|
10 adımda aşka ulaşmanın yolu
Ahh, Minel
Aşk!..

Pişmaniye
gibi; yaşamayan pişman, yaşayan bin pişman...
Aylin
Sungur ablamız kadınlara aşkın reçetesini sunmaya çalışmış, sanki
aşkın reçetesi olabilirmiş gibi....
Aylin
Sungur kadınlara aşka nasıl ulaşabileceklerini söylüyor (Tabii,
o 'bayan' diyor, 'kadın' kötü bir sözcükmüş gibi.) Kadın spor takımlarının
adına bakın; Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, Beşiktaş Bayan
Voleybol Takımı ya da Bayanlar Eltopu Şampiyonası....
Düşünsenize
bunun İngilizcesini: 'Ladies Handball Championship' ya da 'Toronto
Miss Basketball Club'...
Ya da
Fransızcasını: 'Championat de hockey des mesdames (ya da mesdemoiselles)
du Québec...'
Neyse,
biz sihirli aşk reçetesinden söz edecektik. Buyrun bakın Aylin Sungur
ablamız neler öneriyor aşkı bulmak isteyen kadınlara... pardon,
bayanlara....:
Aşk beklemekle
gelir sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Eğer aşk size gelmiyorsa bayanlar,
siz aşka gidin! (Haydi hep beraber, cümbür cemaat gidiyoruz.)
İşte 10
adımda aşka ulaşmanın yolu.
1) 'Gerçek'
bir adamla çıkın (Yani yapay, naylon, plastik ya da Caponların
yaptığı adama benzeyen robotlarla çıkmayın demek istiyor zaar.)
Kabul ediyoruz;
hayalinizdeki kişinin bir gün hayatınıza gireceğini düşünmek ve
nasıl istiyorsanız size öyle davranacağına inanmak çok harika bir
duygu! Ama hayalinizdeki adam gerçeğe ne kadar uygun? Evet; Javier
Bardem'in gülüşüne, Gerard Butler'ın karizmasına, Matthew McConaughey'nin
kaslarına, Johnny Depp'in serseri ve sempatik tavırlarına bayılıyoruz!
(Her kimse bunlar, sanki onlara benzemek zorunda erkekler. Cık,
cık... ) Ama hepsinin bir adamda toplanacağını sanıyorsanız,
işte bu büyük bir yanılgı olabilir. Biraz realist olun (gerçekçi
olun demek istiyor). Böylece, aşkta gerçek başarıyı yakalayabilme
şansınız daha yüksek olacak, inanın!
2) Aşkınızı
test edin (Denemeden geçirin demek istiyor)
Biriyle birlikte
olmaya başladığınız ilk günlerde, karşınızdaki adam sizden çok hoşlandığını
ve hayatı boyunca sizinle birlikte olmak istediğini söyleyebilir
(yalaaaan, inanma!). Biliyoruz, söylediklerinin gerçek olmasını
çok istiyorsunuz; ama sizce de boş sözlere inanmaktan vazgeçmenin
zamanı artık gelmedi mi?
(Doğru söze
ne denir!) Size direkt (doğrudan demek istiyor) "Ona
sakın inanmayın" diyemeyiz elbette! Ama aşkını teste
(deneme demek istiyor demiştik) tabi tutmanızı, davranışlarını
gözlemlemenizi öneririz. (Yalnız erkeklerin deneme tahtası olmak
isteyeceklerini hiiç sanmıyoruz. Bu da aklınızın bir köşesinde bulunsun).
Siz kendinizi geri çektiğinizde, peşinizden geliyor mu, yoksa pes
edip yok mu oluyor? Peki ya, önceliği siz misiniz? Arkadaşlarıyla
başka bir gün görüşebilecekken, sizinle buluşmak yerine, onları
mı tercih ediyor? O zaman, bir kez daha düşünün. (Eyyvahhh, yandı
gülüm keten helva. 'Ya ben ya onlar... Yok onlarsa, kesin beni sevmiyor...'
hikâyesi. Cık cık... Erkekleri bu kadar sıkmaya gelmez... mi desek
acaba?...)
3) Önceliğinizi
aşk yapın
Hepimizin bitmeyen
bir yapılacaklar listesi var. (Alışveriş listesi gibi yaani...)
Bu nedenle, her şeyimiz planlı ve programlı olmak zorunda. Peki,
'aşkı bulmak' yapılacaklar listenizde kaçıncı sırada? (Örneğin
berberden çıktıktan sonra aşk'a da uğrayabilirsiniz... kıh, kıh,
kıh...) Çoğumuza sorsak, aşk önceliklidir ama aşkı bulmak ya
da birine vakit ayırmak gerçekte listemizin üst sıralarında yer
almıyordur. Oysa aşk, ilk sıralardaki yerini korumalı. Ama sadece
lafta değil! (Bak, bu doğru!) Bu nedenle, yapılacaklar listenizdeki
bazı şeyleri eleyin, yeni insanlarla tanışmak ve onlara şans tanımak
için programınızda yer açın ki aşk hayatınıza girsin! (O orada
duruyordur da, kendisi farkında değildir.. )
4) Risk almaktan
korkmayın
Hepimiz güvenli
hayatlarımız içinde mutluyuz (Sarsılmasına da dayanamayız.) Her
ne kadar monoton (tekdüze demek istiyor) yaşamlarımızdan
şikâyet edersek edelim, alışkanlıklarımızdan bizi vazgeçirmek zor.
