KANADA'DA GÜNCEL

 

Birinci Gençlik Kurultayı ve Düşündürdükleri


Yalçın Diker / Ottava

Ottava'da erken gelen ve erkenden de gidecekmiş gibi gözüken ilginç bir kış günü. Cumartesi olmasına karşın yaşıtları daha uykudayken, toplumsal konulara kafa yormak için bir araya gelen 50 civarındaki Kanadalı Türk gencine bu ortamı hazırlayan Kanada Türk Konseyi'nin (Council of Turkish Canadians) vitrindeki ismiyle toplantı arasında konuşuyoruz.

Yüzünden hiç eksilmeyen gülümsemesi ve sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken enerjisiyle karşımda oturan Lale Eskicioğlu'na sorduğum soruların cevabını bir yandan dinleyip notlar alırken, bir yandan da bunca yıldır bu tür toplantıların neden düşünülmediğini veya önceden yapıldıysa, neden kurumsallaştırılamadığını ve devamında da bununla ilgili neler yapılabileceğini düşünüyorum.

Sonradan yaptığım araştırmada öğreniyorum ki, 1990'ların başında Federasyon'un girişimiyle Toronto'da benzeri bir toplantı yapılmış. Ama devamı gelmemiş. Hatta o toplantıya Justin Mc Carthy'nin de katılımı sağlanmış. Telefonla ulaştığımız Demir Delen, "Evet o toplantı gençlerimiz açısından çok yararlı olmuştu ama, nedense devamı gelemedi" diyor.

Lale Eskicioğlu'na sorduğum ilk soru doğal olarak bu fikrin kaynağıyla ilgili oluyor.

Lale Eskicioğlu, Kanada Türklerini ilgilendiren sorunların, genelde belirli bir yaşa erişmiş sınırlı sayıdaki Kanada Türkleri tarafından savunulduğunu, oysa artık gençlerin bayrağı devralmaları gerektiğini düşündüğünü, bunun için de kuşaklar arasındaki kopuklukları gidermek, Kanada Türk toplumu olarak gençlerimizin sorunlarını dile getirmek ve çözüm yolları üzerinde fikir alışverişinde bulunmak üzere bir toplantı yapılması fikrini kendisinin önerdiğini belirtti.

CTC (Kanada Türk Konseyi) olarak konuyu kendi aralarında tartışırlarken, Prof. Murat Saatçioğlu'nun, Ermenilerin kendi gençlerine yönelik bu tür toplantıları 30 yıl önce gittiği Amerika'da yaptıklarına tanık olduğunu, hatta daha o zamandan, Ermeni gençlerin sadece dinlemekle yetinmeyip sorunların çözümüne de kafa yorduklarını öğrendiğini belirtmesi üzerine, toplantının şimdiki biçime dönüştürüldüğünü belirten Eskicioğlu, ilk defa olmasına karşın katılımdan genel olarak memnun olduklarını, bu toplantıların her sene başka bir şehirde olmak üzere geleneksel hale getirilmesini planladıklarını ve katılımın da giderek artacağına inandığını söylüyor.

On kişi Toronto'dan olmak üzere yaklaşık elli kişinin katıldığı toplantıya, Vancouver'dan bile katılım söz konusuyken, ulaştırma giderlerinin karşılanabileceği belirtilmesine karşın, Montreal'den hiçbir katılım olmaması, Montreal Türkleri bakımından düşündürücü. Her ne kadar Lale Eskicioğlu, bunun geç ve yetersiz duyurudan kaynaklanmış olabileceğini belirterek suçu üstlenme çabasına giriyorsa da, ben konuyu yumuşak bir geçişle kapatmak için, kendisine gelecek yıl yapılacak toplantının Montreal'de düzenlenmesini öneriyorum. Biliyoruz ki, son seçimlerde gösterilen etkinliği gerçekleştiren Montreal Türk toplumu, isterse bu yılı aratmayacak bir toplantı düzenleyecek birikime sahip.

Konuşurken akla takılan bir diğer husus ise, bu kurultayın yılda bir yapılmasının planlanması. Yılda bir de olsa, geleneksel olarak gençlerimizin bir araya gelmeleri / getirilmeleri elbette çok olumlu. Bununla birlikte toplantıdan sonra bazı gençlerin de belirttiği gibi, yılda bir yapılacak bu tür toplantıların ne ölçüde etkin ve verimli olabileceğini de değerlendirmek gerek.

Bu açıdan olayın hem nicelik (katılımcı sayısı) hem de katılım düzeyi bakımından (konulara derinliğine inecek ve devamlılık arz edecek şekilde) yeniden değerlendirilmesinde yarar olduğunu düşünmekteyiz. Yılda bir yapılacak toplantılarla, başta öngörülen hedefe ulaşılması korkarız pek de olanaklı değildir.

