|
Nesin Vakfı
yardım bekliyor

İSTANBUL
(Bizim Anadolu) - 32 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan
sel felaketinden ünlü yazar Aziz Nesin'in kurduğu Nesin
Vakfı da etkilendi. 42 çocuğun kaldığı vakıfta kütüphane,
mutfak ve tiyatro kullanılamaz hale geldi. Nesin Vakfı yöneticisi
Ali Nesin vakfın internet sitesinden bir mektup yayınlayarak
yaşananları anlattı.
1973'te Aziz
Nesin'in kurduğu ve eğitim olanaklarından yoksun çocukların
"toplumsal sorumluluğu olan, özgüvenli ve özverili, topluma
yararlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamayı" amaçlayan
Nesin Vakfı da sel felaketinden ağır yara aldı.
Vakfın yöneticisi
Ali Nesin, bir mektup yayınlayarak yaşananları şöyle anlattı:
"Sevgili
Dostlar,
Kötümserliğe
kapılmaca yok.
Hayat ilk
günden son güne bir mücadeledir. Bu sel felaketini de bu mücadelenin
bir parçası olarak değerlendirip eski günlerimize dönmek için canla
başla, aşkla şevkle çalışacağız. Eskisinden daha da güzel bir vakıf
yapacağız.
Yarın çok
daha kötü bir sel felaketi bekleniyormuş. Nasıl mümkünse! Elimizden
geldiğince hazırlanıyoruz. Kum torbalarımız hazır mesela. Küçük
çocuklarımızı anneleriyle birlikte İstanbul'daki evlerimize dağıttık.
Vakıf'ta sadece eli iş tutabilecek yaşta gençler kaldı.
Görmeden
anlaşılmaz ama felaketin boyutlarını anlatmaya çalışayım. Su anda
çamurdan bir vakfımız var desem abartmış olmam. Bodrum kat baştan
aşağı, giriş katı bir buçuk metre kadar su altında kaldı. Bahçedeki
su düne kadar boyu aşıyordu. Şimdi suyu gitti diz boyu balçığı kaldı.
Çizmeyi bırakmadan ayağınızı balçıktan kurtarmanız zor.
Selin sürükledikleri
meyve ağaçlarının arasına takılmış, ağaçları eğmiş, kocaman bir
bariyer oluşturmuş. O yemyeşil bahçeden geriye eser kalmadı. Çoluk
çocuk hep birlikte o kadar da çok emek vermiştik ki... Hayvanlarımıza
yem için ektiğimiz onlarca donum tarla bataklığa dondu. Seralarımız
kim bilir nerelerdeler.
Komşu haradaki
onlarca at boğuldu. Muhteşem atlardı. Hep birlikte koşmaya başladıklarında
zemini zangır zangır titretirlerdi. Çocuklarımız, küçücük boylarıyla
çitin üstünden uzanarak o atları bahçeden kopardıkları tutam tutam
çimlerle beslerlerdi. Minicik ellerle atların koca koca dişlerini
yan yana görmenin keyfine doyum olmazdı ...
Başkalarına para kaynağı olan o atlar bizim neşe kaynağımızdı. Gitti
gider canım atlar.
Tiyatro salonumuz
tanınmaz halde. Şu anda içine bile girilemiyor.
Mutfağımız
tamamen alt üst. Çamaşır makinaları, bulaşık makinaları, kurutma
makinası, buzdolapları, soğuk hava depomuz, fırınlar, soğutma depoları,
kalorifer kazanı... Medeniyet namına ne varsa yok oldu.
Et stoğumuz
perişan. Kokuşmadan gömmek gerekiyor. Ama nereye? Her yer balçık.
Emektar Teo'muzun marangozhanesi tüm işlevini yitirdi. Koca koca
aletler sağa sola savrulmuşlar.
Söylemeye
gerek var mı, su, elektrik, telefon, internet kesik elbet. "Dereboyu"ndaki
evime uzun süre ulaşamadık. Aziz Nesin'in en önemli notları oradaydı.
Sel, ağaç kütüğünden karavana kadar, ne bulmuşsa önüne katmış tüm
şiddetiyle akıyordu. Neyse ki ev yıkılmadı ve notlara bir şey olmadı.
