HABERLER



G-8 Huntville'de, G-20 Zirvesi ise Toronto'da yapıldı

CELAL UÇAR

TORONTO - 24 - 25 Haziran'da Muskoka gölü kıyısındaki Huntville'de düzenlenen G-8 ve 26-27 Haziran tarihleri arasında Toronto'da yapılan G-20 zirvesi Kanada yurttaşlarına bir milyar 200 milyon dolara mal oldu. Sadece bir kez kullanılabilecek çitler, barikatlar, güvenlik sistemlerine ve aletlerine ödenen paraların hiçbir biçimde geri dönüşü sağlanamayacak.

G-20 Zirvesi'nde arkadaşımız Celal Uçar ve Turkuaz Televizyonu'ndan Gökçe Erkan Türkiye'nin Ottava Büyükelçisi Rafet Akgünay ile birlikteler.

Alınan sıkı güvenlik önlemlerine rağmen eğitimsiz görevlilerin paniği ve şaşkınlığı sonucunda G-20 zirvesine kızan protestocuların yol açtığı onlarca milyon dolarlık zarar da ayrıca bu maliyetin üstüne eklendi.

4 bine yakın uluslararası basın-yayın görevlileri fuar binalarında kısıtlı kaldı. Gelen delegeler, bakanlar ve yöneticiler otellerinde, havaalanlarında saatlerce bekletildi. Parti havasına giren basın görevlilerine sunulan milyonlarca dolarlık yiyecek, içecek ve ikramlar, basın-yayını mutlu etmeye yetmedi.

Arkadaşımız Celal Uçar Yeni Demokratik Parti'nin önderi Jack Layton ile birlkte Bizim Anadolu'yu gösterirken.

Muhalefet partisi Yeni Demokratik Parti (NDP) Başkanı Jack Layton da fuarda basın görevlileri arasında eleştirilerine etti. Kendisiyle sohbet etme olanağını yarattık. Layton, insanları, basın-yayın ve delegeleri birbirinden çok uzak köşelere ayırmanın hiç bir işe yaramayacağını belirtti. Konuşmasında gereksiz zaman kaybını ve ulaşım ve güvenlik sorunları yarattığı kaosun altını çizen Jack Layton, bu tür zirvelerin daha küçük yerleşim merkezlerinde yapılması gerektiğini vurguladı, zirve boyunca kent merkezindeki işletmelerin satış yönünden bir hafta kadar çok büyük zararlara uğratıldığını belirtti. Layton, Harper hükümetini eleştirerek sadece iyi bir görüntü yaratma uğruna ekonomiye verilen zararın bağışlanamayacak kadar büyük olduğunu vurguladı. Jack Layton, kızgın yurttaşlar tarafından yapılan yıkımın bu zararın maliyetini yükselttiğini de söyledi.

G-20 zirvesi başlamadan, 25 haziran Cuma gecesi gece yarısından önce Ana uçağı ile Toronto Pearson Havaalanı'na gelen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Kanada Hükümeti adına Devlet Bakanı Peter Kent karşıladı.

Kanada'ya gelen ilk Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Devlet Bakanı Ali Babacan, AKP Genel Başkan Vekili Ömer Çelik, AKP Milletvekilleri İbrahim Yiğit, Veysi Kaynak, Başbakan Baş Müşaviri Nabi Avcı, diğer danışmanlar ve korumalar uçaktan indiler. Başbakanın kalacağı Royal York Otelinde bulunan şüpheli çanta ve sokak gösterilerinin devam etmesi yüzünden iki saatlik VIP salonlarındaki beklemeden sonra Türk heyeti otellerine ulaşabildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan G-20 zirvesinde 26 Haziran gecesi düzenlenen yemekten önce ABD Başkanı Barack Obama ile basına kapalı bir görüşme yaptı. Başbakan ayrıca Rusya Başkanı Medvedev, İngiltere Başbakanı Cameron, İspanya Başbakanı Zapatero, İtalya Başbakanı Berlusconi ve Almanya Başbakanı Merkel gibi devlet başkanları ve başbakanlarıyla da ikili görüşmeler yaptığını 27 Haziran Pazar günü saat 17.30'da yaptığı basın toplantısında dile getirdi.

