|
Halk Hep AKP'den
mi Yana?
ZEYNEP ENEZ
Halkoylaması;
genelde anayasa değişikliği, yasaların kabulü veya çok önemli meselelerde
halkın iradesini belirlemek amacıyla yapılan oylamadır. Halkoylamasında
halkın iradesi, idareye doğrudan doğruya yansımakta olup, doğrudan
demokrasi'nin güzel bir örneğidir. Temsili demokraside ise, halkın
seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır. Türkiye'de
çok az uygulanan halkoylaması, gelişmiş ülkelerde sıkça uygulanmaktadır.
Doğrudan demokrasinin
fiilen uygulanmasındaki güçlük sebebiyle temsili demokrasi sistemine
gidilmiştir. Bu sistemin de kusurlarını gidermek ve doğrudan demokrasi
sistemine yaklaşmak için, yarı doğrudan demokrasi sistemine gidilmiştir.
Halkoylaması bunlardan birisidir. Yarı doğrudan demokrasi denilen,
halkın yönetime katılmasının bu şeklinde ise; seçmenlerin görevi,
sadece temsilciler seçmek değildir. Seçmenler, gerek anayasa yapma
ve gerekse yasama yetkisine oylarıyla katılırlar.
Hazırlanmakta
olan bir kanunun kabulüne veya bir kanun teklifine halkın katılması
iki şekilde olur:
* Yetkili makamın
bir kanun tasarısı veya teklifinin esaslı kısımları hakkında halk
oyuna başvurmak.
* Yasama organının
(parlamento) hazırladığı kanun hakkında halkın oyuna başvurmak.
Meclisin hazırlamış
olduğu kanun, yürürlüğe girmeden önce halka sunu-lur. Seçmenler,
hazırladıkları bir dilekçe ile kanunun karşısında yeterli sayıda
imza toplayabilirse, kanunun tasdiki veya yürürlükten kaldırılması
hususunda halkın reyine başvurulur. Karşı oylar yetersiz kalırsa
kanun, halkoylamasıyla onaylanmış sayılır. Karşı oylar fazla gelirse,
kanun yürürlükten kalkmış olur.
Anayasaların,
yeni hazırlanmalarından sonra veya önemli değişikliklerde halkoylamasıyla
halkın oyuna başvurulur. Türkiye'de, Fransa'da ve İsviçre'de yeni
anayasaların kabulü bu şekilde olmuştur. Buna Anayasa Halkoylaması
denir.
Türkiye'de ilk
defa halkoylamasına, 1960 Anayasasının kabulü sırasında başvurulmuştur.
Katılan seçmenlerin % 62'si evet, % 38'i hayır şeklinde oy kullanarak;
Kurucu Meclis'in hazırladığı Anayasayı kabul etmiş oldu. 1982 yılındaki,
Danışma Meclisi tarafından hazırlanan Anayasanın halkoylamasında
ise, kabul oyları % 91'i geçti. Hayır oyları ise % 9 idi. Yeni anayasa
ittifaka yakın bir çoğunlukla kabul edilmiş ve seçmenlerin onayını
almıştır.
Türkiye, 21
Ekim 2007 Pazar günü, cumhuriyet tarihinde bir başka halkoylaması
için daha sandık başına gitti. Ancak bu sefer, halkoylamasının içeriği
konusunda kafalardaki soru işaretleri sandık başından ayrılırken
bile net olarak aydınlanabilmiş değildi. Sandık başına gidecek olanların
çok büyük bölümünün halkoylamasının hangi değişiklikleri içerdiğini
tam olarak bilmediği görülüyordu. Halkoylaması hakkında bilgi sahibi
olanların büyük bölümü ise sadece cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik
oy verileceğini zannediyordu.
Halkoylamasında
neyi oyladık?
Anayasa değişikliği
paketinde şu düzenlemeler yer alıyor:
* Cumhurbaşkanının
halk tarafından seçilmesi.
* Aynı kişinin iki kez cumhurbaşkanı seçilebilmesi.
* Cumhurbaşkanının görev süresinin 7 yıldan 5 yıla indirilmesi.
* Cumhurbaşkanlığı seçiminin, cumhurbaşkanının görev süresi bitmeden
önceki 60 gün içinde tamamlanması.
* Genel seçimlerin 5 yıl yerine 4 yılda bir yapılması.
* TBMM'deki seçimler dahil tüm oturumların 184 milletvekili (TBMM
üye tamsayısının üçte ikisi) ile açılması.
