AnaSayfa/Accueil/Home » Gündem-Güncel » Eşlik Edin Bana!

Eşlik Edin Bana!

Eşlik Edin Bana!

Eşlik Edin Bana!

Derlediğim repertuvarımla, ülkemdeki kadınlara ve erkeklere…

 

 

 

 

 

 

 

Biliyorum her zamanki gibi bugün kadının varlığı, gücü, toplumda olmazsa olmazlığı konuşulup, yazılacak.

 

Ahlaktan yoksun, empatiden uzak, adaletin olmadığı ülkemde..

 

Ben onu yapmayacağım.

 

 

*

 

“Hatırla o günü karşıki sokakta

Seni öptüğümü ilk defa hayatta

Kollarımda benim ilkbahar sabahım

Sen Kadınımm”

 

 

Yeri geldiğinde aşık olup, sevdikleri kişilere şarkılar, şiirler gönderip serenad geçerler, yeri geldiğinde hakkıdır ya!, ana avrat söverler.

 

“Küçük bir öykü bu

Herkesin başından geçen

Hay Allah ne oldu dedirten

Gül gibi geçinip giderken…”

 

 

Yeri geldi mi taparlar,

Yeri geldi mi tepelerler.

Yeri geldi mi uğruna can verirler, yeri geldi mi bıçkın erkek olup, çakı, bıçak canımızı alıverirler.

 

 

“Gülümse kaderine

Yak bütün fotoğrafları

O’na ait bütün eşyaları

Bu gece ümitlerini al koynuna

Gün doğmadan unut ahh insafsızı!”

 

 

Kimbilir kaç kere tanık olduk.

Şu uzaktan kestikleri mini etekli, ful makyajlı, yüksek topuklu, malum, hafif de dekolteli alımlı çalımlı, üstelik kahkahası her an dudağının tam kenarında saklı, süzüm süzüm gözleriyle, bir eli saçının lülesinde..

 

 

“Sen başa bela dilber

Her derde deva esmer

Salına salına sinsice

Girdin kanıma gizlice

Belindeki kemer olayım

Saçındaki toka olayım

Nefesin olup içine dolayım

Ez geç yürüdüğün yollar olayım”

 

 

Utanma canım söyle!

“üfff, nasıl bi hatun bu da böyle”

yüz vermedi mi yoksa?

“Vay arkadaş, süzme krem şanti billah!”

 

 

“Bizim Ali kahvede aynen kız oradan gelip geçerken

Gözüne kestirip kafasına takıyor

Bu benim diyor dokunanı yakarım

Ne yapmalı ne etmeli bir oyunbazlık bir şeytanlık

Kıza dalavere mı çevirmeli bu beraberlik nasıl olacak

İkisi de ayrı telden çalıyor

Centilmence mi yaklaşmalı

Familyasıyla mı tanışmalı bir bilene mi danışmalı

Bu kız sanki bir buzdolabı

 

Neyse ne ya!

Sözlün, nişanlın, karın, sevgilin değil ya!

Hem kulağa küpe, iç çeke çeke istemem yan cebime!

Ne olur, ne olmaz babında, bir örnek de vermek gerekir illa. “O” kadın diye, koluna taktığının, haydi durma fısılda kulağına!

Geliyor bak kalem kaşlı

Eteği belinde gül de takmış gül de takmış

Al dudaklar, mor sümbüller

Öyle de güzel ince de belli ince de belli

Yar beline beline sarılamam

Ah geceden duramam

Ah öteden beriden bakış atma ah yerimde duramam”

 

“Şu hale bak Kadınım ya!

Kırmızı ruj kalem topuk utanmıyorlar şöyle sokağa çıkmaya…” durma yıka beynini, tehdit, mehdit,  zorla, morla… itaat etmesini bilsin, mahalle baskısına meze olmayalım ulu orta!

 

 

“Herkes bir şey aldı götürdü benden

Kimi umutlarımı

Kimi inançlarımı

Kimi en güzel duygularımı

Sen başkalarına benzeme sakın

Hep böyle kal hep böyle kal

Hep cana yakın”

 

 

Sevgili kadınlar,

İyi niyetin, sevginin, saygının, adaletin ve eşitliğin var olmasını umut ederek, inançla ve azimle yaşayın.

 

Kimine eş, kimine kardeş, kimine sevgili olduğunuz yaşamınızda mutlu ve huzurlu kalın.

 

Bir caninin eline düşüp, kıyım kıyım kıyılmış, parçalanmış, dövülmüş ve öldürülmüşseniz, çok üzgünüm analar evlatlarınız için. Mekânları cennet olsun, bir fatiha ile dualarım katledilen tüm kadın, erkek, çocuk genç’e ulaşsın.

 

8 Mart Dünya Kadınlar gününde zaten ortalık göz gözü görmüyor, zifiri karanlık. Nefes almak acı. Aklımdan hiç çıkmıyor Grup Yorum’un HELİN BÖLEK – İBRAHİ GÖKÇEK’in açlık grevi davası…

 

 

“Sadece şarkı söylemek arzuları”

 

“Bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne

Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta

Okşar yanan alnını Nazım Ustanın

Bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne

Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta

Yatıyor oralarda

Bir eski gömütlükte

Yatıyor usta

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor

Geçsem de gölgesinden tankların tomsonların

Şuramda bir kuş ötüyor.

Haziranda ölmek zor…”

 

 

AH!

Derdimiz adalet, derdimiz eşitlik, derdimiz özgürlük ve bağımsızlık.

Madem kaçınılmaz, hayat müşterek ve dönüyorsa dünya bir kaç güzel insanın hatırına, son şarkım tango ile durmayın,

hadi eşlik edin bana…

 

 

“Kemanımla ona bir ses verebilseydim eğer

Bu sesimle ona ersem bana dünyaya değer

Ne yazık ki deniz engin şu ufuklar ölgün

Bin elemle doluyor her yeni gün

Yarın olsun yarın olsun diye renkler soluyor

Neye baksam ne işitsem bana bin dert oluyor

Şu karanlık gönün elbet gelecektir sonu

Kalbim özlüyor onu”

 

 

 

Bir gün insanlık kazanacak ve herkes kendi şarkısını coşkuyla söyleyecek umuduyla;

 

 

Kadınlar gününüz kutlu olsun!

 

 

İçTen

 

 

ictenicten@hotmail.com

 

Tüm Yazıları»

 

 

İçten Külünk / Bizim Anadolu / 08 Mart 2020

 

Şu yazı ve haberlerle de ilgilenebilirsiniz:

 

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Leave a Reply