Erdoğan Kanada Başbakanı Harper ile.

Basın Toplantısında Kanada'da yaşayan Türk kökenli Kanadalı göçmenler olarak Kanada Hükümetinin Ermeni soykırımı savları karşısında aldıkları tavrının toplumumuzu çok rahatsız ettiğini belirterek, Başbakan Stephen Harper ile bu konuda görüşme yapıp yapmadıklarını sorduk. Başbakan Erdoğan, sorumuza Kanada Başbakanı Harper'in ev sahipliği konumundan ötürü aşırı yoğunluğu olduğunu söyleyerek, ikili görüşme şansını elde edemediklerini belirtti. Kanada Hükümetinin Ermeni Soykırım savlarındaki tavrının 24 Nisan'da değişiklik göstermesinin altında, daha önceki uluslararası birlikteliklerde ve toplantılarda bu konuyu Harper'ın gündemine koymalarının rol oynadığını belirtti. Başbakan Recep Tayip Erdoğan, G-20 zirvesindeki yoğunluk yüzünden sadece ayaküstü görüşmelerin yapılabildiğini sözlerine ekledi.

Arkadaşımız Celal Uçar zirve boyunca yoğun olarak gündemi izlemek için koşturdu.

Zirve etkinlikleri çerçevesinde Türkiye Genç İşadamları Derneği de G-20 YES'te Türkiye'yi temsil etti. YES, Genç Girişimciler Zirvesi olarak adlandırıldı. Ayrıca G-20 kapsamında B-20 Business Summit (İş Zirvesi) yapıldı. Zirveye Türkiye'den Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve Sabancı Holding Satış Grup Başkanı Haluk Dinçer katıldılar. Ayrıca 'My Summit / Benim Zirvem' adı altında gençlik bir de zirvesi yapıldı. Zirveye 2'si Kanada, 4'ü Türkiye üniversitelerinde okuyan 6 öğrenci katıldı.

Zirve başlamadan devam eden sokak gösterilerinde 900 kişi tutuklandı. Ontario Başbakanı Polise özel ayrıcalıklar veren Kanada yurttaşlık ve özlük haklarına aykırı biçimde kimlik sorma ve tutuklama yetkisini onayladı. Bu kararı muhalefet ve basın çevreleri faşistlik olarak niteledi.

G-20 Zirvesi kapsamında Başbakan Erdoğan basın toplantısında konuşurken Türk Heyeti de onu izliyordu.

G- 20 zirvesinde sokağın gündeminde sorgulama vardı. Protestolar gece ve gündüz devam etti. Kanada İşçi Kongresi, Greenpeace, Kanada Yurttaşları Konseyi, Yoksulluğa Karşı Koalisyonu, Kanada Öğrenci Konseyi ve Oxfam tarafından oluşturulan 'Önce Halk (The People First)' adı altında yapılan G-20 karşıtı gösteriler, 26 Haziran günü Ontario Parlamentosu önünde başladı ve tüm kent merkezine yayıldı. Gösteriler iki gün boyunca gece ve gündüz devam etti. Petrol sızıntısı, insan hakları ihlalleri, ekonomik krizin sorumlusu yöneticiler, işsizlik, evsizlik, devletlerin borçlanmaları protestoları gündemi oluşturdu.

G-20 Toronto 2010 zirvesi unutulmayacak görüntüler bırakarak tarihe mal oldu. Sokaktakiler ve yöneticiler olarak Kanada tarihine iki farklı gündemi oluşan zirve olarak geçti. Bir yanda 4 bin kadar halktan yalıtılmış basın-yayın görevlileri, binlerce yönetici, parlamenter, işadamı, danışman ve uzmanlar fuar binalarında, otellerde, çitlerin arkasında güvenlik kapı ve koridorlarının gerisinde sokak zirvesini bulundukları yerlerin televizyon ekranlarından seyrederek yiyip içtiler, diğer kesim de yağmur altında kızgın ve aç bir biçimde sabahlara kadar yürüyerek, bağırarak, dayak yiyerek, tutuklanarak ya da kaçarken vurup kırarak zirveyi tamamladılar.


Temmuz 2010