|
Festivaller
Kenti Montreal

Yazı ve Fotoğraflar:
KEREM SALTUK
Normalin çok
üzerinde yağmurlu geçen bir yaz sezonu, H1N1 (Domuz Gribi) korkusu
ve ekonomik kriz bu yaz Montreal'e gelen turist sayısını (özellikle
güney komşu New York eyaletinden) oldukça azaltsa da, yaz festivalleri
ve kongreler olanca hızıyla sürüyor. Ağustos ayı da on binlerce
turist çeken iki ayrı festival ile başladı. Les Francofolies
de Montréal müzik festivali, Quebec eyaletinde Fransızca
dilinin her geçen yıl daha az kullanılmasından dertlenenler için
çok önemli bir buluşma noktasıydı. Temmuz ayında Uluslararası
Montreal Caz Festivali'ne sahne olan Place Des Arts
alanına kurulan sahnelerde gün boyu bedava açık hava konserleriyle
süren bu festivalde, sadece Fransızca şarkı söyleyen gruplar yer
aldı. Quebec'li ünlü şarkıcılar akşam konserlerinde on binlerce
severine keyifli konserler sunarken, gündüz konserlerinde Afrika'daki
eski Fransız sömürgesi Togo, Benin, Kamerun gibi ülkelerden gelen
müzisyenlerin çokluğu dikkat çekti. Afrikalı müzisyenler enerjileri,
coşkuları ve sıcak kanlı tavırlarıyla Montreal'in kapalı ve yağmurlu
havasında birer güneş oldular.

Ağustos ayında
on binlerce turist çeken Divers-Cité isimli festival
de kent merkezinde açık hava konserleri, gösteriler ve sergilerle
sürdü. Her ne kadar eşcinsellerin festivali olarak bilinse de, herkes
bu festivale özgürce katılıp birbirinden renkli etkinlikleri rahatsız
edilmeden izleyebiliyordu. Bu festivalin en önemli etkinliği "Mascara,
La Nuit de Drug" isimli gösteriydi. Berri metro istasyonu
yanındaki alanda yaklaşık 50 bin kişinin izlediği bu etkinlikte
aslında erkek olan, eğlence amacıyla kadın gibi giyinip makyaj yaptıkları
için Drug Queens diye tanınan pek çok kişi sahneye
çıktı. Montreal'in genç Huysuz Virjin'leri müzikallerden
seçme parçalara ve gündemdeki ünlü şarkılara playback yaparken sahnede
dans grupları onlara eşlik etti. Bu geceyi sunan Mado isimli Drug
Queen, düzenledikleri bu festivale destek olmadığı için Kanada hükümetine
ve başbakana söylemediğini bırakmadı. (Türkiye'de böyle bir kişi
hükümet ve başbakan hakkında bu tip eleştiriler yapsa, başbakana
açıkça, "Sen aptalsın" dese, kim bilir başına neler
gelirdi diye düşündüm.) Uzaktan bakıldığında seksi birer kadına
benzeyen Drug Queens grupları sahnede birbiri ardına
hünerlerini sunarken Mado, "Şimdi hep beraber
Türkiye'ye gidiyoruz" diye bir duyuru yaptı. Bunun
ardından yine uzaktan Nicole Kidman gibi gözüken ama gerçekte
bir erkek olan Drug Queen, oryantal dans kıyafetleri
giyen 5 genç (gerçek kadın) dansçıyla sahneye çıktı ve Hadise'nin
Eurovision şarkısı Düm Tek Tek eşliğinde müthiş bir
gösteri sundu. Tüm gece boyunca en çok alkış alan da oydu.
Açık havadaki
renkli festival manzaraları Montreal'in pek çok ciddi kongresine
ev sahipliği yapan Palais des Congrès salonlarında
farklı bir rota çiziyordu. Orada da renk boldu. Önce Otakuthon
isimli fuara 5 bin kadar genç doluştu. Bilgisayar oyunlarına ve
çizgi filmlere ve çizgi romanlara meraklı gençler bu fuara gelirken
en sevdikleri kahramanı gibi giyinmeye özen göstermişti. Kimisi
uzay savaşçısı, kimisi yenilmez karateci, kimisi seksi bir dansçı
olmuştu. Sanal dünyayı gerçekte yaşamak isteyen, bu dünyadan kaçmak,
macera ve heyecan dolu bir yaşam bulmak isteyenler bu fuarda toplandılar.
Fakat Kuzey Amerika'nın tüketim dünyası onları bu fuarda da bırakmadı.
Kongre merkezi bilgisayar oyunu ve aksesuar pazarına dönüşmüştü.
Herkes birbirine bir şeyler satmaya çalışıyordu. Bu fuardan çıkıp
bir kaç sokak ötedeki 'China Town'da yemek yemeye
giderken bir parkta oturmuş meditasyon yapan bir grup Çinli göçmene
rastladım. Burada yaşadıkları için onlar da Kuzey Amerika'nın tüketim
dünyasının parçası olmuşlardı. Buralardan manevi güçle biraz olsun
uzaklaşmak, ruhlarını dinlendirmek istiyorlardı.