(Alışkanlıklarımızın tutsağıyız mı demeye getiriyor dersiniz?
Yok canıım, bakmayın siz ona. Alışkanlıklarımız bizim kimliğimiz
değil mi?) Oysa aşk biraz da tehlikeli sularda yüzmek değil
midir? (Peki, yüzme bilmiyorsam? Hem de tehlikeli sularda. Dizime
kadar suya girsem korkarım diyorsanız, demek ki aşk size göre değildir).
Karar verin; rahat ama sıkıcı hayatınız mı, riskli ama heyecan dolu
bir deneyim mi? (Uff, bak kafamızı karıştırmaya başladı işte...
Hangisini seçmeli ki?..) Eğer aşk hayatınızda başarılı sonuçlara
ulaşmak istiyorsanız; yeniliklere hazır olmalı ve aşka kapılarınızı
açmalısınız (Oohh, yolgeçen hanı mübarek... Olur mu yaa?!). İncineceğim
diye düşünüp etrafınıza duvar örmektense, konfor (rahat, huzurlu
alan demek istiyor... fiskos... fiskos...) alanınızın dışına
çıkmaya cesaret etmelisiniz. (Tam buldu cesaret edecek kişiyi...
Hıhh...)
5) İlk buluşmaya
şans verin
Sizi en çok
endişelendiren şey, ilk buluşma mı? (Hele bir de abim bir dakika
geç gelirse yandııı...) Yalnız değilsiniz, ilk buluşma birçok
kişiyi huzursuz eder. O halde biraz rahatlayın, çünkü pek çok ilk
buluşma anlaşmazlıklara ve yanılgılara gebedir! Bu nedenle, ona
ikinci bir şans vermekten çekinmeyin. (Vermeli ya, değil mi?
İlk buluşmada beklentilerimize yanıt bulamadıksa ikincide onun beklentilerini
keşfetmek için bir olanak yaratmak gerek. Olmazsa üçüncü, dördüncü....
Di mi ama?) Buluşmanız bir facia mıydı? (Hiç sorma... Titanik'ten
beterdi.) O halde şu tarafından bakın; kötü bir buluşmadan ileride
arkadaşlarınıza, hatta çocuklarınıza anekdot (tatlı bir anı demek
istiyor olsa gerek) olarak anlatabileceğiniz iyi bir hikâye çıkabilir.
(Almayayım, kalsın. Bi de veletlere maskara edecek bizi...)
6) Hislerinizi
su yüzüne çıkarın (Zeytin yağı mı bu mübarek?)
Bazen karşımızdakinin,
bizim için uygun biri olup olmadığını düşünmekten ve onu çözmeye
çalışmaktan, ne hissettiğimizi yok sayarız (Erkeklerin çözülecek
bir yanı yoktur, bunu Aylin ablamız pek bilmiyor galiba. Erkekler
neyse o'dur. Arama altında bişi abla, arama! Elma yiyeceğim diyorsa,
yiyeceği elmadır. Ama saftır, ayva da yedirebilirler yaniii). Onunla
birlikteyken vaktiniz nasıl geçiyor? Sizde ilgi uyandırıyor mu?
Sıkılıyor musunuz, yoksa rahatsız mı oluyorsunuz? Bir sonraki buluşmanızda
anı yaşayın ve ne hissettiğinize odaklanın! (Ama beni nasıl buluyorsun
diye soru sormayın, aynen olduğunuz gibidir, ne fazla ne eksik,
di mi abiciğim?..)

7) Pozitif olun,
çekici görünün. (Olumlu düşünün demek istiyor. Bu pozitif, akünün
bağlantı kablolarından biri değildir, biline...)
Hiç kimse, hayatı
seven ve enerjisi yüksek bir kadından daha seksi değildir! (Burada
kulaklarımızı iyi açıp diğneyelim. Ne dedi?) Biriyle çıkmaya
başladığınız zaman, aklı karışık ve depresif (bunalımlı demek ister)
görünmekten kaçının. (Evet, bu doğrudur ellağlem). Bu nedenle
geçmişle vedalaşıp yeni bir ilişkiye açık olmalısınız. Buluşmalarınızda
eski sevgilinizin sizi nasıl incittiğinden ya da işinizden ne kadar
nefret ettiğinizden yakınmayın. (Anında tornistan, çeker gider,
bizden söylemesi.) Doğal olun ve espriler yapın. Daha eğlenceli
bir buluşma yaşayacağınız kesin. (Hee, valla. Yalnız çok gülmeyin.
Adam ciddi middidir, bi de kıskançlığını kabartıp başını belaya
sokmayın. Hey, aslanım, niye yanımdaki kadına bakıyorsun? Ayı mı
oynuyor burada?)
