BERLİN PANTERİ


Kanada’dan Türk futbolunun bir söylence adı geçti: Berlin Panteri Turgay Şeren -4-

"Fatih Terim'in başaracağına eminim"

Geçen sayıdan devam

*Brian Birch de GSy'i 3 yıl üst üste şampiyon yapmıştı. Ayrılıp tekrar geldiğinde başarılı olamamıştı ama!
* Fatih için aynı şey söz konusu olamaz. Fatih çok daha büyük başarılara imza atacak GS'de, bundan eminim. Hiç tereddütüm yok Fatih'in başarısından.

*Sizce Lucescu pasif mi oynatıyordu GS'yi?
*Ben de hücum futbolunu seven biri değilim. Tamamen defans ağırlıklı ve kontrataklarla gelişen kontrollü oyundan yanayım. Lucescu G.S.'de güzel şeyler yapmıştır. Hücum futbolunu sevenler, adamı sürekli eleştirdiler. Adama neredeyse "defolsun gitsin" diyenler vardı.

*Bu eleştirilerde Fatih'in gölgesinde kalmış olmasının da etkisi var mı sizce?
*İlk başlarda belki. Fatih'ten sonra orada teknik adamlık yapmak zordur. Atatürk'ten sonra Cumhurbaşkanlığı yapmak gibi birşey yani....

*Beşiktaş'ın Lucescu'yu transferine nasıl bakıyorsunuz?
*Lucescu iyi bir teknik adam ve BJK için büyük bir şans. Türkiye'yi biliyor, BJK'yi biliyor, rakibi GS ve F.B'yi tanıyor. Şimdi çat-pat Türkçe'yi de konuşuyor. Baktım kaleci antrenörü olarak yanına Datçu'yu da almış... Yani BJK'nin yapabileceği en güzel transferdir Lucescu...

*Bu sene ligler renkli geçeceğe benzer. Fatih Terim-Lucescu kapışması da ayrı bir zevk olacak öyleyse.
*Kapışacak tabii... Kapışacaklar. Aradan FB şampiyon olmak isteyecek. Ama temmenni ederim ki, FB Şampiyonlar Ligi'ne girebilsin. Ben isterim kazanmasını. O zaman liglere ayrı bir hava gelir...

Futbol Şube Sorumlusu diye bir görev yok!

*Profesyonel takımlarımızda teknik direktörler dışında bir de "Futbol Şube Sorumluları" var. Bu rekabete onların da katkıları olur mu sizce?
*Futbol Şube Sorumlusu diye bir görevi benim kabul etmem mümkün değil. O ne demek? Ben bunu anlamıyorum. Öyle bir tarif yok. Öyle bir unvan da yok bana göre. Bir futbol takımının teknik direktörü ve teknik kadrosu varsa, sorumlu odur. Yönetim, hesabı takımın başındaki teknik direktörden almalı. Aracıya gerek yok. Teknik direktörle yönetim arasındaki aracıya ben kesinlikle karşıyım.

*Sizce deplasmanları, otelleri, uçak rezarvasyonlarını da teknik direktör mü organize etmeli?
*İdari adamları, asistanları, sekreterleri var teknik direktörlerin. Bunlar, bu organizasyonları pekâla yaparlar ve yapıyorlar da. Belki futbol yönetim kurulu üyesi de bunu yapar ama, bu demek değildir ki, 'Futbol Sorumlusu'... Futbol Sorumlusu ne demektir? Futbol takımı başarılı veya başarısız olursa çıkıp hesap verecek kişi demektir. Bu da bana göre G.S'de Fatih Terim'dir, FB'de Lorant'tır, BJK'de Lucescu'dur. Başka birinin bu hesabı vermesi gibi abuk-subukluk. Maalesef Türkiye'de yapılıyor...