Mucize diyesim geliyor. Kullanılmaz hale gelen koltuk, kanape, yatak
yorgandan ya da tamamen suya gömülen elbise depolarımızdan söz etmiyorum
bile.

Bitirmek
üzere olduğumuz "Sanatçı Evi" perişan. Yeni baştan yapacağız.
Kitap depolarındaki
on binlerce Aziz Nesin kitabı mahvoldu.
Aziz Nesin'in
yıllarca biriktirdiği gazete koleksiyonunun büyük bir kısmını ciltletmiştik.
Büyük ölçüde parasızlıktan, ama bir miktar da ihmalkârlıktan ciltletemediğimiz
binlerce gazete hamur oldu.
1976'nın
Politika gazetelerini çamur içinde gördüm. İçim acıdı. Mezunlar
dahil, bütün büyük çocuklarımız Vakf'a geldiler. Gençlerimiz ve
gönüllüler el birliğiyle Vakf'ı temizlemeye çalışıyorlar.
İki tesellimiz
var:
1) Hiçbirimize bir şey olmadı.
2) Aziz Nesin'in bütün arşivi kurtarıldı. Çocuklarımızın aklına
ilk bu notlar gelmiş. 3000 dolayında dosya... İnanılmaz bir sürat
ve imrenilecek bir işbirliğiyle çocuklar bütün dosyaları su basmadan
kütüphaneden ikinci kata çıkarmışlar. Sabahın köründe uykularından
fırlayıp...
Çocuklarımızın
kimisi haylaz, kimisi yaramaz, kimisi söz dinlemez olabilir. Ama
hiç görmedikleri Aziz Dede'lerinin notlarının ilk kurtarılacak eşya
olduğunu biliyorlar... Bunu onlara nasıl öğrettik acaba? Eğitim
işte böyle bir şey olmalı.
Sonuç olarak
geri dönüşü mümkün olmayan hiçbir şeyimizi yitirmedik. Sadece emeğimize
yanıyoruz, ondan da bizde var. Tüm zarar ve ziyana karşın iyimserliğimizi
elden bırakmayacağız. Sürekli ileriye bakmaya and içtik. Mücadeleye,
yani yaşamaya devam!
Sevgili Dostlar,
Nesin Vakfı'nın
ana binasını depreme karşı güçlendirmek gerekiyordu. Bu sel felaketiyle
birlikte binanın zemini daha da zayıflamıştır. Binayı güçlendirmenin
maliyeti 350-400 bin lira arasında. Sel felaketi dolayısıyla zararımızın
da (insan gücünü saymazsak) en az 500 bin TL dolayında olduğunu
sanıyorum. Bizim boyumuzu fersah fersah aşan meblağlar bunlar. En
zor zamanlarımızda hep yanımızda olan sizlerden bütçenize göre bir
katkı bekliyoruz.
İnternetten
bağış için: https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php.
Banka hesap
numaralarımız aşağıda. Çok teşekkürler. Sizlere ve geleceğe inancımız
sonsuz. Hepimizden sevgiler, saygılar.
Ali Nesin
TL hesapları:
İş Bankası,
Parmakkapı Şubesi, Şube kodu 1042 Hesap no. 0714327
Ziraat Bankası,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 22 32 - 5001
Vakıf Bank,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 237, Hesap no. 434 84 59
Posta Çeki no. 164 00 09
Avro hesapları:
Ziraat Bankası,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 55 01 - 5003 (IBAN:
TR 80000 1000 1300 9525501 5003)
Vakıf Bank,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 237, Hesap no. 400 79 36
Dolar hesapları:
Ziraat Bankası,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 55 01 - 5001 (IBAN:
TR 37000 1000 1300 9525501 5001)
Vakıf Bank,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 237, Hesap no. 400 79 37
CHF hesabı:
Ziraat Bankası,
Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 55 01 - 5002 (IBAN:
TR 10000 1000 1300 9525501 5002)
Swift Kodlar:
Ziraat Bankası,
Çatalca Şubesi Swift kodu: TCZBTR2A
Vakıf Bank, Çatalca Swift kodu: TVBATR2A
11 Eylül
2009
Eylül 2009
|