8) Eski sevgilinizin
kırıntılarını temizleyin (Bak, şu eski sevgili mevzuna girmesek
be Aylin abla... Hıı?)
Her buluşmada
kendinizi, kalbinizi kıran eski sevgilinizle yeni aşkınızı kıyaslarken
mi buluyorsunuz? (Sakın haa, erkekler hiç öyle şeye gelemez).
Öyleyse, önce geçmişin izlerini bir güzel silin! (Hahh, aklın
yolu bir. Aferin be Aylin abla!) İçinizde biriken kızgınlığı,
bir e-mail (Ben sana oldum mayıl) ile ona anlatın ve bu yükten
kurtulun. (Adamın o taraklarda bezi yoksa? Yani efendim iyi meyili
neyim yoksa?!) Ancak maili göndermediğinize emin olun! (Bak
gene karıştırdın Aylin abla! Hem gönder hem göndermediğinizden emin
olun deyon ve aklımızı karıştırıyon. Zaten iki gıdımlık aklımız
var. Şimdi göndersin mi göndermesin mi? Karar ver. Cık cık, ama
bu da olmaz ki...) Bir türlü aşamadığınız bir durumsa, duygularınızı
yakın bir arkadaşınızla veya bir terapistle paylaşın. (Hııhh,
bi terapistimiz eksikti. Kesin Aylin ablamızın terapist bi arkadaşı
vardır, bizi ona gönderir.) Elinizden geldiği kadar, pişmanlıklarınızı
ve incinmişliklerinizi üzerinizden atın. (Ne?! Hâlâ üzerinizde
mi taşıyorsunuz yoksa siz? Abla acırım o erkeğe bee...) Sonra
temiz bir sayfa açın ve ne istiyorsanız, neye ihtiyaç duyuyorsanız,
onu elde etmek için çabalayın. (Çabalamayın canım. Nasılsanız
öyle davranın.)
9) Kendiniz
olun (Hahh. Ben de onu diyordum iştee...)
Şimdiye kadar
sizi üzen adamlar için yeterince gözyaşı dökmediniz mi? (Değmez
abla değmez.) Ya da defalarca hayal kırıklığına uğrayıp ilişkileriniz
üzerine fazlasıyla kafa yormadınız mı? Bu sağlıksız döngüden kurtulmanın
zamanı geldi. (Kesinlikle.) Bir ilişkide kendinizi güvensiz
ve kafası karışık hissediyorsanız, emin olun o her kimse sizin için
en iyisi değil, boş verin gitsin! (Abimizi düşünen yok zaten.
Bir 'Zavallım, elinde kaldı yazık... çiçeği' sahnesi daha yaşanacak
demek ki. Ama olmuyor Aylin abla yav. Abimin ne suçu var ki? O çok
iyi niyetlerle gelmişti.) Aksi takdirde, o ilişkide siz kendiniz
gibi olamayacaksınız. (Bak ablamın kafasını karıştırdı gene...)
Sağlıklı bir ilişkide önemli olan, onun kim olduğundan çok,
sizin onun yanında kendinizi nasıl hissettiğiniz! (Yani o önemli
değil... Abiler duydunuz mu? Siz hiiç önemli değilmişsiniz. Halbuki
dedik ablam, dedik. O dümdüz, karışık felan değil. Siz rahat olun
onun yanında yeter. Yaani, başta da dediğimiz gibi kendiniz oluuunn...
Ama onun önemli olmadığı masalına da inanmayın. Aylin ablamın abimle
arası yok anlaşılan. Cık, cık...)
10) Flörtleşmenin
keyfine varın
Hazırladığınız
'aşk kararları listesi'ne son olarak eğlenceli flörtleri de ekleyin.
(Hahh, abim de bunu görsün. Bak cıngar nasıl kopar o zaman...) Bunun
için yeni insanlarla tanışmaya açık olun, eğlenmeye odaklanın ve
yeni şeyler deneyin. Yarın için endişelenmekten bir süre olsun vazgeçin.
Kendi konforlu alanınızdan dışarı adım atmak, sizin için büyük bir
fırsat olabilir. Haydi, biraz cesaret!
(Yaa, evet.
Hadi cesaret edip de abimi bi terket bak n'ooluyor... Sokağın köşesinde
bekler alimallah. Ayağından neyim furur. Hem zaten o 25 seneyi de
göze almıştır... Heheyttt! Var mı abimin helaline yan bakan?!)
(Yav Aylin
apla, bu ablamızı aşk'a ulaştırdın mı şimdi sen? Yav ablam kendini
daha kasacak yav. Ablam yav, sen kendin ol yeter ablam yav. Abim
de tav olmuşken, bi yastıkta bilem kocarsınız. Gerçi şimdi yastıklar
da iki oldu ya, neyse.... )
(Hadi mutluluklar
abimle birlikte... Düğününüze çağırın bizi de haaa!)
Yazı daha
çok ciddi, aradaki hariçten gazeller bize aittir.
Bahçeci
Nisan 2010
|