*Efendim, siz "Futbol Şube Sorumlusu'na gerek yok"u savlarken G. S.'de iki Futbol Şube Sorumlusu var, Özer Saraçoğlu ve Burak Elmas. Bunu nasıl yorumlayacaksınız?
*Onları gazeteler yazıyor benim anladığım kadarıyla. Özellikle Özer Saraçoğlu, Fatih Altaylı'nın uzantısıdır. Fatih Altaylı G. S.'ye en büyük yanlışları ve hataları yapmış kişidir bana göre. Bu Altaylı "Fatih Terim'i kulüpten içeri sokmam" falan demiştir. Tabi ağzının payını da almıştır. Şimdi böyle bir adamın çok yakınıdir bu Saraçoğlu. Daha önceki yönetimde de vardı. Zannetmiyorum ki Fatih Terim onu orada sorumlu olarak tutsun. Belki onlar bu unvanları kendilerine kabul etmişler ve bu unvanlarla yürüyor olabilirler. Fatih Terim'de "böyle bir unvan yoktur" diyerek onları kırmak istemiyor herhalde. Ama zannetmiyorum ki, Metin Oktay Tesisleri'ne yöneticilik vasıflarının dışında girebilsinler.

*Sizce, eski yönetimde başarılı diye mi, Futbol Şubesi'nin başına önce Abdurrahim Albayrak düşünülmüştü?
*Bilemiyorum. Bir tane hokkabazı getirdiler, tombalak atıyor bööyle. G. S.'ye hiç yakışmayan Abdurrahiim Albayrak diye... Ayıp denen bir şey var. G. S. gibi bir kulüpte böyle bir şey olabilir mi? Tekrar söylüyorum; Fatih Terim G. S.'de birçok şeyi değiştirecek, düzeltecek. Fatih gelmeden önce bunlar televizyon papağanı olmuşlardı. Dikkat ediyor musunuz; televizyonlarda artık ne isimleri, ne cisimleri, ne de resimleri çıkıyor.

*Şimdiki yönetime güveniyor musunuz?
*Ben bu yönetime kefilim. Özhan Canaydın akıllı bir çocuktur. Bakın, Hasan Şaş ve Ergun için G.S.'nin ödeyemeyeceği bir paranın sözünü asla vermiyor.

*G.S.'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki şansını nasıl görüyorsunuz?
*G.S.'nin en büyük şansı, gruplara ön elemesiz giriyor oluşu. İyi bir gruba düşerse çıkamayacak diye birşey yok. G.S'nin hazırlık maçlarını izledim; birçok Avrupa takımından üstünler. Fatih Terim faktörünü de unutmamak lazım.

*G.S.'nin santrafor arayışları var, size Dünya Kupası'ndan bir santrafor getirin deseler?
*Yok, yok öyle birisi. Ronaldo'yu bile almam. Öyle santrafor özelliklerinde yırtıcı, pata-küte gol atacak biri yok.

*Takım içindeki santraforlar Ümit Karan ve Serkan için ne düşünüyorsunuz?
*Ben ikisinin de G.S.'de santrafor olamayacağını düşünüyorum. Serkan'ın kiralanmasından yanayım. Bu hem kendisi için, hem de G.S. için daha iyi olur.

*F. B'nin en pahalı transferi Ortega için neler söyleyeceksiniz?
*Ortega'yı FB formasıyla hiç izleyemedim. Ortega'nın iyi bir futbolcu olduğunu bundan önceki Dünya Kupası'nda görmüştüm. Bu Dünya Kupası'nda da izledim, ama hiçbir şey yapamadı. Yani Arjantin gibi bir takımın elenmesi, Ortega ve Batistuta'nın hiçbir şey yapamamasıdır bence.

*Gönül ister ki, F.B. ve G.S. Şampiyonlar Ligi Yarı Finali'nde karşılaşsın.
*İnşallah. Ama F. B.'nin önce ön elemeyi geçmesi gerek. ayrıca F.B.'nin Şampiyonlar Ligi'ne girdikten sonra en büyük dezavantaji da seri başı olamaması. Ümit ederim iyi bir kura çekerler.

