|
İşçi Partisi
Önderi Perinçek:
"Bazı
solcular ve MHP ABD güdümlü"
ÖMER F. ÖZEN
İstanbul'da
görüştüğümüz Lozan Fatihi olarak anılan İşçi Partisi önderi Doğu
Perinçek'e Montreal Eylem Kurulu'nun Ermeni Sorunu'nda
yılmaz devinimleriyle ilişkili kutlama mektubunu verdik.
Sayın Doğu
Perinçek mektup için teşekkürlerini belirtti ve Bizim
Anadolu aracılığıyla Kanada Türk toplumuna esenlik dileklerini
iletti.
Kendisiyle
söyleştiğimiz İşçi Partisi Önderi Doğu Perinçek sorularımıza
şu yanıtları verdi:
- Sayın
Perinçek 'Emperyalist yalan' olarak nitelediğiniz Ermeni Soykırım
savlarına ilişkin neler yapıyorsunuz, neler yapılması gerekir sizce?
- Bakın, son dönemde çok önemli kitaplar yayınlıyoruz. Bunlar Ermeni
liderlerin kendi itirafları. Bunlar Türkçe'nin yanında İngilizce,
Fransızca ve Almanca yayınlandı, yayınlanıyor. Bu tür yayınları
alıp yılmadan gerekli yerlere dağıtmak, konuyla ilgili konferanslar
düzenlemek ve bunları sürekli yapmak gerek.
Bazı lobi kuruluşlarına
10 milyon dolar paralar veriyor devlet. Bize o kadar değil, bir
milyon dolar verseler, bakın biz neler yapabiliriz. Çünkü bu bizim
sorunumuz, biz gönüllü olarak çalışırız.
Bakın Prof.
Norman Stone'ları kazandık. İsviçre'de üç dört klasör oldu bu
Ermeni Sorunu'yla ilgili bizim yarattığımız yayınların toplamı.
İsviçre'nin kafası allak bullak oldu. Bizim lehimize yayınlar çıkmaya
başladı. Bunlar hep bizim kendi gücümüzle olan şeyler. Gidiş paramızı,
kalacak yerimizi kendimiz ayarlıyoruz. Bunların hepsi gönüllü. Son
dönemlerde çok önemli kitaplar yayınladık. Bunların bir kısmını
işadamları para dökerek alıp yurttaşlara, gerekli basın-yayın kuruluşlarına,
bürokratlara, siyasetçilere ücretsiz olarak gönderdiler. Bir işadamı
170 bin YTL verdi örneğin bir keresinde.
Eğer biz çıkmasaydık,
bu hükümet kendisi kabul edip, oldu bittiye getirip bunu bize kabul
ettirecekti. Biz önlerine set olarak çıktık.
-
Neden sizi özellikle siyasiler desteklemedi böyle önemli bir konuda?
- İnsanlar destekledi de, siyasiler desteklemedi. Çünkü onlar Avrupa
Birliği'ne teslim olmuşlar. AB de 'Ermeni Soykırımı'nı kabul
etmeyi şart olarak koşuyor. Onun için bunu Türk milletine nasıl
kabul ettireceğiz telaşı içinde bunlar. Yoksa, nasıl bunlarla mücadele
edeceğiz diye düşünmüyorlar. Onun için bizim çıkmamızdan hiç hoşlanmadılar.
Zaten geçen yıl Kızılcahamam Toplantısı'nda 'Nasıl Doğu Perinçek'in
ardından gidersiniz' diye kendi milletvekillerini azarladı (Başbakan).
Bunu 7 - 8 gazete yazdı. Bizim Talat Paşa Komitesi'nde 47 milletvekili
vardı, onları azarladı ve onları kopardı. CHP maalesef hiçbir çalışmamıza
destek olmadı. Hiçbir katılım olmadı. Milletvekilleri katılma sözü
veriyor, Baykal ardından müdahale ediyor ve önlüyor. Diğer
partilerin AB'yi kabul etme programları olduğu için, hiçbir biçimde
katılmak gibi bir niyetleri yok.
