|
Montreal'in orta yeri Gitana
ÖMER
ÖZEN
St-Denis,
Montreal'in Quartier Latin (Kartiye Laten)'i sayılır. Başka bir
deyişle Latin Semti. Paris'in Quartier Latin'i neyse, St-Denis de
Montreal'de odur. Bohem yaşantılar, aydınlar, öğrenciler, sanatçılar
bir anlamda St-Denis'de Fransa'nın Paris'ini yaşarlar, yaşatırlar.
Burada, kahveler, meyhaneler, meyhanlerle karışık sanat galerileri
bulunur. Küçük kuytuluklarda sevgililer koklaşır, derin tartışmalara
girilir.
Hani,
şimdilerde kalmayan, 'küreselleşme'nin aşındırmasına kurban verilen,
bir zamanların İstanbul'unda edebiyatçıların yeri olan Meserret
Kıraathanesi, Asmalı Mescit, 40'lı yılların Küllük'ü ya da sonraları
Çınaraltı... Hani bir zamanların Galata Köprüsü altında Erzurum
Çayevi, sonra, Samatya'nın Su Ürünleri sohbetleri neyse, St-Denis
kahve ve meyhaneleri de odur. Orada yaşanan sohbetler, o anları
yaşamayanlar için bir şey anlatmaz. Hele ki, kendinizi dayatılan
küreselleşmenin kucağına atmışsanız, belki anlamsız bile gelebilir.
Ama
nadan ne bilsin a canım, bizi de bilen var...
Evet
bilen bilir. Montreal'in St-Denis'i böyle de, bir de buna tanıdığınız
bir Anadolu soluğu katılırsa ne olur?
Ne
mi olur? Bir dünya kültür harmanı olur. Bir masada Japon Quebec'li
karışımı bir Pierre'den ya bir 'merhaba' ya da kaldırmış
olduğu rakı kadehiyle 'şerefe' sesini duyarsınız, oturur sohbetine
ortak olursunuz; değişik, engin ufuklara yelken açarsınız. Bir masada
Anadolu sıcaklığında bir gülücük sezersiniz; küçücük bardaklardan
yudumladıkları çayla Arban'ı, Levent'i tanırsınız
ya da bir köşede sosyoloji, psikoloji, insan ilişkileri öğrencileri
Sara Perez, Sophie Murphy, Philippe Blouin'i nargilelerini
fokurdatırlarken bulur, gözlerindeki yarın muştusunun sevincine
ortak olursunuz.
Peki,
üniversite yayını ünlü McGill Daily Dergisi'nce, İCİ, Voir dergilerince
övülen, yine Quebec'in sanat günleri ve gecelerinin ünlü gazetecisi
Grimaldi'nin Montreal Kılavuzu'nda Montreal'in kültür varsıllığının
bir parçası olan bu yeri yaşamak isteyenlere önemle önerdiği, özgün
ortamı kimler yaratmış?
Onların
adı Aytül ve İrfan.
Anadolu'nun
özünü St-Denis'in ortasında yaşatmaya soyunmuşlar.
Aytül,
dirençli ve kararlı bir biçimde geldiği ilk aylardan başlayarak
kısa sürede Fransızcayı özümsemiş Collège LaSalle'da moda ve çizim
üzerine öğrenim görmüş, Avrupa sosyetesi pazarına çizim ve dikimlere
imza atmış.
İnsansal
ilişkilere önem veren İrfan, sosyal ilişkiler üzerine tezler hazırlamış,
danışmanlık, çevirmenlik hizmetlerinde bulunmuş; felsefesinin Mevlana
Celaleddin Rumi'nin 'Ne olursan, kim olursan ol, yine
gel' söyleminde olduğu gibi olduğunu, Anadolu harmanının
bir yansımasını küçük de olsa Gitana'da yaşatmaya çalışmakta
olduğundan oldukça mutlu olduğunu söylüyor. 11 yaşında Victor,
5 yaşında Mélodie adında bir erkek, bir kız çocukları
olan çift, Anadolu konukseverliğinin düzeyli bir biçimde korunarak
sunulduğu Gitana'da yaşamak isteyenlere hoşgeldiniz demek için hep
hazırlar.
Gitana
Café-Bar,
2080-A, St-Denis, Montréal, Tel: (514)281-0090
http://www.cafegitana.ca/
Fotoğraflar:
Ömer Özen
MAYIS
2003
|