Özal'dan Bakanlık önerisi aldım

*Spor yazarlığınız dışında G.S. Kulübü'nde veya Milli Takımda görevleriniz var mı?
*Ne G.S. Kulübü'yle ne de Milli Takımla en ufak bir ilişkim yok. Sadece G. S. Futbol Kulübü Üyesiyim, Divan Heyeti Üyesiyim. Ama en ufak bir ilgim yok. Ne giderim ne gelirim. Yalnız ara sıra Fatih'in yanına antrenmanları izlemeye giderim. Bazen de Özhan Canaydın'la buluşur, sohbet ederiz. Ama resmi hiçbir bağlantım yok. Yönetimde bir görev almadım. Kesinlikle kulüpte bir vazife almayı düşünmüyorum.

*G.S. dışında başka takımlarda teknik direktörlük yapmayı düşünmediz mi?
*Futbolu bıraktıktan sonra Mersin'i 3 yıl çalıştırdım. Çok da iyi şeyler yaptık. Fakat mutlu olamadım. Kazansak da mutlu olamıyordum. Maçlardan önce ve sonra öylesine şeyler duydum ki; o zaman "Turgay sen bu işi yapma" dedim kendime ve teknik adamlık yapmak istemedim hiçbir zaman.

*Siyasilerden veya devlet organlarından hiç teklif aldınız mı?
*12 Eylül'den sonra ilk seçimlerde ANAP'tan milletvekilliği teklifi aldım. Rahmetli Turgut Özal, iktidara gelmeleri halinde, Spordan Sorumlu Bakanlığı taahüt etti bana. Özal'ı çok sevdiğim halde, siyasetin bana göre olmadığını bildiğim için nezaketle reddettim. Yine Özal hükümette iken beni, Coşkun Özarı'yı, Can Bartu'yu, Sanlı Sarıalioğlu ve Fethi Heper'i Başbakanlık Konutu'na davet etti. Başbakan bizlerden Futbol Federasyonu'nun başına geçmemizi istiyordu. Biz de heyet olarak Futbol Federasyonu'nun seçimle iş başına gelmesi gerektiğini söyledik. Özal ikna olduktan sonra dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Hasan Celal Güzel'i yanına çağırarak bu konuda yasa tasarısı hazırlamasını emretti. Bakan, "ama efendim, şey-mey" diyecek oldu. Ama Özal kararlı bir şekilde "ne diyorsam onu yap Hasan" diyerek bakanı gönderdi. Eğer bugün Haluk Ulusoy başarılı ise, Milli Takım belirli bir düzeye gelmişse, bu yasanın büyük önemi vardır. Milli kamplarda biz limonatayı bile fişle içerdik.

Oyuncuların sigorta primi bile ödenmiyor

*Sevgili Turgay abi, futbolu bırakmış milli veya milli olamayıp da kendi kulübünde başarılı olmuş futbolcularımız için bir güvence var mı?
*Yok. Böyle bir güvence yok. Kulüplerimiz ne yazık ki sigorta primlerini bile yatırmamak gibi çirkin bir davranışın içindeler. Futbolcu, futbolu bıraktıktan sonra SSK'ye gittiğinde aldığı cevap "senin 10 yıllık sigorta borcun var" oluyor. Futbolcuların futbolu bıraktıktan sonraki tek güvencesi SSK'den emekli olmak. Futbolcularına bu önemi dahi vermeyen 2. 3. hatta 1. lig kulüpleri var. Maalesef kulüp yöneticilerimiz Türk futbolundaki en büyük yanlışı yapıyorlar. Futbolculara en büyük ihanetleri bu! Eğer sen sigorta ödeyemeyecek bir kulüpsen o kulübü niye ayakta tutuyorsun?