-
Sayın Perinçek, sol kesimde şöyle bir soru var: "Doğu Perinçek
partiyi MHP çizgisine, ırkçı bir milliyetçiliğe mi çekmeye çalışıyor?"
- 20. yüzyılda bütün devrimler vatan savunmasında oldu. Bakın, tek
tek inceleyelim. Sovyet Devrimi için birçok yazar, 'Rusya'yı
Bolşevikler birleştirebileceği için Sovyet Devrimi olmuştur' tespitinde
bulunur. Eğer Sovyet Devrimi olmasaydı, Rusya dağılıp parçalanıyordu.
Vatanı bütünleştirme işlevi nedeniyle Sovyet Devrimi gerçekleşti.
Ondan sonra bakalım; Çin Devrimi, Kore Devrimi, Vietnam Devrimi,
Laos Devrimi, Kamboçya Devrimi, bütün Doğu Avrupa, Yugoslavya, Arnavutluk,
Romanya, Bulgaristan vb.. Bunların hepsi vatan savunması. Çağımızda
devrim, vatan savunması demek. Çünkü emperyalizm devrinde yaşıyoruz.
Yoksa Marx dönemindeki gibi Avrupa'da işçiler burjuvaları devirecek...
O, 19. yüzyılda kaldı. Emperyalizm çağında Lenin ne dedi?:
"Emperyalizmin zayıf halkasında devrim olacak." Emperyalizmin
zayıf halkası ne demek, vatan savunmasında devrim olacak... Artık
ülke içinde sınıf mücadelesinin ürünü değildir devrim. Emperyalizme
karşı mücadelenin ürünüdür. Ve Lenin bunu 1915'lerde ortaya koyduktan
sonra tüm devrimlere bakalım, böyledir. MHP niye yapmıyor bunları?
MHP AB taraftarı. MHP bunları savunan solcularla aynı safta. O sizin
sözünü ettiğiniz solcular AB taraftarı, MHP de AB taraftarı. Onlar
da Amerika güdümlü, MHP de Amerika güdümlü. Bizim MHP'ye benzer
hiçbir yanımız yok. Biz tam tersine solun ufkunu açıyoruz ve solu
kurtarıyoruz. Avrupa yanlısı, Amerika yanlısı solculuk ezilen dünyaya
düşman. Sosyal demokrasi... Bu eskiden beri var. Ta Lenin zamanında
da vardı bunlar. Ve Lenin bunlara hain diyordu.
-
AB bize bir şey kazandırmaz mı? Bir de, buna karşıt olmak ırmağı
ters yöne çevirmek gibi bir şey diye söz ediliyor.
- Hayır efendim. Irmağı ters akıtmak isteyenler AB'ciler. Çünkü
Türkiye'nin bağımsız milli devletini yok etmek, ırmağı ters akıtmaktır.
Bunu da başarmaları mümkün değil. Türkleri esir alacaklar, devletlerini
kaybedecekler... Çünkü AB demek Türklerin devleti olmayacak demektir.
Türkiye Brüksel'den yönetilecek. O zaman parlamento Brüksel'de olacak,
egemenlik kalmayacak. AB bu demek. AB, NATO gibi değişik devletlerin
yan yana gelip bir platform kurduğu bir şey değil, yeni bir devlet.
Teksas eyaleti Amerika'da neyse, AB'de de Türkiye o olacak. Ama,
biz Teksas gibi değiliz. Avrupa'nın gelişmiş kapitalistlerine de
benzemiyoruz. Zaten onların da bizi alma gibi bir düşünceleri yok.
Gelişmiş kapitalist ülkelerle tutarlı bir devlet kurmak istiyorlar.
Türkiye'yi de kapıya bağlayıp, kapıda kontrole tabii tutmak istiyorlar.
Onun için AB'ye hem girmemiz mümkün değil hem de girmemiz bir intihardır.
Başımıza da ne geldiyse, görüyoruz, Avrupa kapısında geldi.