Kanımızca bu tür toplantılar Kanada'nın belli başlı şehirlerinde yaşayan Türk (ve Türkiye ile ilgilenen) gençlerin katılımıyla daha sıkça yapılmalı ve yerel alt çalışma grupları oluşturulmalıdır. Bu alt çalışma gruplarındaki gençler, ilgilendikleri konularda kendi belirleyecekleri sıklıkta toplanabilir ve / veya çalışmalarını sanal ortamlarda yürütebilirler.

CTC'nin hedeflediği şekilde yılda bir yapılacak kurultayların, işte bu çalışma gruplarında elde edilen sonuçların sunumu ve tartışılmasıyla bir sonraki yıl ele alınması gereken sorunların belirlenmesi şeklinde olmasının, hem daha etkili, hem de gençlerimizi konuya daha çok cesaretlendireceği düşünülmektedir.

Tabii burada elde edilen sonuçların kim tarafından ve nasıl uygulanabileceği sorusu akla geliyor. Bu aşamada, anılan alt çalışma gruplarının oluşturulması ve elde edilen sonuçların uygulanması için bu tür örgütlenmenin, tüzüğüne de uygun olarak Kanada Türk Dernekleri Federasyonu eşgüdümünde, ama yine CTC bünyesi altında yürütülmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmektedir. Çünkü bünyesinde Kanada'nın dört bir yanındaki 17 derneği barındıran, 21 yıllık birikime ve deneyime sahip Kanada Türk Dernekleri Federasyonu, bu sürecin sonunda alınacak kararların uygulanması veya ilgili yerlerden gereken önlemlerin alınmasını talep etme olanaklarına sahiptir.

Bununla birlikte, Kanada Türk toplumunun en üst sivil toplum örgütü olarak benimsediğimiz Federasyon'un, Ottava'daki toplantıya Ottava'da yaşayan Yönetim Kurulu üyesi de dahil -hiç olmazsa neler olup bittiğini görmek için- katılmadığını da üzülerek gözlemledik. Gönül bu tür girişimlerin Federasyon'un kendi girişimiyle gerçekleşmesini dilerdi. Bu bakımdan, yukarıdaki kuramsal tabloda kendisine yakıştırdığımız eşgüdüm görevinin, var olan yönetimiyle Federasyonumuzca üstlenilmesini istemenin ne ölçüde gerçekçi olacağı da tartışmaya açıktır.

Kaldı ki, söz konusu etkinliği düzenleyen CTC ve bildirileri sunan bilim adamları, aslında geçen yıl etkinliklerini Federasyon çatısı altında gerçekleştiren Akil Adamlar Komitesi (Advocacy committee) üyelerinden başkası değil. Aynı grup geçen yıl Türkiye Kanada ilişkilerini ele alan yüksek katılımlı bir konferans ve bazı politikacılarla temasları düzenlemişlerdi.

Fotoğraf: İzzet Ege

Şu sıralarda etkinliklerini CTC bünyesinde sürdüren söz konusu gruptan bazı üyeler, Federasyon Genel Kurulu'nda üyesi oldukları Ottava'daki Kanada Türk Kültür Derneği'nin bile desteğini arkalarında bulamamışlardı. Bununla birlikte bu grupta yer alarak Federasyon Yönetim Kurulu'na seçilen Dr. Kevser Korhan Taymaz, gerek bir önceki dönemde Federasyon Yönetim Kurulu Üyeliği sırasındaki uygulamalar, gerekse Genel Kurul sırasında gördüğü manzara karşısında Genel Kurul sırasında istifa etmiş ve istifası Federasyon Yönetim Kurulu tarafından ilk toplantısında adeta memnuniyetle ve oybirliğiyle onaylanmıştı.

Belki de Federasyon tarafından göz ardı edildiklerini düşünen akil adamlar komitesi (Prof. Dr. Özay Mehmet, Prof. Dr. Murat Saatçi, Zahide Sezerman, Dr. Bahadır Eke ve Dr. Kevser Korhan Taymaz) bu yıl etkinliklerini CTC çatısı altında sürdürmeye devam etmektedir. Nitekim Federasyon'dan istifası hemen onaylanan Dr. Kevser Korhan Taymaz şimdi CTC'nin başkanı.

Geçtiğimiz yıl Ottava'da kurulan Kanada Türk Konseyi'nin (CTC) amaçları arasında Türk Kültür mirasının tanıtımı, Türklerin olumlu görünümünün geliştirilmesi, politik ve toplumsal alanda varlığımızın gösterilmesi, Kanada politik yaşamına eylemsel olarak katılım ve Türkiye kökenli vatandaşların endişe, düşünce ve varlığının basında ve kamuoyunda duyurulması yer almakta.

Yani Federasyon'un etkinlik alanlarıyla örtüşen bir yapısı var.


Ocak 2008