AnaSayfa/Accueil/Home » Tüm Haberler » Dik ve Sağlam Durmak

Dik ve Sağlam Durmak

Dik ve Sağlam Durmak

Dik ve Sağlam Durmak

Etkinlikler, eylemler üst üste gelince uygulayımdan gelen güçlükler nedeniyle hepsine yetişme olanağı bulamıyoruz.

 

 

 

 

 

Bir de özgörevleriniz arasında bilgi vermenin dışında topluma ekinsel, sanatsal hizmetler de varsa, eksik kaldığınız yanlar olabiliyor. Özellikle bizim gibi bağımsız kuruluşlar her dönemde bu zorlukları yaşarlar.

Her dönemde birilerinin adamı, birilerinin sesi olmak daha mı değerlidir, nedir, icazet almadan toplumun çıkarları için çalışan kişi, kurum ve kuruluşlar hep tu-kaka olmuşlardır; olmaya devam etmektedirler…

Öyle bir kamplaşma ki, amipler gibi bölüne bölüne amipleri bile şaşırtır duruma geliniyor.

Sorun doğruları savunmak değil, hep kendi adamını kayırmak olunca toplum katmanları da savrula savrula harman yerindeki samana dönüşüyor…

Şimdi samanı da dışarıdan alıyoruz ya, o da ayrı acıklı bir konu…

***

 

Yurdumuz kan gölü içinde yüzüyor. Her gün onlarca can yitiyor. Hükümet yok. Anayasal düzen yok edilmiş; belirli bir tasarı çerçevesinde Atatürk ilkelerinden uzaklaşarak laik Cumhuriyet’in kökü kazınmaya çalışılıyor. Artık sağda solda Hilafetten konuşulmaya başlanmış. Sanatsal yontulara bağnaz dinsel bakış açısıyla ‘put’ yakıştırması yapılırken, bir kişinin bire bir elinin örneği üretilip laik Atatürk Cumhuriyeti Meclisi’nde dağıtılması, ona tapınılması hangi dinsel öğretiyle olabilmektedir?

Bizim ülkemiz, Mısır, Cezayir, İran, Afganistan olmaz derken, onlara rahmet okutan uygulamaları sık sık görür olduk; iki bin (sayıyla 2000) anaokulu bebesinin başına türban, takke geçirtip toplu namaz oyununa katıyoruz. Adına da ‘çocuklara camiyi sevdirmek’ gibi gerekçeler uyduruyoruz.

Kendilerine solcu, ilerici diyen bir kesimimiz iktidara yaranmak için yeni tür sakal uzatmaya başlıyor. Öyle ya, bazı beklentileri olmalı… Yarın gidip sakallarını okutmaya başlarlarsa hiç şaşmamak gerek. Bunların dinle ilgisi olmadığını biliyorsunuz…

İslam dünyasında hiç olmayan bir uygulama bizim ülkemizde oluyor. İslam Elçisi’nin doğum günü Hicri takvime göre kutlanması gerekirken, ki kutlanıyor, ‘Noel’i, yılbaşı kutlamasını dinsizlik sayıp, dine aykırı düşme pahasına İsa’nın doğumunu başlangıç olarak alan Gregoryen takvimine göre bir ‘kutlu doğum haftası’ ortaya atıp, ulusal değerleri aşındırmaya devam etmeyi hangi sureyle açıklayabiliyorlar? İslam’ın betiğinde (kitabında) var mı buna uygun bir tanım?

***

 

 

Atatürk ilke ve devrimlerinin izleyicileri laik, çağdaş değerlerden ödün vermeden sadece bir kesimin değil, tüm toplumun geleceği için sağlam durmalı ve kuşakları biat kültürüyle değil, sorgulayıcı, akılcı değerlerle büyütmelidir.

Montreal Türk Kadınlar Derneği olumlu ekinliklere imza atıyor. Ottava’dan, Toronto’dan, Edmonton’dan güzel haberler alıyoruz. Oradaki örgütlenmeler, eylem ve etkinlikler yüzümüzü güldürüyor. Bu arada, Turquebec Kültür ve Dostluk Derneği de sanırız uykuya daldı…

Öte yandan dinsel ve ekinsel örgütlenmenin dışında Montreal’de bir de profesyonellerin bir araya geldiği bir oluşuma tanıklık ettik geçen ay. Kuruluşlarını kutlarken, etkinliklerini yakından izleyeceğimizi duyuralım…

23 Nisan etkinlikleri gibi yakın geçmişte düzenlenen etkinliklerden gelecek sayımızda geniş biçimde söz edeceğiz.

Şimdilik sizleri 8 yıldır bağımsız olarak toplumla birlikte bir imece yöntemiyle gerçekleştirilen Montreal Türk Filmleri Şenliği’ne katılmaya çağırıyoruz. Ayrıntıları gazetemizde bulabileceğiniz gibi, Cinéma du Parc, Festivalin resmi sayfası http://festivaldufilmturc.org adresinden ve toplumsal paylaşım ortamlarından bulabilirsiniz. Kalabalık gelin!..

 

 

 

Tüm Yazıları»

 

Ömer Özen / Gözleyi, gözleyi… / Bizim Anadolu / Nisan 2016

 

 

Paylaşın, dostlarınızın da haberi olsun…

 

 

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share