*Futbol Federasyonu'nun bu konuda bir çalışması yok mu?
*Futbol Federasyonu iki yıl önce bir vakıf kurdu. Kulüplerden primler falan topluyor. Ancak prosedür olarak bu vakfın 10 yolo doldurmaso gerek. Zannediyorum o zaman böyle bir girişimin içine girecek.

*Yardıma ihtiyacı olan futbolcuların sorunları ile ilgilenen bir kurum yok mu?
*Bugün zorluklar içinde yaşayan Milli Takım oyuncuları da var. Çok zor durumda olan oyuncular için, biz 'Profesyonel Futbolcular Derneği' olarak kendi imkânlarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

*Nedir imkânlarınız? Devletten herhangi bir yardım alıyor musunuz?
*Hayır, hayır hiçbir şekilde devletten 1 lira yardım almamız söz konusu bile değil. Tamamen Turgay Şeren'in şahsi ilişkileri ile doktorlara, paralı insanlara yapılan ricalarla, o insanların gereksinimlerini tamamlıyoruz. Ama devletten şurdan-burdan bize en ufak bir destek yok. Böyle bir destek de istemiyoruz. Ama devlet böyle birşey yapmalı.

*Örnek verebilir misiniz böyle futbolcularımıza?
*İsim vermek istemiyorum, ama çok, çok var.

*Profesyonel Futbolcular Derneği'nin başka ne gibi amaçları var?
*Sadece yardıma ihtiyacı olan futbolculara maddi-manevi destek olmak. Ancak bunun büyük rakamlar olması söz konusu değil; çünkü bizim gelirimiz yok. 400 üyemizden yılda 10'ar milyon lira gibi cüzi bir aidat toplayabiliyoruz.

*Derneğin ilerki amaçları arasında futbolcuların örgütlenmesi - sendikalaşması gibi bir hedef var mı?
*Türkiye'de sendika olması sozkonusu olamaz. Çünkü kulüpler amatör. Seçimle gelen bir yönetim var ve dernekler yasasına göre yönetiliyor. Yani futbolcu 'işçi' statüsünde ama işveren yok. Yönetici tutuyor kolundan futbolcuyu dışarı atıyor. Futbolcunun ne yapması lazım? Greve gitmesi lazım. Hangi sendikayla greve gidecek? Böyle bir şansı yok futbolcunun.

*Derneğinizin futbolcuları bilinçlendirme konusunda bir çalışması var mı?
*1. ligten kapımızı çalan yok. Onların da ihtiyacı yok. Ama 2. 3. lig takım futbolcuları her zaman kulüpleri tarafından istismar ediliyorlar. Futbolculara sözlesme yaparken dikkat edecekleri incelikleri gösteriyoruz. Kulübü aylık ödemediği zaman Futbol Federasyonu'na nasıl müracaat edeceklerini öğretiyoruz. Futbolcuların kulüpleri ile düştükleri yasal anlaşmazlıkları, alacaklarını takip ediyoruz. Avukatlarımız var; onlara fikirler veriyorlar. Onların işlerini takip ediyorlar ve bunun için para-pul talep etmiyoruz. Çok da güzel bir yerimiz var İnönü Stadı'nın yanında; Bizim Anadolu okurları bir gün gelirlerse, orada görüşürüz.

*Çok teşekkür ederiz. Derneğinizin daha ileriye gitmesini temenni ederiz.
*Ama daha ileriye gitmesi mümkün değil! Yasalar buna müsaade etmiyor. Bana ve derneğimize bir yetki verilse, bak bakalım o zaman n'oluyor? Senin iki futbolcuna haksızlık yapıldığı zaman "bu hafta maçlara çıkmıyoruz" diyebilme yetkisini verse; bak bakalım o zaman neler oluyor?!

Bitti

ERTAN GUN-TORONTO (25-TEMMUZ-2002)
ertangun62@hotmail.com

Aralık 2002