Palais
des Congrès salonları Otakuthon'dan sonraki
hafta Anticipations ismi verilen ve bu yıl 67'ncisi
düzenlenen dünya kurgu-bilim buluşmasına (the 67th World Science-Fiction
Convention) ev sahipliği yaptı. Olimpiyatlar gibi aday kentler
arasından seçilen bir kentte yapılan bu önemli etkinlik Kanada'da
ikinci kez düzenlendi. İlki 1930'lu yıllarda ABD'de düzenlenen bu
fuar, başlangıçta Albert Einstein gibi bilim adamlarının üzerinde
çalıştıkları buluşları paylaştıkları bir kongreyken, daha sonraki
yıllarda popülerleşmiş; bilimin yanına sinema ve kitap dünyası da
eklenmiş. Bu yıl Montreal'deki fuarda Princeton, Harvard gibi üniversitelerden
gelen bilim adamları konuşmalar yaptı. Öte yandan bilim-kurgu romanı
yazarları da çeşitli salonlarda okurlarıyla buluştu. Dünyanın bugünü
çeşitli açılardan tartışılırken, dünyanın geleceği üzerine fikirler
öne sürüldü. Özellikle ABD toplumundaki kültürel hafızanın yanlış
bilgilerle ve kodlanmalarla dolu olması dile getirilirken, toplumlardaki
önyargıların yarattığı olumsuzluklar da konuşuldu. Bilim - Kurgu
yazarları bir yandan kitaplarını imzalarken, bir yandan da panellere
katılıp savaşlarla ve doğal felaketlerle dolu bu çılgın dünyada
konu bulmanın ne kadar kolaylaştığını dile getirdiler. Hemen herkes
insanlıktan, insanlığın dünyayı bozmasından şikâyetçi oldu. Kendi
kendimizden şikâyetçi oluyoruz fakat, büyük şirketlerin kontrolündeki
kapitalist düzenin bir parçası olarak kuzu kuzu yaşamayı da sürdürüyoruz.
Yağmurlar izin
verirse Montreal'de Ağustos ayının en güzel iki etkinliği de
Rogers Cup ATP tenis turnuvası ve St.Jean Sur Richelieu'de
yapılan balon festivali de var. Tenis turnuvasına erkeklerin bir
ve iki numarası Roger Federer ve Rafael Nadal katılıyor.
Montgolfières isimli balon festivaline de Brezilya'dan Fransa'ya
kadar pek çok ülkeden gelen balon meraklıları katılıyor. 80
Günde Devri Alem romanındaki gibi dev balonlar gazla dolup
gök yüzüne yükseliyor ve yerküreye tepeden, kuşbakışı bakmanın keyfi
yaşanıyor.
Eylül 2009
|