|
İnsan Hakları Müzesi tasarısının yuvarlak masası
Montreal'deydi

HABER MERKEZİ
-
2012 yılında Winnipeg'te kurulacak olan Kanada İnsan Hakları Müzesi'nin
nasıl biçimleneceğine ilişkin, yetkililerin yurttaşlarla yapmış
olduğu görüş alışverişinin Montreal ayağı 14 Ocak'ta Kent Merkezindeki
Delta Otelinde yapıldı.
Değişik yuvarlak
masalar çevresinde toplanan ilgili yurttaşlar, müze tasarısı yetkililerine
böyle bir müzenin nasıl olması gerektiğine ilişkin görüşlerini bildirdiler.
Her masaya bir
yetkilinin yönetici olarak verildiği görüş alışverişi toplantısında
açış konuşmalarından sonra katılan yurttaşlar, masalara dağılıp
kendi masa yöneticileriyle konuşarak kaygı ve isteklerini dile gitirdiler.
Bir saatlik
irdelemelerden sonra her masanın yöneticisinin kendi masasında nelerden
konuşulduğunu, ne tür konuların öne çıktığını tüm katılımcılarla
paylaştılar.
Buna göre 2012
yılında Winnipeg'te kurulacak olan Kanada İnsan Hakları Müzesi'nde
işlenmesi gereken konular Montreal'de şöyle dile getirildi:
Katılımcılar,
her şeyden önce müzenin bağımsız, eşitlik ilkesine uyan bir kurum
olması gereğinin altını çizdiler.
Azınlıklara
ve Kanada'nın ilk toplumlarına uygulanan ayrımcılığın, cinsiyet
ayrımcılığının, siyasi ayrımcılığın işlenmesi ve soykırım olgusunun
belirtilmesinin önemine değinildi.
Türk kökenli
katılımcıların göz önüne sermiş oldukları konular da yüksek sesle
dile getirilme olanağı buldu.
Böyle bir müze
kuracaksa, Kanada'nın özeleştiri kurumunu çalıştırıp önce aynada
kendine bakıp, ülke içindeki çeşitli ayrımcılığı, insan hakları
ihlallerini de dile getirmesi gerektiği belirtildi.
Günümüzde kişilerin
başına gelen insan hakları ihlallerinin yanı sıra tarihten söz edilmesi
gerektiğine de dikkat çeken katılımcılar, örneğin Birinci Dünya
Savaşı öncesi, sırası ve sonrasında yaşanan olayların eşit bir biçimde
müze kapsamında yer alması gereğinin altı çizdiler.
Buna bir örnek
veren Türk toplumundan katılan kişiler, Birinci Dünya Savaşı yıllarında
özellikle Balkanlardan, Kafkasya'dan sürülen ve katledilen milyonlarca
Müslüman'dan hiçbir tarih kitabında söz edilmediği; eğer tarihte
yaşanan trajik olaylardan söz edilecekse eşitlik ilkesine uyularak
hepsinden söz edilmesi gereğini dile getirdiler.
Hemen her masadan
çıkan sonucun İnsan Hakları Müzesi'nin siyasetten uzak, hükümetlerin
baskısından uzak, bağımsız; nefreti değil, hoşgörüyü, Kanada'nın
çok kültürlü yapısını yansıtan, birbirini anlayan toplumların geleceği
el birliğiyle kurmasına yardımcı olacak bir yapısı olması dilekleri
tüm katılanları hoşnut etti.
Kanada'nın her
yöresinden toplanan bu görüşler, daha sonra bir kurul tarafından
derlenerek İnsan Hakları Müzesi'nin yapılandırılmasına ışık tutacak.
Türk toplumundan
Dr. Aydın Yurtçu, CCTC Başkanı Emin Battika, Hayrullah
Demirtaş, Osman Aydın, Kerem Saltuk ve gazetemiz Genel Yayın
Yönetmeni Ömer Özen katıldı.
Müze yetkilileri
son toplantıyı Winnipeg'te yapacaklar.
Ocak 2010
|