-
Bildiğiniz gibi, bir kesim, bir görüş kendini milliyetçi olarak
tanımlayıp, milliyetçiliği bayrak edip siyaset yaptı. Sanki onların
dışındakiler yurdunu sevmiyordu. Acaba başka bir söylem mi geliştirmek
gerekiyordu?
- Onlar milliyetçi
değildi ki. Etnik milliyetçiliği güdüyordu. Amerika güdümlü, Amerika
milliyetçiliğiydi. Amerika müttefikçisiydi MHP. Şimdi de aynı şey.
Dikkat edin, Telafar bombalanıyor, tek ses çıkıyor mu? Amerika'ya
karşı MHP'nin tek bir tutumu var mı? Türkiye AB'ye girsin diyen
MHP. Sen kendi toprağında pancar ekemezsin, kendi toprağında tütün
dikemezsin, şeker yetiştiremezsin; fabrikaların özelleştirilip yabancılara
verilecek.. Bütün bunları yapan MHP. Böyle milliyetçilik olur mu?
Uyum yasalarını çıkartan, ikiz yasaları kabul edip, Türkiye'nin
bölünmesini Bakanlar Kurulu kararı haline getiren Ecevit-MHP hükümetiydi.
Bunların milliyetçilikle bir ilgisi yok. Biz vatanseverlik, yurtseverlik
kavramlarını kullanıyoruz ama, halk milliyetçilik diye biliyor.
Atatürk, Türk Devrim Tarihi'nde milliyetçilik diye yerleşmiş ve
halkın milliyetçiliğe verdiği anlam, ülkenin bağımsızlığından yana
olmak, milletin çoğunluğunun çıkarlarını savunmak. Yoksa burjuvazinin
etnik kavgalarının bir ideolojisi olarak anlamıyor Türk milleti
milliyetçiliği kavramını. Türk Devrim Tarihi'nde de milliyetçilik
Atatürk öncesinden geliyor ve Atatürk'te de bir Kurtuluş
Savaşı'yla taçlanmış, devrimci ve anti emperyalist bir milliyetçilik
Türk milliyetçiliği. İki yüz yıldır emperyalizme karşı savaşan bi
tek biz varız, bi tek Çinliler var. Başka hiçbir millet yok. Dünyaya
bakın. Amerika'dan ta Japonya'ya kadar bakın; dünyada iki yüz yıldır
emperyalizme karış savaşan iki millet vardır; Türkler ve Çinliler.
Cezayir'dir, Vietnam'dır yapıyor, ama biz iki yüz yıldır savaşıyoruz.
Onun için bizim milliyetçiliğimizin tarihi emperyalizme savaş tarihidir.
Yoksa bizim milliyetçiliğimiz Ermeni milliyetçiliği gibi, Yunan
milliyetçiliği gibi yanındaki komşusuyla, emperyalizmin güdümüne
girerek, onun aleti olarak, kavga değil. Emperyalizmle işbirliği
tarihidir mesela Ermeni milliyetçiliği. Hatta Yunan milliyetçiliği
de İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerle savaşları dışında emperyalizme
işbirliği tarihidir. Onun için Türk milliyetçiliği Lenin'in tanımladığı
gibi devrimci bir milliyetçiliktir. MHP o tarihe ve o mirasa sahip
çıkmamıştır, tam tersi reddi miras çekmiştir. Mirası ret etmiştir
MHP, 1960'lardan itibaren Amerikan güdümüne girerek. Onun için böyle
kör, tarihsiz bir milliyetçilik değil, Atatürk'te en olgun şekline
ulaşmış ve pratiğiyle dünya ölçeğinde etkili olmuş vatanseverliği,
milliyetçiliği bugün biz temsil ediyoruz.
-
Peki efendim son bir soru, Başbakan Erdoğan Çankaya'ya çıkar mı
sizce?
- Eğer çıkarsa oradan indirilecek ve Yüce Divan'a verilecek.
Nisan 2007
bizimanadolu@yahoo.com
|