingene toplumunun Hindistan'dan çıkışını; Mısır, Türkiye ve Doğu Avrupa'dan geçip İspanya'ya varışını müzik aracılığıyla konu edinen film)'u izledim. O filmde İstanbul sahnelerini gördüm, İstanbul'a ve müziğine aşık oldum. O nedenle oraya gitmek istedim. Sonra Ferzan Özpetek'in Hamam filminin müziği beni çok etkiledi. Onun için buradan (Kanada'dan) kaçmaya karar verdim. Sadece 6 aylığına gitmek için karar vermiştim; Balkan ve Ortadoğu'yu gezecektim. Ancak İstanbul'a vardığımda Selim Sesler'i buldum ve orada kalmaya karar verdim. Selim Sesler'in öğrencisi oldum.

- Türk müziğinde kullanılan klarnetle batı müziği klarneti arasında büyük farklılıklar olduğunu söylemiştiniz. Nedir bunlar?
- Evet, çok büyük farklar var. Her şeyden önce parmakların konumu farklı. Çünkü perde sistemi farklı. Sonra çoğu Türk klarnetleri metalden yapılıyor. Şu anda benim de kullandığım metal klarnet. Ama yakında abanozdan yapılmış bir klarnet edineceğim. Sol klarnet, Batı klarnetinden üç minör daha pes kalıyor. Türk müziğindeki perde sistemi batı müziğine uygun değil. Türk klarnetiyle zor caz çalabilirsiniz. Çünkü cazda armoni çok hızlı bir biçimde değişir ve Türk klarnetiyle takip edemezsiniz. Türk müziği için en uygunu sol klarnettir. Bu nedenle zaten sadece Türkiye'de çalınıyor. Çok az Yunanistan'da da çalınır. Ama işte o kadar. Başka yerde kullanılmaz.

- Dünya müziğinde neler dinliyorsunuz Lucas?
- Bol bol caz dinliyorum. Ve grup olarak bunları karıştırıp kendi sesimizi bulmaya çalışıyoruz.

- İnternet sayfanızda da bazı örnekler veriyorsunuz müziğinizden. Bazan caza, bazan blues'a kaçan bir müzikle karşılaşıyoruz. Peki müziğinizi ne olarak adlandırabiliriz?
- Bana göre geleneksel müzik hâlâ. Belki zaman zaman karıştırıyoruz, biraz blues, biraz caz. Örneğin kontrbasçımız caz kökenli ve onun tınısı tabii ki caz oluyor. Ama ben dediğim gibi hâlâ geleneksel Türk müziği içinde kaldığımızı düşünüyorum. Belki taksim yaparken biraz caz, biraz blues tınıları duyuyorsunuz, ama değil. Sadece deneme bunlar. Ama olacak, cazın da blues'un da etkisi olacak, kendi tınımızı, bulduğumuzda. Beşlimiz yeni oluştuğu için önce geleneksel müziği çok iyi çalmamız gerek. Kendi tınımızı bulmak biraz zaman alacak. Şu anda istediğim gibi değiliz. Ancak gelenekselde çok iyi olduktan sonra denemelere geçebiliriz. Montreal'de bu tür müziği sadece biz yapıyoruz. Bizden başka kimse yok. Örneğin İsmail Fencioğlu da Türk müziği yapıyor. Ama onun yaptığı müzik daha başka; bazan fasıl falan yapıyor, sanat müziği yapıyor. Ama biz Roman müziği yapıyoruz.

- Topluluk üyeleriyle nasıl tanıştınız? Nasıl kurdunuz bu topluluğu?
- Nicolas Royer-Artuso ile İstanbul'da tanıştık. O ut dersleri alıyordu.

- Nicolas, siz nasıl oldu da Türk müziğine yöneldiniz?
Nicolas - Ben eğitimimi caz üzerine yapıyordum. Gitar çalıyordum. Daha çok doğaçlama yapmak benim ilgimi çekti ve onun üzerine gitmeye başladım. Doğaçlama ilgimi çektiğinde farklı müziklerde çeyrek komayı keşfettim ve Kuzey Afrika'ya bunu araştırmak, öğrenmek amacıyla gittim. 6 ay Fas'ta, 6 ay Tunus'ta, 6 ay Suriye'de müzik eğitimi gördüm ustaların yanında. Fas'ta Sait Şıraibi'den ders aldım, Tunus'ta Ali Siriti, Suriye'de Muhammed Kadri Dallal, Türkiye'de ise Oktay Aktürk'ten dersler aldım. Oktay Aktürk Kani Karaca ile çalan bir usta.

- Biliyorsunuz ki Arap udu ile Türk udu arasında bazı farklar vardır.
- Gerçekte kaynak aynı. Bence ut Fars kökenli. Daha sonra Araplar İran'ı istila ettiklerinde kendilerinden değişik şeyler getirdiler. Daha sonra Türkler kendi çalgılarını ve usullerini getirdiler. Dolayısıyla büyük bir karışım ortaya çıktı. Aslında kök aynı, ancak çalma biçiminde bazı farklılıklar görülüyor. Biz topluluğu kurduğumuzda üçlüydük. Daha yeni beşli olduk. Bence önce bir tema üzerine eğilmek daha iyi diye düşündük ve sadece Roman müziği yapıyoruz. Daha sonra başka denemelerde bulunabiliriz. Şimdilik böyle devam etmememiz daha yerinde.

- Peki ufukta bir albüm çalışması var mı?
Lucas: Olacak ileride ama, daha çok erken onun için. Şimdilik Kanada ge-nelinde konserlere çıkacağız. Eğer tasarılarımız yolunda giderse albümü yaparız. Olaylar düşündüğümüz gibi gitmezse, yine yapacağız ama, ne zaman olur şimdilik bilmiyorum.

Sorun biraz da parasal dolayısıyla. Ama gelecek yıl kesinlikle bir albüm ortaya çıkarmak istiyorum.

29 Nisan'da bir konserimiz olacak Ahuntsic Kültür Merkezi'nde. Daha sonra belki Kebek kentinde, Gaspe'de, belki Nouveau Brunswick'te bazı konserlerimiz olacak. Şimdilik yanıt bekliyoruz, umarım olur.

Cümbüş'ün internet adresi: http://www.myspace.com/djoumbush

bizimanadolu@yahoo.com