|
Bir Aydınlanma Bilgesini yitirdik

Cumhuriyet
Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'u kaybettik.
Bir süredir Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'nde tedavi gören
Selçuk'un 21 Haziran günü saat 13.30'da yaşamını yitirdiği açıklandı.
1925 doğumlu olan İlhan Selçuk, 11 Mart'ta 85. yaş gününü yoğun
bakımda geçirmişti.
HABER MERKEZİ
- İlhan Selçuk'un ölümü Cumhuriyet ailesini yasa
boğdu. Yarım yüzyıldır Cumhuriyet'te köşe yazarlığını
sürdüren Selçuk, aynı zamanda gazetenin Yayın Kurulu Başkanı'ydı.
Berin Nadi'nin 2001 yılında ölümünün ardından Cumhuriyet
Gazetesi İmtiyaz Sahipliği görevini üstlenmiş, gazetesinin yaşatılabilmesi
için yıllarca mücadele vermişti.
Cumhuriyet
okuru ona "Aydınlanmanın Bilgesi" adını
takmıştı. İlhan Selçuk Atatürk ilkelerinin savunucusu bir
devrimci ve yurtseverdi. Adı Cumhuriyet Gazetesi'yle
özdeşleşen İlhan Selçuk Cumhuriyet okurunun her sabah
bir pusula gibi doğru yönü gösterdiği inancıyla izlediği bir yazardı.
İlhan Selçuk
11 Mart 1925'te İzmir'de doğdu. Babası subaydı. Bu nedenle Aydın'da
başlayan, Yıldızeli ve Keskin'de süren, Şişli 43. İlkokul'da tamamlanan
ilköğreniminin ardından, ortaokul ve liseyi İstanbul Taksim, Silifke
ve Adana'da okudu.
1950'de İstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Kısa bir süre avukatlık
yaptı. Ardından ağabeyi Turhan Selçuk'la birlikte 41 Buçuk
ve Dolmuş mizah dergilerini yayımladı. İlk yazıları
bu dergilerde yayımlandı. 1958'de Karikatür, 1959'da Taş Karikatür
dergilerinin yayıncıları arasına katıldı. Semih Balcıoğlu
ile birlikte Ulus'un mizah sayfasını düzenledi.
1961'de Akşam
Gazetesi'nde yazarlığa başladı. Aynı yıl Tanin'e
oradan da Vatan'a geçti. 1962'de Doğan Avcıoğlu,
Mümtaz Soysal, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu'yla birlikte
Yön'ün kurucuları arasında yer aldı ve burada da yazılar yazdı.
1962'de Nadir
Nadi'nin çağrısı üzerine Cumhuriyet'te köşe yazarlığına
başladı.
12 Mart 1971
öncesinde Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı Devrim dergisinde
de yazan İlhan Selçuk, bu tarihlerde, geniş bir kesimin büyük
ilgi duyarak okuduğu bir yazardı.
12 Mart sonrasında
"Hoş Geldin Tanzimat Kafası" başlıklı yazısı
nedeniyle Cumhuriyet kapatıldı. İlhan Selçuk
tutuklandı. Açılan davada aklandı.
Ziverbey'de
İşkence
Çok geçmeden
sıkıyönetimce yeniden gözaltına alındı. "Ziverbey Köşkü"nde
işkence gördü. "Madanoğlu Davası"ndan Sıkıyönetim
mahkemesinde yargılandı ve aklandı. Yazdığı "Ziverbey
Köşkü" kitabıyla, Ziverbey'deki işkence iddiaları ilk
kez anlatılmış oldu. İlhan Selçuk, Ziverbey'de işkence altındayken
verdiği ifadede akrostiş yöntemini kullanmıştı. İfadesinde, her
tümcenin sondan ikinci sözcüğünün baş harfi yukarıdan aşağı sıralandığında
"işkence altındayım" tümcesi çıkıyordu.
1991'de Nadir
Nadi'nin ölümünden sonra gazetenin iflasa sürüklendiği, yazarlarının
uzaklaşmak zorunda kaldıkları dönemde İlhan Selçuk, Berin
Nadi ile birlikte Cumhuriyet yazarlarının bir arada
tutulmasında önemli rol üstlendi.
Ergenekon'dan
Gözaltı
21 Mart 2008
günü saat sabah 04.30 sıralarında Ergenekon davası operasyonları
kapsamında gözaltına alınan Selçuk, iki gün sorgulandıktan
sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
30 Mart akşamı,
göğüs ağrısıyla Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'ne yatırıldı.
15 Nisan'da yaklaşık 6 saat süren bir by-pass ameliyatı geçirdi.
25 Mayıs'ta
hastaneden taburcu olan Selçuk, 14 Ağustos 2009 günü yeniden
rahatsızlanarak Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'nde yoğun bakıma
alındı.
Vehbi Koç Vakfı
Amerikan Hastanesi'nde tedavi gördüğü süreçte Ağabeyi Turhan
Selçuk ve Cumhuriyet çalışanlarının yanı sıra,
aralarında politikacı, gazeteci, yazar, sanatçıların da olduğu pek
çok kişi ve sivil toplum örgütü Selçuk'un ziyaretine geldi.
Tarık Akan, Rutkay Aziz'in yanı sıra 14 Şubat'ta CHP Genel
Başkanı Deniz Baykal da Selçuk'u ziyaret edenler arasında
yer aldı.
Selçuk,
son olarak 23 Mart Salı günü Cumhuriyet Gazetesi'ni
ziyaret etti.
İlhan Selçuk,
24 Haziran'da Hacıbektaş ilçesinde Hacıbektaş Veli, Yunus
Emre, Pir Sultan Abdal yontularıyla Aşık Mahzuni ve Mart
ayında ölen kardeşi çizer Turhan Selçuk'un gömütlerinin bulunduğu
Çilehane bölgesindeki 'İz Bırakan Aydınlar' gömütlüğünde toprağa
verildi.
Bizim
Anadolu'nun Yorumu:
Türkiye Aydınlanma Çınarını Yitirdi
Temmuz 2010
|