AKP, Cumhurbaşkanı'nın
halk tarafından seçilmesini sağlayacak Anaya-sa değişikliğine ilişkin
21 Ekim'deki halkoylaması için geniş bir seferberlik yürüttü. Başbakan
Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine AKP'li tüm bakan, parti yöneticisi
ve milletvekilleri, halkoylaması kampanyası için seçim bölgelerine
gitti. AKP, '12. Cumhurbaşkanı Erdoğan' tezi üzerine oturtmaya hazırlandığı
halkoylaması kampanyası için her ilde birer bakan ya da parti yöneticisi
görevlendirdi. Erdoğan'ın da yoğun destek verdiği bu kampanya için
illerde Danışma Kurulları da oluşturdu.
Anayasa değişikliğinin
halkoylamasında kabul edilmesi durumunda, '11. Cumhurbaşkanı'nın
yeniden seçilmek zorunda kalınabileceği' de tartışılıyordu. Ancak
bu görüşe karşı çıkarak, bu iddiaları çürütmeye çalışan AKP, bu
konuda YSK'nin vereceği karara güvendiğini ifade ediyor. Erdoğan'ın,
11. Cumhurbaşkanı seçildi. 12. Cumhurbaşkanı'nı halk seçecek diyerek
bu konuda net tavır almasında da, YSK'den alınan sinyallerin etkili
olduğu öne sürülüyor.
AKP, halkoylamasından
beklediği sonucu aldı ve ardından ikinci bir operasyona daha hazırlanacak.
Cumhurbaşkanı'nın görev süresini de kısaltan Anayasa değişikliğinin
Abdullah Gül'ü nasıl etkileyeceği başka bir tartışma konusu. AKP
kulisine göre, yine halkoylamasına sunulacak sivil Anayasaya mevcut
cumhurbaşkanının görev süresini kısaltan geçici bir madde konulması
halinde, Gül, 5 yıl sonra görevi bırakmak zorunda kalacak, Erdoğan
da halk tarafından seçilecek 12. Cumhurbaşkanı olacak.
Fransa'nın eski
Cumhurbaşkanı Jacques Chirac örneği verilerek, Anayasa değişikliğine
ilişkin halkoylamasının sonucunun Gül'ün 7 yıllık görev süresini
etkilemeyebileceğini düşünenler de bulunuyor. AKP'nin bazı hukukçu
kurmaylarınca da dillendirilen bu görüş şöyle:
Fransa'da Chirac
7 yıllığına Cumhurbaşkanı seçilmişken, anayasada değişiklik yaparak
bu süre 5 yıla indirilmiştir. Ancak Chirac görev süresini 7 yıl
olarak tamamlamıştır. Aynı şekilde bizim Cumhurbaşkanımız da 7 yıllığına
Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Ancak, seçimlerin 5 yıl yerine 4 yılda
bir yapılmasına ilişkin halkoylamasına sunulan anayasa değişikliğiyle
ilgili hüküm bir sonraki seçimlerde uygulanabilir. Bu arada, AKP'nin
hukukçu kurmaylarının ABD'den transfer olduğuna dair şaka yollu
bir ifade, basında yer almasa da, halk arasında dile getirilmektedir.
ADALET eski
Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, halkoylamasında 'Evet' çıkması
halinde geçici 19. maddenin yasa hükmü olarak devreye gireceğini
11. Cumhurbaşkanı'nı halkın yeniden seçmesi için takvim ilanı gerektiğini
savundu. Türk, halkoylaması sonucunun Resmi Gazete'de yayımını izleyen
40. günden sonraki ilk pazar da seçim yapılır dedi.
YSK Başkanı
Muammer Aydın şunları söyledi: Kurul geçici 19. madde (11. Cumhurbaşkanı'nı
halkın seçmesi) ile ilgili karar verecek. '11. Cumhurbaşkanı yeniden
seçilecek' ya da '11. cumhurbaşkanı seçilmiştir' diye bir karar
verebilir. Karar verme yetkisi YSK'nindir.
Tartışmalarla
birlikte yürütülen 21 Ekim halkoylamasının ardından, AKP yine istediği
sonucu elde ederek, hedefine bir basamak daha yaklaştı. Halk, her
şeye rağmen yine AKP ile aynı görüşü paylaştı, hükümetten yana oldu.
Cumhurbaşkanını seçme ayrıcalığının kendine verildiğini zanneden
vatandaş mutlu, Erdoğan ise kendi geleceğinden umutlu… Vah şehitlere!
25 Ekim 2007 - İstanbul
Kasım
2007
|